24 Haziran 2012 Pazar

Benim Hüzünlü Orospularım

"Benim hüzünlü orospularım"da, aşık olmayı 90 yaşında, hem de 14 yaşında bir kıza aşık olarak öğrenen hüzünlü bir adamın hikayesini anlatıyor. Sanki Marquez'in aklına birden esmiş de yazıvermiş gibi, çok ince. Direk kahramanın bu olayla ilgili duyguları üzerinden yaşamını özetliyor. Okurken aklıma hep Ece Temelkuran'ın bir yazısı geldi, başlığını hatırlayamıyorum ancak "hayat öyle bir şeydir ki, zamanında yaşamadığın her şeyi vakitsiz yaşatır insana" temalı bir yazıydı. İşte bu kitapta da, hayatı boyunca sadece fahişelerle birlikte olmuş bir adamın 90 yaşında sırılsıklam aşık olması ve hayatındaki değişimler bize sunuluyor.



Ek olarak, kitapta dikkatimi çeken bölümlerden bazılarını sizlerle paylaşmak istedim.


"Delgadina'yı anılarımdaki gibi gördüm: Çıplaktı, yüreğinin üstüne yatmış mışıl mışıl uyuyordu."

"Çirkinim, çekingenim, çağdışıyım. Böyle olmak istemediğim için tam tersiymişim gibi davranmışımdır hep."

Kitapta ilginç bir şey; kahramanımız 75 sene boyunca fahişelerle birlikte olmayı normal sayarken, bir kadınla birlikte yaşamayı ayıp bir şey gibi görüyor. 90 yaşında olduğunu göz önünde bulundurursak belki bu düşünce onun çağına uygun ancak birinci yarıcümlemi doğru tez olarak sayarsak, bu demek oluyor ki her yüzyılda fahişeler ve kadın bedeninin satılabilecek bir nesne olarak görülmesi mübah... Bu satır arasında geçen bir noktaydı ancak beni çok rahatsız etti.

Genel anlamda her  Marquez eseri gibi fazlasıyla gerçekçi ve detaylar çok önemli. Ayrıca 1982 Nobel Edebiyat Ödülü almış bir eser. O yüzden okumanızı tavsiye ederim. 

Puanım: 8/10


7 yorum:

crazywomanrosemary dedi ki...

Konusu gerçekten ilginç hiç böyle bir kitap okumamıştım,Ama yakınlar da çok yaşlı bir adamın ergen yaşta bir erkeğe aşkına ilişkin film seyrettim.Şu an ismini anımsamıyorum.İnsan anlamaya çalışıyor ama sadece içim burkuldu duruma,birazda midem bulandı..:/

Pink Freud dedi ki...

Bence kitap konusu itibariyle tamamen rahatsız edici bu yüzden okumak da istemedim. 14 yaşında bir çocuk ve 90 yaşında bir adamın aşkı diye bir şey olamaz olmamalı.
Gabriel Garcia Marquez sevilebilir fakat bu kitap bu konu sevilmemeli.
Garip ama benim de tutucu olduğum konular varmış demekki :/

francesca mckennitt dedi ki...

rosemary ve Pink Freud;
hemen hemen benzer bir şey söylediğiniz için ikinize ortak yorum yazıyorum, sakın yanlış anlamayın :)
Buradaki 14 yaşındaki kız, normal bildiğimiz okulunda-evinde-dersanesinde vs. olan bir kız prototipi değil. Annesi babası ölmüş ve kardeşlerine bakmak için 15 saat bir fabrikada çalışan, ancak para yetmediği için en son genelevde çalışmayı çare olarak görmüş bir kız. O yüzden 90 yaşındaki adamın aşkı onun için bir kurtuluş gibi, çünkü kitapta kızın nasıl anlatıldığı görseniz inanamazsınız. Kızın ter kokusu bile kutsal bir şeymiş gibi betimleniyor, öyle düşünün. Bir de, kitap boyunca kız hep uyuyor, adam da hep onu seyrediyor. O uyurken ona armağanlar bırakıyor, onun için bir şeyler yapıyor falan. Böyle tuhaf bir aşk :) O yüzden bence bir okuyun, önyargılarınız yok olacaktır diye düşünüyorum.

inanirsakolurbence dedi ki...

Konu çok ilginç sırf bu yüzden okunabilir gibi geldi:)

francesca mckennitt dedi ki...

Konu çok ilginç, kitaptaki tespitler çok güzeldi bir de :) Realist ya seviyorum :)

crazywomanrosemary dedi ki...

Bak bu ön yargıyı kıracak cinsten olmalı...kitapçıma bakayım bu hafta içinde..:))

francesca mckennitt dedi ki...

Bir bakın bakalım :) Ben Alkım'dan almıştım, Can Yayınları olmasına rağmen uygundu.