13 Temmuz 2012 Cuma

Sanata Yansıyan Emek

Geç yazma konusunda rekorlar kırdığım 2012 senesinde, ocak ayında yapılmış bir söyleşiyi şimdi yazarak, senenin şanına layık hareket etmekteyim...

Ressam İrfan Ertel ile yaptığımız söyleşinin konusu "Sanata Yansıyan Emek" idi. Resimler & heykeller, ne zaman soyluların portresi ya da dini betimlemeler olmaktan öteye gitti?

                                                                    Pieter Bruegel

Millattan sonraki ilk işçi resimleri 1500lü yıllarda Bruegel tarafından yapılıyor. Bruegel Hollandalı mı Belçikalı mı tartışmaları hala sürerken, "önemli olan çizdikleri" deyip bu kısmı es geçiyorum. Aslında "işçi resimleri" deyip kısıtlamamak lazım, daha çok insanların yaşadıkları üzerine çalışmış. Dönem insanları, soylu azınlık dışında hep çile çekerek yaşadığı için, "dönemini yansıtan ressam" diyebiliriz.



Goya'nın da bu yönde çalışmaları mevcutmuş ancak ben kendisini daha çok romantik ressam olarak biliyordum. Pera Müzesi'ndeki Goya sergisine gittikten sonra Goya ile ilgili daha çok bilgi verebileceğimi düşünüyorum.



Kollwitz'in çalışmaları da yine halkın fukaralığı üzerine. Örneğin en üstteki "Alman çocuklarının açlığı" tablosu direk halkın durumunu yansıtıyor.

Türk sanatçılardan devam edecek olursak;

Mehmet Aksoy

İrfan Ertel

Mehmet Ruhi Arel

Avni Memedoğlu


Bu haliyle bile çok uzun bir yazı oldu, mecburen özet geçtim. O yüzden söyleşide adı geçen ve eserlerini incelediğimiz diğer ressamların da isimlerini vereyim, konuya ilgi duyan arkadaşlarımız araştırabilirler. İstek olursa başka bir yazı daha hazırlayabilirim bu konuda.

Daumier, Walker, Menzel, Nikolai Kasatkin, Anschutz, Edmund Burke, Repin, Kustodiyev, Fechin, Munch, Serebryakova, Korzevchuvelev, Bonnard, Lieberman, Brodski, Lupov, Baker, Furnari, Belykh, Portinari, Orozco, Diego Rivera, Mukhina, Gropper, Carreno, Deineka, Samsonov, Grundig, Yablonskaya, Malagis, Leger, Germick, Maksimov, Chagall, Al Muzain, Segal Cooper, Hulik, Caboverde, Milot, Abin Raj, Swanson, Kane, Carlson, Smaragdi, İrfan Ertel, Namık İsmail, Mehmet Ruhi Arel, Cemal Tollu, Turgut Zaim, Nuri İyem, Avni Memedoğlu, Neşet Günal, Avni Arbaş, Fikret Otyam, Mehmet Aksoy.



10 yorum:

Kulisteki İnsan dedi ki...

Acıyı, ezilmişliği, yok sayılmışlığı, yabancılaştırılmayı, emeğin sömürüsünü resimlemek zordur diye düşündüm hep... Ama dünya sadece, masanın üzerinde çizilen binlerce çeşit yemeğin olduğu bir tablo değil... O yemeğe ulaşamayanların olduğu, o yemeği üretenlerin olduğu, o yemeği hiç bilmeyenlerin olduğu bir tablo... Emeğine sağlık Francesca...
Ve talep olursa daha detaylı başka bir yazı hazırlayabilirim demişsin. Talep ediyorum desem :) ve bende elimdeki bilgileri sana ulaştırarak yazını zenginleştirmene yardım ederim sözü versem :)

francesca mckennitt dedi ki...

Kulisteki İnsan; yorumun çok hoş :) Doğru, o yemeği üretip de ulaşamayanlar çoğunlukta yaşadığımız dünyada. Araba fabrikasında çalışan işçiler gibi:) Elmas & altın madenlerindeki işçiler gibi... Teşekkür ederim :)
Mmm talep ediyorsun demek. Ama başını ağrıtırım sonra, şikayet etmek yok :) Hazır senin arşivin önüme açılmışken kurcalamadan bırakmam :))

Kulisteki İnsan dedi ki...

Başım ne zamandır ağrımıyordu :) Kendi blogumda birşeyler yazmayalı uzun zaman oldu. Bu sayede tekrar dönerim yazmaya kimbilir :)
Arşiv emrinde Francesca :)

francesca mckennitt dedi ki...

Hehe şikayetin buysa başını bol bol ağrıtacak biri var burada :)) Yazmaya dönmeni ne kadar istediğimi biliyorsun değil mi. Seni okumayalı uzun zaman oldu...
Keyfim yerine geldi şimdi :)

Zaman! Eriyor... dedi ki...

Goya'yı çok gerçekçi ve aynı zamanda ilginç buldum.Ve araştırdığım kadarıyla başka ressamlarıda oldukça etkilemiş...

francesca mckennitt dedi ki...

Doğrudur, ben henüz inceleyemediğim için yorum yapamıyorum. Bir gideyim de diyeceklerimi yazarım buraya :)

fashionist dedi ki...

yazın çok güzeldi, ama böyle konularla ilgilenenler için daha bilgilendirici olması açısından, biraz daha detaya girebilirsen ben sevinirim mesela :)

francesca mckennitt dedi ki...

Teşekkür ederim, 2. yazı daha detaylı olur öyleyse :) Biraz da bunaltmamak için biraz ucundan "böyle de bir şey var" deyip geçiyordum açıkçası ama ilgilenenler varsa daha detaylı yazabilirim :)

Bolat dedi ki...

Avni Arbaş ve Nuri İyem öne çıkar benim kıt resim bilgim içinde :)teşekkürler güzel post için.

francesca mckennitt dedi ki...

Estağfurullah o ne demek :) Avni Arbaş'ı ben de çok beğeniyorum, çizim tarzı olarak :)