15 Şubat 2012 Çarşamba

Deneyimsel Tasarım Öğretisi

Deneyimsel Tasarım Öğretisi; başarı psikolojisi eğitimi dahilinde uygulanan tekniklerin, kişilere aktarılması. Daha sade bir dille anlatacak olursak; deneysel psikologlar başkalarının yaşamlarından yola çıkarak bu davranışları grupluyor, analiz ediyor ve neden-sonuç ilişkisi dahilinde açıklıyorlar. Ve tabii ki bu durumlarla nasıl başa çıkmanız gerektiğini anlatıyorlar.


Ben, Selen Namur'un "iş yaşantısındaki başarı psikolojisi" eğitimine gittiğimde dinlemiştim bunları. En ufak bir davranış stili bile, kişiliğimiz, yaşam tarzımız ve duygularımız hakkında devasa ipuçları içeriyor. Bu ipuçlarını tanıyorsanız, başa çıkmak çok kolay. Tabii konu iş yaşantısı olunca, detay kısmı biraz daha farklı oluyor. Yine de, iş yaşantısı-aile yaşantısı-okul yaşantısı, tüm bunlarda takındığımız tutum, ne kadar tamamen karakteristik bir özellik olmasa da benzer şeyler. Kendi kendimize çıkarımlar yaparak, durumları birbirine benzetmek ve tüm bunların sonucunda çözümler üretmek çok kolay.


Kısacası; binlerce hayatın toplam neden-sonuç-çözüm'lerini, kendi hayatınıza uygulamamız  mümkün. Önemli olan sorunları saptamak, kendimizi tanımak ve ona göre çıkış yolu bulmak. 

26 yorum:

mon clementier dedi ki...

cok eneteresanmis gercekten
aslinda hersey bir yonetim
herzaman istediklerimizi yapamayizki

Mr.E dedi ki...

Bu ve buna benzer eğitimlerin çok faydası oluyor

mesela ben bir iki tane böyle şeyden sonra artık insanların hareketlerini eylemlerini 1-2 adım sonra neler yapabileceklerini kestirir oldum ki çoğu zaman ben anlarım ;) diye kafa bile buluyorum insanlarla :)

francesca mckennitt dedi ki...

mon clementier; tabii ki her zaman istediklerimizi yapamayız :) bunun farkında olup isteklerimizi de ona göre sıralamamız gerekiyor :)

francesca mckennitt dedi ki...

Mr.E; di mi :) tabii tahmin edebiliyor olman o insanların da şeffaf olduğunu, ya da isteklerini doğru yansıtabildiklerini gösterir, o da bir şeydir:) [pollyanna bakış açısı...]

Mr.E dedi ki...

İpuçları doğru değerlendirmek diyelim pollyanna olma :P :D

francesca mckennitt dedi ki...

Malumatfuruş! :p

Mr.E dedi ki...

Malumatfuruşsam sebebi belli :P

francesca mckennitt dedi ki...

Hahah :) artık bunun üzerine de ne diyeyim, boşuna söylemiyoruz...

Bir İnce Ses dedi ki...

Ben kobay olurum benim de davranışlarımı incelesinler. Yeni bi tür olduğumu düşünenler var :)

inanirsakolurbence dedi ki...

Benim için uygulaması çok zor bi öğreti:)

francesca mckennitt dedi ki...

Bir İnce Ses; ne bakımdan yeni bir tür? Bence kadın-erkek ilişkileri bakımından çok tanıdık davranışlar sergiliyorsun blogunda okuduğum kadarıyla. Ama diğerlerini bilemiciim elbette:)

francesca mckennitt dedi ki...

inanırsakolurbence; neden öyle dedin ki şimdi? Bence sen bunu hayatına uyguluyorsun gayet, benim tanıdığım inanırsak böyle biri çünkü:)

inanirsakolurbence dedi ki...

Bununla ilgili eğitime katılıp ordan bir şeyler öğrenip hayatımda uygulayacak bi insan değilim o anlamda söyledim:)Deneyim esas benim için.Yaşadıkça öğreniyorum bişiler:)

francesca mckennitt dedi ki...

