9 Haziran 2012 Cumartesi

Polytechnique

Kürtaj meselesi gittikçe iğrençleşmeye başladı. "Tecavüze uğrayan

doğursun, devlet bakar." gibi abuk bir açıklamadan sonra Melih 

Gökçek'ten yeni bomba geldi:


"Zina yapınca çocuğun kabahati ne? Anası olacak kişinin 



kabahatinden çocuğun suçu ne? Anası çeksin, anası kendisini 

öldürsün. Eğer biri ölecekse niye çocuğu öldürtüyor, cinayet bu... 

Acılar olabilir ama acılar bu işi meşru hale getirmez."




Öncelikle kendisine zina denilen şeyin -değerlendirme yolu da tartışılır-tek başına yapılmadığını hatırlatmak gerekiyor. O yaşam hakkını savunduğunuz bebeğin, bir de "babası olacak kişi"si var. Maalesef ki toplumda genel olarak kadını suçlama gibi bir problem var. Bu artık bir irin gibi içimizde, bir şekilde akıtıp temizlemek çok zor. Yıllardır kadınlar bunun için çabalıyor ancak kulaklar tıkalı ise duymak istemiyorlar. Kaç gündür kadınlar eylemler mitingler düzenliyor, her yerde düşüncelerini anlatıyorlar ama dediğim gibi duymak istemeyene nafile.



Tüm bu gündemin üzerine bir de "Polytechnique" izleyince iyice doldum. Film, 1989'da Ecole Polytechnique de Montreal adlı üniversitenin mühendislik fakültesinde, kadınlara yönelik yapılan bir katliamı anlatıyor. Katliam Kanada'da çok büyük etki uyandırdı, özellikle içeriği açısından. Pek çok yasanın değişmesine sebep oldu öncelikle.



"Marc Lépine dokuz kadın öğrenciyi erkeklerden ayırdıktan sonra erkeklerin sınıfı terk etmesini istedi. Fransızca sordu. Öğrencilerden birisi "hayır" cevabı verdikten sonra, Marc Lépine "ben feminizme karşı savaşıyorum" diye cevap verdi. Kadın öğrencilerden Nathalie Provost Marc Lépine'e feminist olmadıklarını ve sadece mühendislik okuduklarını söyledi. Bunun üzerine Marc Lépine öğrencileri, kadın olup mühendislik okudukları yüzünden feminizmle suçladı. "Feministlerden nefret ediyorum" diyerek soldan sağa bütün kadın öğrencilere ateş etti."

Olayın detayları burada. Filmi izlemeseniz bile, detayları okumak dahi insanı dehşete düşürüyor. Umarım bir gün dünya kadınları böyle abuk subuk düşüncelerle yargılanmak, 2. sınıf insan muamelesi görmek gibi şeyler yaşamazlar. Hepimiz bunun için savaşıyoruz.


12 yorum:

crazywomanrosemary dedi ki...

Bu önerini dikkate alacağım.Yalnız bu bir gündem saptırtma politikası ..sanırım duymuşsundur kadınlar kendi haklarını savunadursun biz Aselsan ın %51 lik kısmını İsrail e sattık bile ya da İstanbul un 3.köprüsünün ihalesi bilmem hangi şirkete gitti bile demeyeceklerine göre yurdumun en zayıf halkası görünen kadın haklarına el atıyorlar sözüm ona...ah Francesca tüm bunların neresinden tutsak hepsi elimizde patlar..

acıyor içim ama nafile..bazen hiç bir şeyden anlamayan özürlü mü olsam diyorum hiç olmazsa onlar huzurlu..:/

francesca mckennitt dedi ki...

Aselsan olayı yalan habermiş diye duydum ama 3.köprü olayı doğruymuş sanırım. Ama evet, genel olarak zaten böyle ortaya bir şey atıp arka planda bir işler çeviriyorlar. Dediğin gibi, neresinden tutsak elimizde kalıyor... Ben de ne için, hangi olay için eleştiri yapsam görüş bildirsem bilemiyorum gerçekten. Çünkü insanların bunları desteklediğini görünce de şaşırmaktan öteye gidemiyorum. Kızıyorum kendime, diyorum ki dünyayı biz mi kurtaracağız... Sonra da diyorum ki evet biz kurtaracağız...

Mr.E dedi ki...

İçin şişmiş senin evet... Kürtaj iyice işin suyunu çıkarttı ama o kadar fazla "abuk" beyan var ki, hangisini tutsan eline yapışıyor, kolay kolay kurtulamıyorsun da o kadar leş bir durum var etrafta şu an

francesca mckennitt dedi ki...

Şişti valla Mr.E. Yok bazıları cidden kaş yapayım derken göz çıkartıyor ve hayret ediyorum. Ama bu sayede de mentalitelerini görmüş oluyoruz bir yandan.

