2 Ocak 2014 Perşembe

2013 Envanterim & Mim

Dikkat dikkat! Bu bir uyarıdır! Okumakta olduğunuz yazı, tamamen kişisel bir yazıdır.

Artık bir sene başı blog klasiği haline gelen yıl sonu değerlendirmesi-yeni yıldan dilekler yazısı ile karşınızdayım.

Geçen sene kendimden ne istemişim, ne kadarını yapabilmişim, bu sene ne istiyorum? Geçen senekiler burada . Gelelim değerlendirmesine;

1- Okulu rahatça bitirebilmek: Çok rahatça olmasa da -çoku bırak, insanlıktan çıktım 10 dersi verip bitirme tezini yazıp bir yandan da açıköğretimi idare edeceğim diye- okulu nihayet bitirdim. Görev tamam diyebiliriz.

2- Okul biterse istediğim işe girebilmek: İspanya'da yaptığım ekstra staj yüzünden Türkiye'de iş bulma sürecine biraz geç başladım. Geldiğimde de yok doktor muayenesi, yok 20'lik diş çekimi gibi işe başlayınca rahatça halledemeyeceğim şeylere asıldım biraz. Birkaç haftadır bilimum İK'ların "Burcun da teraziymiş, teraziler biraz kararsız olur di mi?" falan gibi olur olmaz nazlarını çekmekteyim. Yine de ne yapıyoruz, pozitif düşünüyoruz, di mi? Di.

3- Tüm bunlar olurken ilgilendiğim her şeyde kendimi geliştirebilmek: Bu da tam bana göre bir dilek olmuş. Bir türlü doymayan bendeniz hala "Aman şunu da öğreneyim" "Ama sosyal hayatım da boş geçmesin" "Gönüllü işler de yapmak lazım" falan derken şu işsiz halimle bile koştura koştura bir hal oluyorum. "Zorun ne kızım?" diyebilirsiniz, serbest...

4- "Birkaç özel ve güzel dilek" kısmının tamamı fiyasko... Bence insanlar bu kadar kötü ve aşağılık olabildikleri için kendilerinden utanmalılar.


Gelelim 2014 beklentilerime:

1- Kaldığım yerden devam ediyorum; bu sene işsiz mühendisler ordusundan mühendisler ordusuna geçiş yapmak istiyorum.

2- 2013 gezmeyi biraz abarttığım bir yıl oldu, alışmış kudurmuştan beterdir demişler; en az 2013'teki kadar seyahat etmek istiyorum.

3- Okuduğum kitap - izlediğim film sayısında bir artış olmalı. Ama blogumun eski okuyucuları belki fark etmişlerdir, artık oturup film izleyebilen bir insanım, gelişme var yani.

4- Almanca'yı iyi konuşamıyor oluşumun içime oturduğu yetmezmiş gibi bir de İspanyolca'mın çat patlığı çıktı başıma. Yok işte, yarım kalınca rahatsız oluyorum ben, illa ki o dil öğrenilecek... Ne diyoruz; hedef İspanyolca!

5- Yıllardır yazmaya çalıştığım kitabı artık yazabilmem lazım. Sorun şu ki birden fazla konu var aklımda, hangi birinden başlayacağıma karar veremiyorum. (İK'cılar bu cümleyi okumasın!)

6- Yukarıdaki resmi gördünüz değil mi? Zaman öyle çabuk akıp gidiyor ki. Her geçen saniye "son"a biraz daha yaklaşıyoruz. Bu sene vaktimi daha da iyi kullanmak üzere bir karar aldım. Gitgide bu konuda uzmanlaştığımı düşünüyorum.

Aklıma gelenler bunlar. Peki ya bu yazıyı mim haline getirirsem? Mr. E, Mia, paris-in-me, birinceses, Leah 'ı da mimliyorum. Şimdi onlar düşünsün!


6 yorum:

Bir İnce Ses dedi ki...

şu an da düşünmeye başladım :)

francesca mckennitt dedi ki...

Düşün, sonra da yaz :)

Paris in Me :) dedi ki...

Yeni yıla girerken instagramda yaptım aslında bu mimi, ve gerçekten seviyorum geçen sene neleri istemiş neleri yapmışım diye bakmayı ama bloga da yazalm diğğ mi :):)

Mia Wallace dedi ki...

franım en son "şimdi onlar düşümsün'e" koptum! :)

ne kadar cool siteklerin var ayrıca :) yerimm

francesca mckennitt dedi ki...

Parisim bloga uzun uzun yaz diye şeyettim :) Yazalım, 1 yıl göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor, hem unutuyoruz :)

francesca mckennitt dedi ki...

Miam; cool mu bilmiyorum ama acılı bir istek oldu benim için, işin yoksa otur çalış yine her şeye, kendi kendime iş çıkarıyorum :)