21 Aralık 2012 Cuma

Bulantı


Kafka-Dönüşüm'den sonra sıra Bulantı'ya geldi. Tesadüfen aynı dönemde almıştım her ikisini de, Milena'nın da önerisiyle hemen ardından okudum bulantıyı. Bu tarz eserlerde çevirinin çok önemli olduğunu düşünüyorum, bazen öyle çevirilere rastlıyorum ki gerçekten kitaptan soğuyabiliyorum. Can Yayınları'nın Selahattan Hilav çevirisiyle bastığı Bulantı'yı almıştım ve mutlu mutlu okudum kitabı. 

Bahsedilen konunun ardına gizlenmiş varoluşçuluk düşüncesi, sanki Sartre'nin anlatmak istediği şeyi örnekleyerek anlatması gibi. Yani benim düşünceme göre örneklerle anlatılmış bir felsefe kitabı gibi.

Daha önce bahsettiğim -çocukken yaşadığım- kendinden uzaklaşma duygusunu Sartre'nin de yaşayıp onun üzerine bu kitabı yazdığı düşündüm, açıkçası ona daha da yakın hissetmemi sağladı. Sartre ve felsefesi hakkında daha fazla bilgi için en kestirme yollar:


*Puanım: 10/10

12 yorum:

Kulisteki İnsan dedi ki...

"Gövde, bir kere yaşamaya başlayınca, bu işe kendi kendine devam edip gider. Ama düşünce öyle değil. Düşünceyi ben sürdürür, ben geliştiririm. Varoluşmaktaydım. Varoluşmakta olduğumu düşünüyorum. Şu varoluşma duygusu ne kıvıl kıvıl bir şey! Onu ben sürdürüyorum yavaşça. Düşünmemi durdurabilseydim… Çabalıyorum buna, başarıyorum. Kafamın içi dumanla doluyor gibi… ama işte yeniden başladı. "Duman… düşünmemek… Düşünmemek istemiyorum. Düşünmek istemediğimi düşünüyorum. Düşünmek istemediğimi düşünmemek gerek." Bitmek bilmeyecek mi bu?
Düşüncem, ben'den başka bir şey değil. Bu yüzden duramıyorum. Düşündüğüm ile varoluşmaktayım. Oysa düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi. Şu anda bile (korkunç bir şey) varoluşmaktaysam, bu, varoluşmaktan ürküntü duymamdan ötürüdür. Özlediğim hiçlikten kendimi çekip alan benim. Nefret ya da varoluşmak tiksintisi, kendimi varoluşturma, varoluşun içine oturtma biçimlerinden başka şey değil. Düşünceler, büyük bir baş dönmesi gibi ardımda doğuyorlar, başımın arkasında doğduklarını duyuyorum… Karşı durmazsam, önüme geçiyorlar, gözlerimin arasına geliyorlar. Çoğu kere, karşı koyamıyorum, düşünce büyüyor, büyüyor ve birden sınırsızlaşarak, tepeden tırnağa dolduruyor beni, varoluşumu yeniliyor."

Jean Paul Sartre – Bulantı

Düşünmeli, varolmalı...

francesca mckennitt dedi ki...

Kulisteki İnsan; bu ne hız böyle :) Hali hazırda sakladığın bir metin miydi bu? Varoluşmaktaydım sözüne ben de çok takılmıştım okurken :) Eminim okumuşsundur sen de, kitap kurdu :) Bence de düşünmeli, varolmalı...

Kulisteki İnsan dedi ki...

Ben kitap okurken kalem kullanmayı çok seviyorum Francesca :) ve daha sonra altı çizilen, baloncuklar içine alınan kısımları bir yerlere aktarıyorum... Bu paragraflarda öyle :) kitap kurdu benzetmen için teşekkürler :)

francesca mckennitt dedi ki...

Arşivini kurcalamam için bir sebep daha buldum :) Gerçekler bunlar:)

crazywomanrosemary dedi ki...

Bu güzel tanıtımın yanında nasıl durur bilmiyorum ama mimlisin Francesca:))

Uyumayan Ses dedi ki...

Bi türlü fırsatım olmadı, denk gelemedim yahu bu kitapla. Onun beni bulmasını bekliyorum :) daha okumadan benim puanım da 10 valla

Hazel dedi ki...

Çok ilgimi çekti şuan..
Paragrafla beraber daha da.heyecanlandim. Bir kitapciya ugrama vaktim gelmis :)

francesca mckennitt dedi ki...

rosemary; benim bu mimi yapmam farz oldu :) 3. mim oldu bu. Teşekkür ediyorum:)

francesca mckennitt dedi ki...

Uyumayan Ses; girdiğin büyük kitapçılarda hemen bulur o seni, dünya edebiyatı raflarının ilk sıralarında oluyor ya genelde :)) Umarım yakın zamanda buluşursunuz:)

francesca mckennitt dedi ki...

Hazel; kulisteki insan'ın paragrafıyla mı :) o zaman iyi ki yazmış. Sen seversin böyle şeyleri:)

crazywomanrosemary dedi ki...

Güzel bir yıl diliyorum sevgili Francesca sağlıkla mutlulukla sevgiyle kal..:))

francesca mckennitt dedi ki...

Teşekkür ederim, hepimiz mutlu olalım bu sene :)