13 Kasım 2013 Çarşamba

Paris Pere Lachaise Mezarlığı ve Sürgün Hayatlar

Blogumu düzenli takip edenler, aralık vererek yazmam sebebiyle bazı yazıları aylar sonra yazdığımı bilirler. Hatta bir keresinde kendimce rekor kırıp, bir antik kenti gezdikten 1 sene sonra yazmıştım. Paris'ten döneli daha 24 saat olmadan ayağımın tozuyla bu yazıyı yazmamın sebebi, duygusal açıdan sarsılmış olmam sanırım.




Paris'te gidilecek bula bula mezarlığı mı buldun diyebilirsiniz. Mezarlık deyip geçmeyin, burası adeta bir ölüler şehri. Hem de sıradan ölüler değil; Balzac, Oscar Wilde, Edith Piaf, Gay Lussac(Kimya/kimya mühendisliği okuyanlar için ünlü bir şahıs tabii), Jim Morrison ve benim asıl gitme sebebim olan Ahmet Kaya ve Yılmaz Güney'ın mezarları burada.
 
 
Yolların genişliğinden de tahmin edebileceğiniz gibi mezarlık biraz(!) büyük. Tamı tamına 43 hektarlık alan kaplayıp, 70bin mezarı kapsıyormuş! Bizimkileri yeterince ünlü bulmayıp haritaya koymayan Fransızlar sağolsun, ne Ahmet Kaya ne Yılmaz Güney'in mezarlarını bulamadım. Hatta yeterince önemli bulunup haritaya konulanlarınkileri bile bulamadım. O yüzden sağda solda ilginç bulduğum mezarların fotoğraflarını çekmekle yetinmek zorunda kaldım.
 

 
Ev şeklinde yaptırılan mezarlar çok yaygın. Özellikle 1800lerde yaptırılan mezarlar genellikle ev şeklinde.

 
Fransız savaşlarında ölen Ermeniler için yaptırılan temsili anıt mezar...

 
Auschwitz Toplama Kampı'nda ölen yahudiler için yaptırılan anıt mezar...
 
 
 
Ve işte beni bu kadar duygulandıran iki insan. 70bin mezar arasında onları bulmaya çalışırken ne kadar çaresizlik duyduğumu anlatamam. Sürgün edilmiş, yalnız bırakılmış insanları bir de ben hayalkırıklığına uğratmışım gibi hissettim. Bir zorunluluk olmadan geldiğim İspanya'da, sadece 2 ay içinde bile bu kadar ülkemi özleyebiliyorsam; sürgün edilenlerin yerine koydum kendimi. İçim acıdı...
 
Bu yüzden yazıyı, hazır Auschwitz anıtından da bahsetmişken, Auschwitz duvarlarında bir Yahudi tarafından yazıldığı söylenen bir cümleyle bitireceğim:
 
"Eğer Tanrı varsa onu affetmem için ayaklarıma kapanmalıdır!"
 
 

11 yorum:

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

çok anlamlı ve vurucu bir sözmüş .

Paris in Me :) dedi ki...

Söze bayıldım ! Ayrıca ben buralara gidemedim yaa nasıl pişmanım bilemezsin, turla gitmenin zararları işte.. Ama yok yaa Paris'e bir kere daha gidicem, sadece Paris'e , çünkü orası gerçekten benim şehrim..

guzellestirbeni dedi ki...

buraya gitmeyi Paris'teyken ben de çok istemiştim. iyi ki yazmışsın ellerin sağlık :)

sevgiler

francesca mckennitt dedi ki...

Zeynep Özmen Ünlü; bence de, çok vurucu... Yerinde görebilmeyi dilerdim bu yazıyı.

francesca mckennitt dedi ki...

Paris in Me; parisim turla gitmenin de kendine göre güzellikleri var. Ben seyahate çıkmadan önce baya bildiğin strese giriyorum, kalınacak yer ayarlaması, nerelere gidilecek araştırması vs. Ve her seferinde başıma bir şeyler geliyor, onları buralarda / instagramda paylaşmıyorum pek :) ama sadece kendi istediğin yerleri görmek hala paha biçilemez geliyor bana. Bence de, tursuz da gitmelisin 1 kere ama sakın yalnız gitme, git eşinle Montmarte'da takıl, en güzeli :)

francesca mckennitt dedi ki...

guzellestirbeni; ben de son dakikada gittim ama mezarları da bulabilseydim daha mutlu ayrılacaktım :) sevgiler...

juli dedi ki...

Ahmet Kaya ve Yılmaz Güney'in mezarları aslında çok kolay bulunabiliyor. Sanırım elinizde harita yoktu yada haritayı yanlış okudunuz. Haritayı yanlış okuma problemini ben de yaşamıştım.

francesca mckennitt dedi ki...

juli; el haritası alınacak yeri de bulamadım(ne kadar güzel bir yön bulma duygum var di mi:) ) pano haritalarında da isimleri zaten yoktu. Bu kadar büyük olduğunu bilsem 2-3 saate son güne bırakıp sıkıştırmaz, rahat rahat bulurdum ama artık geçti tabi...

francesca mckennitt dedi ki...

juli; el haritası alınacak yeri de bulamadım(ne kadar güzel bir yön bulma duygum var di mi:) ) pano haritalarında da isimleri zaten yoktu. Bu kadar büyük olduğunu bilsem 2-3 saate son güne bırakıp sıkıştırmaz, rahat rahat bulurdum ama artık geçti tabi...

Mert dedi ki...

Güzel bir post olmuş.

İlgi ile okunuyor. :)

Kafa Dergi ve Ters Düz'e bekliyorum ;)

francesca mckennitt dedi ki...

Mert; teşekkürler, geliriz :)