16 Ekim 2013 Çarşamba

Bilbao

Bilbao ne alaka diyecek olursanız, Pilar Bayramı yüzünden perşembe-cumanın tatil olduğunu çarşamba günü öğrenince, gitmek için yakın bir yer seçmek zorunda kaldım. Aklıma Zaragoza'ya 3.5 saat uzaklıktaki Bilbao geldi.


Bilbao'yu özetlemek için bu fotoğraf yeterli bence. Şehrin ortasından geçen nehir, puslu hava, iki yakayı birbirine bağlayan bir sürü köprü, bir tarafta eski binalar ve bir tarafta muhteşem mimarisiyle Guggenheim Müzesi.


Bir de bu fotoğraf. Bir tarafta oymalı oymalı eski bir bina (City Hall) bir tarafta modern sanat örneği bir heykel. Bu karmaşa beni çok yordu. Bu açıdan Bilbao'yu İstanbul'a benzettim; eski binalar ve gökdelen ikilemi burada da mevcut.


Tahmin edeceğiniz gibi ben eski şehir kısmını daha çok sevdim. Burası şehrin en eski binalarının bulunduğu yarımada ve neyse ki buraya modern binalar yapma gafletine düşmemişler. Bu gördüğünüz şehrin tiyatrosunun binası ve hala kullanılıyor.


Bu da "Mercado" olarak anılan, bir nevi hal. Yiyecek alışverişlerinin çoğu buradan yapılıyormuş.


Zubizuri (white bridge)


Atxuri Station


Gördüğünüz gibi, Guggenheim Müzesi dışında Bilbao "Mutlaka görülmeli!" denilecek bir şehir değil. Ama modern sanatlara meraklıysanız ve benim gibi gezmeyi seviyorsanız gelin tabii. Şahsi önerim San Sebastian-Bilbao-Vittoria şeklinde bir Bask Bölgesi turu yapılması. Hava kapalı olduğundan ve tek başıma gitmiş olduğumdan San Sebastian'a gitmedim, tam bir yaz tatili bölgesiymiş kendileri. 

Yolu buralara sonbaharda düşecek kişilere not: Hiç beklemediğiniz anda yağmur başlıyor, şemsiyesiz gelmeyin, bizdeki yağmur yağınca ortaya çıkan amcaların önemini burada anladım!


Hiç yorum yok: