13 Nisan 2013 Cumartesi

Restless / Senin İçin


Uzun zaman sonra bir film yazısıyla karşınızdayım. Öyle tatlı bir film ki, her şeyi aylar sonra yazabilen ben bile bu yazıyı öne alıp izledikten 1 hafta sonra yazdım hemen.





Tatlı dediğime bakmayın, aslında fazlasıyla acıklı bir hikaye. Yani ben baya salya sümük ağladım. Direk konuya baktığınızda ya da IMDB puanına baktığınızda, amaaan diyebilirsiniz belki ama öyle sade bir film ki, kişileri "gerçek" gibi hissediyorsunuz. Empati kurmak daha kolay oluyor ve başlıyorsunuz ağlamaya. Oyuncular rollere tam oturmuş, ki filmden sonra Mia Wasikowska'ya aşık bile olabilirsiniz.



Annabel'in ölümcül bir hastalığı var ve Enouch ile tam da son aylarını saydığı dönemde tanışıyor. Enouch ise ölümle biraz fazla içli dışlı bir insan, hatta tanımadığı insanların cenazelerine gitmekten hoşlanıyor. Bütün film aşk ve ölüm etrafında dönüyor anlayacağınız. Olayların gidiş biçimi çok olağan, ancak sahneler o kadar güzel ki insan izleyip görmek istiyor. 


Sonra şu sahneyi görüyorsunuz ve koyveriyorsunuz zaten.

2 yorum:

Kulisteki İnsan dedi ki...

Filmi izledikten kısa bir süre sonra seni fiziken, gözlerimle görmüş biri olarak seni nasıl etkilediğini çok iyi biliyorum... Filmler, tiyatro oyunları, kitaplar, sergiler, fuarlar... Durmak yok paylaşmaya devam :)

francesca mckennitt dedi ki...

Durmak yok, yaşamaya ve paylaşmaya devam desek daha hoş olmaz mı :) Hayat beklemez demişler... Hayat bizi beklemeden doludizgin ilerliyor :)