9 Ocak 2013 Çarşamba

Vişne Bahçesi

Bu sene Şehir Tiyatroları açılışımı Vişne Bahçesi ile yaptım. Seçimimde en büyük etken senaryonun Çehov'a, yönetmenliğin ise Engin Alkan'a ait oluşuydu.



Vişne Bahçesi yazılalı 100 seneyi geçmiş. Meşhur Ekim Devrimi öncesinde yazılmış ve halk ile burjuvazi arasında yaşanan olayları, aristokrat denilen kesimin yavaşça zayıflayıp işçi sınıfının güçlenmesini anlatıyor. Yılların tecrübesine sahip tiyatrocular varken bana laf düşmez belki ama, bir izleyici olarak abartı yoluyla bu ironi daha da öne çıkarılabilirdi diye düşünüyorum.



Verilmek istenen mesaj aslında çok güzel ve etkileyici. Yalnız oyunun akıcı olmayışı yüzünden bu mesaj kaçırılmış bence. Özellikle final sahnesi o kadar uzatılmış ki insan "bitsin artık" demeden edemiyor. Benim için oyundaki en vurucu sahne; sonlara doğru Engin Alkan'ın masanın üzerinde söylediği sözlerdi. Zaten ana fikri o sözlerde bulmak mümkün. Belki de çok büyük bir beklentiyle gittiğim için bu oyundan fazla zevk alamadım, bilemiyorum.

12 yorum:

Mia Wallace dedi ki...

Bu oyunu cok merak ediyordum fran'im zevk alamadiysa ben de begenmem.

Bulusma yeri'ne gidicem ilk firsatta ve de mesut insanlar fotografhanesini oneriyorum harika!

JG dedi ki...

ben de 16 ocak'ta gideceğim ama şimdi biraz burukluk oluştu yazını okuyunca.

zeynep. dedi ki...

Vişne Bahçesi'ni Şehir Tiyatroları'nda hiç izlemedim. Yorumlarınız büyük ihtimalle doğrudur, çünkü bazen oyunun çok uzun olması seyirciyi sıkabiliyor. Hele hele oyun başka kültüre ait ise. Bunun yanında yıllar önce yine Şehir Tiyatroları'nda izlediğim Çehov'un Vanya Dayı adlı oyunu çok başarılıydı. Ancak şu an aynı kadro ile oynamıyor.

Tiyatroya değinmişken, Devlet Tiyatroları'nda oynayan Profesyonel adlı oyunu hararetle tavsiye ediyorum. Tek kelime ile harika bir oyun.

Kulisteki İnsan dedi ki...

Bu oyunu ben de izledim Francesca ve final sahnesi olabilecek bir sürü yerde bitmeyip devam etti oyun. Bir süre sonra bu devam edişler oyundan koparttı beni. Ama yine de izlenebilir oyunlar arasında sayıyorum kendisini :)

francesca mckennitt dedi ki...

Miam o da aklımdaydı bak önerdiğin iyi oldu, bakalım ne zaman gidebilirim. Bu ay üç oyuna daha bilet aldım, sırayla yazarım hepsini; önerileşiriz ;)
Yalnız dediğim gibi çok şey bekleyerek gittim belki, yerden yere vurmuş gibi oldum sanki ayıp oldu :)

francesca mckennitt dedi ki...

JG; tekrar söylüyorum, benim beklentilerimle senin beklentilerin farklı olabilir buruklaşma o yüzden :) önyargıyla izleme benim yüzümden:/

francesca mckennitt dedi ki...

zeynep; uzun zamandır devlet tiyatrosuna gidemedim, şubat veya martta çok istiyorum. Söylediğin oyunu not ettim, umarım gidebilirim ve yazarım buraya :)
Tavsiye için çok teşekkürler:)

francesca mckennitt dedi ki...

Kulisteki İnsan; konusu itibariyle izlenebilir bir oyun :) Bence dediğim sorunlar çözülse hiçbir pürüzü yok oyunun aslında, yorumlamayı geliştirmeleri lazım sanki.

www.entelkedi.com dedi ki...

hep görüyordum ilanlarda ama bir türlü gidemedim. çok severim Çehov tarzı hikayeleri.

francesca mckennitt dedi ki...

Çehov seviyorum diyorsan gitmeni öneririm:)

hande büşra Koca dedi ki...

İlk yari cok daha sikiciydi.Ama Ekim devrimine biraz olsun hakim olmayan bi insanin inanilmaz sikilacagi bir tiyatro oldugunu dusunuyorum cunku ben oyunun bitmesini karakterler acisindan ne olacak acaba diye degil,ne yasanmis acaba bu devrimde diye izledim.Uzun lafin kisasi ayni hisleri paylasiyoruz selenimos

francesca mckennitt dedi ki...

Handecan, katılıyorum ben de :) Dedim ya, uzatma yüzünden mesaj kaçırılmış. Halbuki o işçi baskınları ya da masanın tepesindeki monolog oyunun anafikriydi bence.