Mrv. Natural dedi ki...

Çok doğru. Saçma olan böyle bir şeyin gündeme gelmesi. Kürtaj iyidir demiyorum ama o doğurma işi kadını tabii ki mahfeder. Keşke kafalarını kullanıp daha mantıklı şeyleri gündeme getirseler.

Lulu dedi ki...

Cok guzel yazmişsin, kime ne gercekten, kurtaj kadinin karari olmali devletin degil. Bundan sonra tuvaletlerde kendi kendine kurtaj yapmaya calisirken olen bir suru kadin olacak veya cakma kurtajci doktorlara gun dogacak.Dusundukce icim karariyor tum gelecege dair

Kulisteki İnsan dedi ki...

"Kızıyorum kendime, diyorum ki dünyayı biz mi kurtaracağız... Sonra da diyorum ki evet biz kurtaracağız..." Merhaba Francesca. Yorumuma senin kullandığın cümlelerle başladım. Evet bu dünyada yaşamak istiyorsak, bu dünyayı biz kurtaracağız. Fazladan bir kişiye "bu dünyayı biz kurtaracağız" dedirtsek umutlarımızı kaybetmeden yaşamaya devam edebiliriz diye düşünüyorum.
Yazdıklarına gelince, ataerkil bir toplumda yaşıyoruz. Ve lanet olsun bu ataerkilliğimizden gurur duyarak övünüyoruz. Milletvekilleri, bakanlar, kurum temsilcileri hepsi konu ile ilgili açıklamalar yapıp duruyor. Hepsi birbirinden saçma, hepsi birbirinden iğrenç. Mevcut durumda Türkiye'nin geldiği nokta tek adam imparatorluğu... Onlara oy veren %49 luk nüfusta uykuya dalalı yıllar oldu. Uyanmayada hiç ama hiç niyetleri yok... Ama biz gürültü yapmaya, uyuyanları uyandırmaya mecburuz... Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa???

francesca mckennitt dedi ki...

Lulu; evet bu yasak bir engel değil ki tam tersi o yaşama hakkını daha beter hale getiriyor. Dediğin gibi kadınlar tuvaletlerde, mahalle arası fırsatçılarda ölecekler...

francesca mckennitt dedi ki...

Mrv.Natural; kafalarını kullanıp da getiriyorlar aslında :) yani böyle tepki geleceğini bildikleri şeyleri gündeme getiriyorlar ki ortalık karışsın, bir süre insanları meşgul etsin değil mi.

francesca mckennitt dedi ki...

Kulisteki İnsan; ben de senin gibi düşünüyorum ne tesadüf...:)
Bir yerde okumuştum, belki de yine twitterdı hatırlayamıyorum. [şu sıralar gündemi twitterdan takip ediyorum demiştim :) ] "tiyatrocu kendisine laf etti diye ortalığı kaldıran T.Erdoğan acaba böyle bir şey yaşasa bu demeçlere izin verir miydi? Bu demeçleri veren ve savunan kitlenin kızı yaşasa bunları, hala böyle konuşabilirler miydi?" diye. Evet maalesef ataerkilliğin getirdiği bir ikiyüzlülük var ve bundan sıyrılmaları çok zor. Yananların gürültüsü ya da sıcaklığı uyuyanları uyandıracak, ben inanıyorum :)

inanirsakolurbence dedi ki...

Bir anda 4+4+4 patladı hop arkasından kürtaj meselesi.Arka planda neler oluyor asıl onları konuşmak lazım.

Kürtaj yasaklanırsa bu iş merdiven altına iner o zaman hem bebek hem anne ölümleri gerçekleşir.Asıl cinayet bu bana göre.

Devletin baktığı çocukların durumu zaten perişan.Yurtlarda kalanların başına neler geliyor önce bunları konuşmak lazım.

Bana göre kürtaj yasağının ardından zina yasağı da gelir.Asıl merak ettiğim iki eşi olan imam nikahlı "dini bütün amcalar" bundan etkilenecek mi?

Güzel ülkemde gayri safi milli hasıla tavan yapmış, işsiz insan kalmamış , asgari ücret beş bin olmuş sanki...

francesca mckennitt dedi ki...

Kesinlikle, kürtaj yasağı asıl daha tehlikeli hem anne hem bebek için. Ama amaç sağlıklı bireyler ve insan hakları olsa, kürtajdan önce düşünülecek o kadar çok şey var ki... Yaşam standartlarımız dünyayla karşılaştırılınca o kadar düşük ki oysa. Ama nedense buna el atılmıyor da kürtaja karışılıyor... Dini bütün amcalar, çok güldüm :)

Dediğin gibi, ekonomik ve sosyal sorun kalmamış gibi bunlarla uğraşıyorlar ya hayret ediyorum. Hadi derse koş :)