Ama zaten genel anlamda eğitimin amacı bu :) Yaşayarak, kendi hayatından yola çıkarak öğrenmen esas:) Diğer hayatlar yardımcı faktörler:)

Kulisteki İnsan dedi ki...

İnsanın kendisini tanıması... Kendisini analiz etmesi... Kendisi ile yüzleşmesi... Gerçeklere tanıklık etmesi... Galiba hayatta düzgün ve tutarlı hareket etmenin tek yolu insanın kendisini tanımasında ve gerçekleri ile yüzleşmesinde geçiyor. Bulunduğu ortam ne olursa olsun kendisi gibi davranmasının ön koşulu bu olsa gerek... Ama benim bu konuya bakışımı biliyorsun Francesca :)
İnsanlar hayatın onlara verdiği rolleri, kostümleri, replikleri ile kalmayı tercih ediyor. Gerçek kendileri olamıyorlar. Peki başkası seni sana anlatacak kadar tanıyorsa? :)

francesca mckennitt dedi ki...

Kulisteki İnsan; kesinlikle, kendin gibi davranmanın yolu bu bence de. Ama maalesef ki, her zaman kendimiz gibi davranamıyoruz, malum sahne mevzusu. Ancak, her zaman kendimiz gibi davranmadığımız halde, kendimiz gibi davrandığığımız nadir anları gören, yaşayan, ipuçlarını yakalayan ve analiz ederek yorumlayan birileri varsa hayatımızda, işte bu mükemmel bir şeydir :)

crazywomanrosemary dedi ki...

Proje döngüsü çalışmalarda benimde denediğim(Yakın çevremde)şeyler olmuştu..Sürdürebilirlik olduğunda pekiştirdiğinde insana iş yaşamında yarayacak çok şeyler çıkabiliyor

crazywomanrosemary dedi ki...

Ama bloğun boynunu büküyorsun..İstanbul film festivali başlayacak azıcık tüyo verirsin artık..

Umarım iyisindir..:)

francesca mckennitt dedi ki...

İyiyim iyiyim ama çok yoğunum, cidden vakit bulamıyorum şu sıralar. Sanırım nisan ortası gibi bloga geri dönebileceğim, bilgisayar başına oturamıyorum :/ umarım iyisindir sen de, herkes, kimseye bakamadım :)

crazywomanrosemary dedi ki...

TAMAM SORUN DEĞİL..ÖNEMLİ OLAN İYİ OLDUĞUNU BİLMEK..ÇALIŞMALARINDA KOLAYLIKLAR SENİNLE OLSUN FRANCESCA..:))

crazywomanrosemary dedi ki...

Francesca' nın bilgilendiren yazılarını özledim ki..:))

francesca mckennitt dedi ki...

Şimdi yazı yazmak üzere girdim bloga :) Unutmadığınız, sürekli yazdığınız için çok teşekkür ederim :)

Adsız dedi ki...

dtö'de hipnotik dil kalıpları ve kültlerin/tarikatların beyin yıkama yöntemlerinden kullanılıyor. bu iki konuda biraz araştırma yaparak eğitime katıldığınızda aynen onların dediği gibi herşeyi bir illüzyon olduğunu görebilirsiniz. masum bir eğitim değil.

francesca mckennitt dedi ki...

Doğru, zaten "ikna yöntemleri" "nasıl insan yönlendirilir" diye başlıklar var eğitimin içinde. Masum işler için kullanılırsa masum kalabilir diye düşünüyorum :) Eğitime gelenlerin tamamı iş hayatında yaşadıkları ikna etme problemi, patronlarıyla yaşadıkları sorunlar vs gibi şeylerden bahsetti mesela.

Adsız dedi ki...

Tam olarak nasıl bir eğitim bu

francesca mckennitt dedi ki...

Başka insanların deneyimlediği neden-sonuç ilişkilerinin aktarılması olarak özetlenebilir belki basitçe.