27 Aralık 2013 Cuma

Zaragoza, Pablo Gargallo Museum


Yazıma böyle kuytu köşelere müze yapmalarını kınayarak giriş yapacağım. Pablo Gargallo burada doğmuş olabilir, burası bir zamanlar manastır ve manastıra ait okul da olabilir ammavelakin artık Zaragoza'nın barlar sokağının arkası ve bilin bakalım neler sokağı... Yine de "Her şey sanat için" diyor ve başlıyorum anlatmaya.



Gargallo gibi kübizmden etkilenmiş, Picasso'nun arkadaşlarından biri olan bir sanatçı için bu müze biraz klasik duruyor, haklısınız. Her yer sütunlarla, mermer basamaklarla dolu. Dolayısıyla müzenin kendisi de -tarz olarak çelişse de- ayrı bir sanat eseri oluyor benim için.



Heykel sanatçılarının mükemmeliyetçiliğinden uzak eserleri var. Yaşadığı dönemin çoğu İspanyol sanatçısı gibi. Dali'si, Picasso'su, Gaudi'si hep bu memleketten çıkma sonuçta. O da insanları olduğu gibi yansıtmış:


Bana kalırsa kübizme en çok yaklaştığı eseri şu:



Ama yine de en sevdiğim, "bir" olmayı anlatan içiçe geçmiş bir kadın erkek figürü. "Bir" olmak güzel şey...


2 yorum:

Mia Wallace dedi ki...

yine çok güzel bi post franım

francesca mckennitt dedi ki...

Teşekkür ederim Miam :*