26 Ocak 2012 Perşembe

Yapıbozumculuk ve Muhalif Sinema

Yapıbozumculuk; anlamını içinde bulunduran bir kelime. Var olan tüm kalıplara karşı, tüm tezlere karşı antitez oluşturma çabası. Jacques Derrida, Alter, Joseph Campbell gibi, kültürel iktidara karşı muhalif olma çabası. "Kendini yorumlama çabası gütmeyen, bunun için çeşitli eylemlerde bulunmayan, tutarlı ve belirli bir -izm- olmayan düşünme yöntemidir." olarak da tanımlanmakta. 



Muhalif sinema denilince; standart sinema taktiklerinin dışında çekilen filmler bu bölümü oluşturuyor. Yapıbozumculuğun sinemaya yansımış hali yani. Genellikle Hollywood filmlerindeki "kahraman", kahramanın ormana girişi (olayların başlangıcı), kırılma noktası ve kahramanı tetikleyen bir şeylerin oluşu. Sonuçta gerçek anlamda "kahraman" oluşu mevcut. Muhalif sinemada ise anti-kahramanlar öne çıkıyor. Kahraman sayılacak özellikleri olmayan, sıradan insanlar. Başlangıç olarak genellikle "Bisiklet Hırsızları" filmi sayılmakta. Kısa film olarak da "Balyoz"dan bahsediliyor.


Bu bilgileri KMO'daki "Yaşama dair cumartesi söyleşileri"nde Handan Öztürk vermişti bizlere. Derken, Hasan Demirtaş-Haydar Demirtaş'a ait olan "Babam Tarih Yapıyor" kısa filmini izledik. Yapıbozumculuğun örneği olarak, filmde hiçbir kahraman yok. Hemen herkes eşit roller alıyor ve doğudaki "ortak yaşam" sunuluyor. Arap, Kürt, Türk, Ermeni, Süryani, hepsinin ortak ve farklı noktaları gösteriliyor ve kim ne anlamak istiyorsa onu anlıyor.


Belki bunu bir kavram olarak algılamak yanlış olur. Ne de olsa hiçbir -izm- bulundurmuyor dedik. Her şeye rağmen, karşılıklar da bir gerçeklik oluşturur vakti geldiğinde. Tüm zaman dilimlerinde yapıbozumcu olabilmek dileğiyle.

14 yorum:

guzelgul dedi ki...

ne güzel bir blog (sanata önem veren bir kisi daha) cok sevindim hemen takibe aliyorum :)

Mein Blog/Blogum

francesca mckennitt dedi ki...

Teşekkür ederim, ben de tıklayınca bir mutlu oldum zira hem Türkçe hem Almanca bir blog :) Almanca beni biraz uğraştırıyor da, benim için faydalı olacak okumak :)

Kulisteki İnsan dedi ki...

Bu dünyada sonu -izm ile biten bir sürü akım gördü insanoğlu... Ve hala da görmeye devam etmekte... Hayatın zorladığı herşeye karşı olmaktır bence yapıbozumculuk :) Ve son cümleni diliyorum bende insanlığa: Tüm zaman dilimlerinde yapıbozumcu olabilmek dileğiyle...

Kulisteki İnsan dedi ki...

Hep düşünmüşümdür... Hollywood mu yaşamdan etkileniyor, yoksa yaşam mı Hollywood'tan??? Uzun yıllardır Hollywood'un, insanları ileri ki dönemlerde karşımıza çıkabilecek şeylere hazırlamak adına çalışma yürüttüğüne inanıyorum. Bir icat, ya da bir teknolojik gelişme, ya da toplumsal bir değişiklik gerçekleştiriliyor ya da hazırlığı yapılıyor birileri tarafından ve bu Hollywood tarafından senaryo haline dönüştürülüyor. Sonra film olarak karşımıza çıkıyor. Milyonlar izliyor ve etkileniyor. Hatta filmde geçen bazı şeylerle ilgili "waaavvs" teknolojiye bak diye cümleler kuruluyor. Aradan yıllar geçiyor ve bir bakıyoruz yıllar önce o filmdeki birşey hayatın içinde kullanılmaya başlanmış ya da toplumsal bir ilişki o filmdeki gibi şekillenmiş. Ve hiçbirimiz farketmemişiz olup biteni... Köprünün altından sular akmış gitmiş...Bu sebepten kahramansız filmler, gerçek hayatı yansıtıyor bence. Kahramanlı filmler ise hayatın bize zorladığı yaşamları...
Eline, kalemine, beynine ve yüreğine sağlık Francesca...

francesca mckennitt dedi ki...

Kulisteki insan; bence de, yapıbozumculuk her anlamda kalıpların dışında yaşayabilmektir:) sınıflandırmaların da bir sonu olmalı...

francesca mckennitt dedi ki...

Kulisteki insan; bana göre yaşamlar Hollywood'dan. Ne de olsa, lüks ve -sözde-mutlu yaşamları görüp de özenmeye alıştırıldık, Hollywood da tam olarak bunu yapmıyor mu, kahraman olmaya itelemiyor mu insanları? Ve dolayısıyla kahraman olamadığını hisseden insan, kapitalizmin süper hissettiren lüks oyuncaklarıyla oynamaya başlıyor, sınırsız ihtiyaçlar meselesi :)

Eline, kalemine, beynine ve yüreğine sağlık... :)

inanirsakolurbence dedi ki...

Son dileğine tamamen katılıyorum:)

Filmleri marak ettim listeye aldım:)

francesca mckennitt dedi ki...

Sen de yapıbozumcusun ki inanırsak :)

inanirsakolurbence dedi ki...

Kalıplara sığmam taşarım diye noktayı koyayım bari:D

crazywomanrosemary dedi ki...

Bisiklet Hırsızları iyi bir örnek gerçekten..:))Kulisteki insan a son yorum yanıtın tam reel sentez sen müthişsin..senin gibi farklı,donanımlı gençliğimiz olduğunu görmek insanın içine su serpiyor Francesca..:))

francesca mckennitt dedi ki...

inanırsak; sığmıyorsun valla, ben en çok o yönünü seviyorum senin :)

francesca mckennitt dedi ki...

rosemary; estağfurullah, hiçbirimiz müthiş değiliz, olamayız :) ama yorumun beni çok mutlu etti, çok teşekkür ederim :)

izmiraktar dedi ki...

fragman

francesca mckennitt dedi ki...

Link açılmıyor.