1 Şubat 2013 Cuma

Kinyas ve Kayra

Hakan Günday, internette kitaplarından alıntılarını görüp de merak ettiğim bir yazardı ve adını en çok duyduğum, Kinyas ve Kayra'yı aldım önce.

Araştırırken öğrendim, ne kadar doğru bilemiyorum ama çok uzun sürede bitirmiş bu ilk romanını. Sanki yaşadıklarını, öğrendiklerini ve düşündüklerini bizzat buraya aktarmış gibi. Yani bence sanki bu amatör kişisel bir günlüğü, diğer eserleri profesyonelleşmiş hali gibi bir izlenim bıraktı bana.



Ciddi anlamda karamsar bir kitap ama gerçek yanları çok fazla. Yani bazı yerlerde "hakikaten yaa, aaa cidden böyle" falan gibi şaşkınlığa düşüp sonra insanlığını sorguluyor insan. Spoiler gibi olmasın ama -oldu bile- bence kitabın anafikrini veren bölüm şudur:

"...Eğer 1'den sonra virgül konursa ve bunun da kıçına sonsuz sayı  konabiliyorsa 2 nasıl gelir! ....... 1.999...9'u bize 2 diye yutturmaya çalışan bir dünyanın çocuklarıyız. Ve dünya aslında tam gibi görünürken aslında bir irrasyonellik harikası. İşte bunun için hayat yoktur. Olsa dahi o da irrasyoneldir!"

Her şeyden kuşku, her şeyden şüphe içeriyor. Acaba varoluşçuluk diyebilir miyiz bu tarza da, bilemiyorum.

Eleştireceğim noktalara gelince; birisi yazım dili. Arka arkaya "yapıyordu, geliyordu, gidiyordu, susuyordu" vs yoruyor beni. O dili biraz geliştirmesi gerektiğini düşünüyorum. İkincisi de bazen anlatımları çok uzatıp konunun kendisinden uzaklaştırmış. Bunlar dışında, bir ilk romana göre fazlasıyla iyi bir kitap. Zaten şimdiden oluşan kemik hayran kitlesi de bunu doğruluyor.

*Puanım: 8/10

10 yorum:

Kulisteki İnsan dedi ki...

"...İşte bunun için hayat yoktur."
Paragrafın tamamını okuyunca güzel geliyor cümle... Ama biraz düşününce 1 ile 2 arasındaki sonsuz gerçeklik hayatın yok değil ÇOK olduğunu gösteriyor bence bize... Bu yüzden hayatın yokluğu üzerinden değil, hayatın çokluğu, yaşanılabilirliği, gerçekleştirilebilirliği üzerinden düşünmek gerekiyor.
Merak ettim kitabı ve en kısa zamanda okumaya çalışacağım. Tabi önce okumayı sürdürdüğüm kitapları bitirmem gerekiyor :)

francesca mckennitt dedi ki...

Kulisteki İnsan; gölgesinden hızlı silah çeken kovboy :) çok hızlısın :)
Eee tabi, listede kimbilir kaç kitap var :)
Hiç söylediğin şekilde düşünmemiştim... Ama Hakan Günday da düşünmemiş zaten. Sen direk iyimser yaklaştın konuya. Oysa ki kitabın tamamı uç noktada karamsar. Bazen bunaltacak kadar :)

missisgamze dedi ki...

Ben de Kinyas ve Kayra'yı okumuş biri olarak, kişilerin iç dünyalarını betimleyen bölümlerin gerçekten çok uzun olduğunu düşünmekteyim. Hem konunun gidişatı hem de kişilerin hayatını bakış açısını anlatan, aksiyonlu bir kitaba göre sonu bitmek bilmeyen açıklamalar var. Düşünce, felsefeler ve üslup tamam gerçekten çok iyi ancak daha kısa tutulabilirdi. Bir karakterden diğerine geçince kendini tekrarlayan iç düşünceler bitmek bilmez bir şekilde önümüze konuluyor çünkü. Konu da zaten pesimist olduğundan inanılmaz bir buhran sarıyor insanı.

Ben baya bunalmışım okurken onu fark ettim. Aslında kesinlikle çok yaratıcı ve farklı bir hikaye. Bunu da belirtiyim.

francesca mckennitt dedi ki...

missisgamze; kesinlikle katılıyorum. Bazı yerlerde o kadar uzatmış ki, zaten iç karartıcı olan konu daha da bunaltıyor. Ama özellikle Türk edebiyatında pek rastlamadığımız bir tarz, o yüzden takdire değer olduğunu düşünüyorum. Zamanla daha iyi eserleri ortaya çıkacaktır diyorum :)

Mia Wallace dedi ki...

kitap fuarından aldım ama henüz okumadım fran! :(

Milena dedi ki...

Kinyas ve kayrayı okumadım..şu anda ilk tercihimi o kitaptan yana kullanmadığım için mutluyum ben Azili okudum ve inanılmazdı..Hakan gündayın stili karanlık biraz kafka havası var ama dili çok farklı.Azilde beni rahatsız eden bir dil yada betimleme olmadı.Bundan sonrada sıkı bir fan olup diğer tüm kitaplarını okuma niyetindeyim.

francesca mckennitt dedi ki...

Miaa okursun canım, sen Chuck da seviyorsun dolayısıyla seversin diye düşünüyorum :)

francesca mckennitt dedi ki...

Milena; evet Azil'i ben de okudum, nispeten daha az ve öz anlatmış mesela onda. Demek ki zaman içinde dili tamamen kusursuzlaşacak diye düşündüm :) Ama konsept itibariyle hemen hemen tüm kitapları aynı, evet Kafka gibi biraz.

Mia Wallace dedi ki...

mimlendin franıım :)

francesca mckennitt dedi ki...

Tamam canım bakıyorum şimdi :)