29 Mart 2014 Cumartesi

Kachina

Bir aydır yazı yazmamışsın diye sitem edemler oluyor, haklısınız ama bir sorun niye? İş hayatına yeni atılmış her insan gibi ben de mesai saatleri dışında sadece acil ihtiyaçlarımı karşılayabiliyor, gezmeye gittiğimde mümkün mertebe yakın yerlere gitmeye çalışıyor, günde yaklaşık 10 saati karşısında geçirdiğim bilgisayarı evde görmek dahi istemiyorum. Kendime gelmeye yeni yeni başladığım şu günlerde anca yazma fırsatı buldum özetle.


Kachina'nın elime geçişinin tuhaf bir hikayesi var aslında; "Sen çok kitap okuyorsun, bizim bir dostun kitabı, oku bakalım beğenecek misin?" şeklinde bir talep ile buluştuk bu kitapla. Sonra benim blogumun adresi yazara veriliyor ve yazar benim blogumu daha önceden okuduğunu fark ediyor. Yani Engin Hanım, bu yazıyı okuyorsanız size de selam ederim :)


Öncelikle çocuk kitapları konusunda Türkiye'nin çok geride olduğunu düşündüğüm bir sırada bu kitabın bana ulaşması güzel oldu çünkü bu konudaki fikirlerimi değiştirdi. Çocukluğumu hatırlıyorum; çocuk kitapları bana hitap etmezdi çünkü çok basit konulardan bahsederlerdi ama normal kitapların bazılarını anlamakta da zorlanırdım. Böyle düşünülünce Kachina bir çocuk için en ideal kitaplardan biri çünkü hikayenin içinde bir öğreticilik var. Hem de öyle bas bas bağıran bir öğreticilik değil, satır aralarında verilen bir öğreticilik; dolayısıyla insanı yormuyor. Satır aralarında verilen sanat, bilim, davranış bilgileri çok değerli. Ve bence bir çocuğa umudu ve sevgiyi aşılamak çok önemlidir, küçük yaşlarda ufak tefek her şeyden etkilenildiği düşünülürse "Dünyayı neşe ile doldurmak" amacıyla yola çıkan çocukların öyküsünü okumak her çocuğu etkileyecektir diye düşünüyorum. Böyle bir kitap arayışı içinde olan anne baba varsa kesinlikle tavsiye ederim.

Öğreticilik demişken; sadece çocuklar için değil benim için de öğretici bir yanı oldu, Kachina'yı görünce "Kachina da neymiş?" diyerekten google'a girince ayrı bir dünya buldum. Güney Batı Amerika'da eski bir dinmiş ve  apayrı bir kültür imiş. Yukarıdaki resim Kachina oyuncaklarının bir ilüstrasyonu misal. Bu da dipnotum olsun.


13 yorum:

CEREN DEREN dedi ki...

Hemen listeme aldım. Karne hediyesine ek olsun ufaklıkların :)

minik mini dedi ki...

seni çok iyi anlıyorum
iş hayatının yoğunluğu ben de bloğumu ihmal etmeme itti,şimdi şimdi yeni yeni kendime gelmeye başlıyorum.bloguma da önem vermeye başladım.iş hayatında huzur diliyorum,sevgiler :)

Adsız dedi ki...

demek sonunda iş hayatına atıldın :)

francesca mckennitt dedi ki...

Ceren Deren; bence çok hoş bir karne hediyesi olur, ufaklıklara çok şey katacağını düşünüyorum :)

francesca mckennitt dedi ki...

minik mini; Eve gelip yatıyorum vallahi ilk defa bilgisayar başına oturma gibi çılgınca (!) bişi yaptım :) Çok teşekkür ediyorum, bilmukabele :)

francesca mckennitt dedi ki...

Adsız; "sonunda" dediğine göre tanışıyoruz ama kimsin bilemedim sevgili adsız

CEREN DEREN dedi ki...

Francesca böyle değişik okuyup önerebileceğin genç çocuk kitabı adı verebilir misin?

Adsız dedi ki...

biliyorsun tabi ki sevgili francesca

Adsız dedi ki...

Beni görmezden gelme sevgili Francesca

francesca mckennitt dedi ki...

Adsız; bloga şuan girdim, dolayısıyla yorumunu da şimdi görüyorum. Bilmiyorum ve bu tarz gizemli yorumlardan da hazzetmiyorum.

francesca mckennitt dedi ki...

Ceren Deren; Yeni kitaplara dair bir bilgim yok aslında ama tabii ki Sofie'nin Dünyası & Küçük Prens klasiklerini öneriyorum, her çocuk okumalıdır bence

Adsız dedi ki...

Saçma

francesca mckennitt dedi ki...

Adsız; Kişisel fikrin, saygı duyarım.