17 Ağustos 2013 Cumartesi

"Huzurumuz Bozulmasın" Mantığıyla Deprem Ülkesi Olmak

Bugün 17 ağustos 2013. 14 senedir her 17 ağustosta bir şekilde "o gün"ü anıyoruz. Gelişen teknolojiye göre andığımız ortam değişmekle beraber; anıp geçmelerimiz, tembelliğimiz ve yalnızca yas tutarak çözüm üretmeyişimizle tipik bir "doğu ülkesi" olma özelliğimiz değişmiyor.



14 senedir neler değişti bu ülkede? Önlem adına çıkan "sözde yasa"lardan bahsetmiyorum. Bu ülkede kimsenin, hele de paralı kişilerin yasalara uymadığını hepimiz biliyoruz. Bu 14 senede çarpık kentleşme katbekat arttı, şehirlerimiz katbekat büyüdü, metropol şehirlerde ortak alanlar sıfır denecek kadar az. Yine 7-8 civarında bir deprem olsa yine çökeriz. Çok daha kötü çökeriz hem de bu sefer. Yapabileceğimiz tek şey facebookta "Orada kimse var mı?" "Sesimi duyan var mı?" yazmak mı yani? Buna karşı çıkanları "muhalif misin, darbeci misin, huzurumuzu mu bozacaksın?" sorularıyla suçlamak mı? Ne rahatmışız böyle, dünyamız yıkılsa da huzurumuz bozulmuyor... Bozmayalım hiç huzurumuzu, yine kıpırdatmayalım kılımızı. Yine bir deprem olsun binlerce kişi ölelim, yine çarpık kentleşme yüzünden en ufak bir selde ölüp gidelim, "Allah'ın takdiri" der geçer, yıldönümlerinde de anma yaparız olur biter!

Hiç yorum yok: