24 Kasım 2013 Pazar

Fiesta del Pilar

İspanya'da bulunduğum 2 ay, hiç "bilmemne festivali/sergisi varmış, haydi o şehre gideyim" diye plan yapmadan gittiğim tüm şehirlerde yılın en önemli etkinliklerine denk gelerek geçti. Nasıl bir şansa sahipmişim bilemiyorum gerçekten ama şuan geriye dönüp bakınca çok güzel geliyor.

 
Fiesta del Pilar, yani Pilar Bayramı/Festivali aslen dini sebeplere dayanıyor. Zaragoza'nın en önemli dini kişisi Pilar, hatta Zaragoza'daki o devasa bazilikanın adı da Pilar Bazilikası. Neyse, bu festival 2 hafta boyunca sürüyor ve festivalin yaklaştığını yukarıya koyduğum kırmızı siyah fuların her yerde satıldığını gördüğünüzde anlıyorsunuz. Bu desenler Zaragoza'nın içinde bulunduğu Aragon bölgesinin simgesi ve festival boyunca herkes bu desenler içerisinde geziyor.
 

 
Şehir merkezine bu tarz stantlar kuruluyor.
 

 
Normalde Zaragoza'da pek fazla göremeyeceğiniz yiyecekler de satılıyor bu stantlarda. Bu mesela devasa bir ekmek dilimi üzerine dilimlenmiş domuz eti ve kızarmış biber. Biliyorum, Türk Standartlarında bu bir "yemek" değil "atıştırma" ama İspanyol Standartlarına göre adını hatırlayamadığım bu yiyecek okkalı bir akşam yemeği!
 

 

 
 
Benim için enteresan olan kısım ise bu noktada başlıyor. Aslen dini bir bayram hem de İspanya'nın her yerinden insanları akın akın Zaragoza'ya getirecek kadar önemli bir bayram olan Pilar Bayramı'nda, gençler için her gece şehir merkezinde konserler ve cuma-cumartesi günleri de "çılgın partiler" düzenleniyor. Çılgın derken, konsept olarak bir çılgınlık yok aslen; insanlar bütün sene bu 2 haftayı beklemenin verdiği heyecanla o kadar coşkulu oluyor ki insan kendini bu enerjiye kaptırıyor. Kurban Bayramı'nda benzer partilerin bizde de düzenlendiğini düşünsenize, kan çıkar! Gerçi zaten çıkıyor da bu konuya hiç girmiyorum.
 

 
Derken festivalin 2. haftasına geldiğimizde, Pilar efsanesinin kahramanlarının devasa maketleri şehirde dolaştırılıyor. Ardından son 3 gün, Pilar Bazilikası'nın etrafını oluşturan şehir merkezinin etrafı çevriliyor ve her akşam şehrin dini büyükleri bazilikanın etrafında 7 tur atıyor. Ama resmi geçit şeklinde yavaş yavaş yapıldığı için bu 7 tur saatler sürüyor. Yani festivalin 2. haftası şehirde yaşam duruyor diyebilirim. Şehir merkezinde oturan biri olarak, "Ne olur bitsin artık" diye düşünmeye başlamıştım artık. Bu cümle biraz sinir bozucu olabilir ama 2 hafta eğlen eğlen sıkılıyormuş insan, bir yerden sonra eğlence falan kalmıyor.
 
 
Resmi geçitten bir manzara
 

 
Günler geçip de 12 Ekim'e yani büyük güne geldiğimizde, gördüğünüz gibi el kadar çocuklar bile geleneksel kıyafetlerini giyip sokaklara dökülüyorlar. Bazı geleneksel kıyafetler o kadar pahalı ki, bu kıyafetlerle dolaşmak adeta sükse sebebi. Pilar Bazilikası'nın önüne bir demir gövde yerleştiriliyor. Sanki Pilar'ın temsili mezarıymış gibi, bütün İspanyollar buraya çiçekleri yığıyorlar. Ve ortaya şu manzara çıkıyor:
 

 
Çiçeklerden oluşan dev bir çiçek-anıt! Bu anıttan sonra Zaragoza 4-5 gün çiçek koktu zaten, çiçek kokan bir şehri hayal edin; harika! Geceleri de anıtın etrafına fakir insanlar için yiyecekler bırakıldı, herkes evlerine çekilince fakirler yiyecekleri aldılar.
 
Ardından hep beraber Ebro Nehri'nin etrafına toplanıldı. Saat 00:00'ı gösterdiğinde nehrin ortasında havai fişek gösterisi başladı ki o ne gösteriydi öyle! Sanırım hayatımda hiç bu kadar görkemli bir havai fişek gösterisi izlememiştim. Ve neredeyse 1 saat sürdü. Böylelikle İspanya için en önemli bayramlardan biri; Pilar Bayramı, hem dini hem kültürel hem eğlenceli etkinliklerle kutlanarak bana da önyargılarımı kırma konusunda bir ders vermiş oldu.
 
 
*Fotoğraflar ne kadar yavan görünüyor farkındayım ama koşturmaktan tonlarıyla oynayacak vakti bile bulamadım, inanamazsınız. İşsizliğimin 7. günündeyim hala valizimi boşaltacak vaktim dahi olamadı zaten, hani işsizlik çok sıkıcıydı ya? Öhm, neyse, fotoğraf yeteneksizliğim affola!
 

Hiç yorum yok: