3 Ocak 2012 Salı

Osman Hamdi Bey ve Amerikalılar Sergisi


Osman Hamdi Bey, mabedim olarak adlandırabileceğim bir yerin (İstanbul Arkeoloji Müzesi) kurucusu olan, üstelik Pera Müzesi'ne her gidişimde önünde ayrılamadığım eser olan Kaplumbağa Terbiyecisi'ni yapmış olan insan. Evet bu bakımdan benim için çok özel. Bu sergide, Türk arkeolojisinin başlangıcı ve onların deyimiyle "kesişen üç yaşam" anlatılıyor.


Fakat burada şöyle bir sorun var benim için. Özellikle, Osman Hamdi Bey'in, Amerikalı arkeologlara diploması alanında yaptığı yardımlara odaklanılmış. Assos ve Nippur'da yapılan kazılar için yaptığı görüşmelerden / Amerikan ve Türk kazılarından bahsediliyor ancak -eğer yanlışım varsa düzeltin- bu kazılarda çok ciddi tarihi eser kaçakçılıkları yapıldığına dair duyumlarım var. O sebepten kafamda soru işaretleri oluştu. Bilgisi olanlardan yorumlarını bekliyorum.



Bunu göz önünde bulundurmazsak, çok uğraşılmış, emek verilmiş. Çok detaylı belgeler toplanmış ve her konudan / her kişinin bakış açısından ele almaya çalışmışlar genel olarak. 


Osman Hamdi Bey'in diğer tabloları da oradaydı, benim en sevdiğim kısım oydu zaten. Çünkü tablolarında ışığı böyle belirgin kullanıp da doğal durmasını sağlayan pek ressam yoktur.





10 yorum:

Mia Wallace dedi ki...

fotolar ne güzel. tablo özellikle bak bayaa inceledim. ellerine sağlık franım :*

Sylvie ribeL_ dedi ki...

Han şimdi ben istanbuldayım yaa, ve hafta sonlarım boş yaa, senin şu blogunda anlattığın her yere gidesim var :D buz müzesine gitcem bu hafta sonu meselası ama gerçi sen onu anlatmamıştın sanırsam ama olsun müze müzedir..

Mr.E dedi ki...

Osman Hamdi Bey anı zamanda Türkiye'de müzeciliğin de babasıdır. Eski eser kaçakçılığı ile ilgili olarak da kazılardan gidenlerin anlaşılması üzerine "Asar-ı Atika (Eski eser) nizamnamesi" çıkartılarak eski eserlerin yurt dışına çıkartılması yasaklanarak, yapanların cezalandırılmasına yönelik bir girişimde bulunulur :)

Senenin ilk yazısının gezi yazısı olması, son postta yaptığım yorumu destekler nitelikte :)
Ayrıca gördüğün gibi ben de 2012ye ukala bir giriş yaptım...Sonumuz hayırlı olsun :P

francesca mckennitt dedi ki...

Miam; teşekkür ederiim, o sondaki ilk kazı tablolarından biriymiş :)

francesca mckennitt dedi ki...

Sylvie; git canım git, boş durma hiç :) buz müzesi tamam da, bence ondan önce gidilecek çok müze var; benim favorilerim İstanbul Arkeoloji Müzesi, Pera Müzesi(bu sergi de oradaydı), Sakıp Sabancı Müzesi ile İstanbul Modern.

francesca mckennitt dedi ki...

Mr.E; hah işte beklediğim yorum buydu! Gezerken kafamda hep bir "acaba?!" vardı, teşekkür ederim :) Hahah, hakikaten öyle durdu:) Ama ben buna 2011de gitmiştim, 2 hafta falan önce. Gecikmeli yazıyorum ya ben yazıları :) Olsun biz seni böyle kabul ettik artık :p

Mr.E dedi ki...

Ukalalığın değişmez adresi Mr.E :)
Gezi ve kitabın değişmez adresi Francesca ;)

inanirsakolurbence dedi ki...

Tablolarda ışık gerçekten ön planda sanki herşey canlanıverecek gibi.

francesca mckennitt dedi ki...

Mr.E; yok yok şaka yaptım :) hii olleey, böyle bir değişmez adres olarak anılsam ne güzel olur :))

francesca mckennitt dedi ki...

inanırsak; evet ya, sanki fotoğraf gibi, gerçeği kopyalamış gibi :)