30 Aralık 2011 Cuma

Mostar Köprüsü

Banja Luka turu bitti ve biz Bosna Hersek'in başka yerlerini gezmek üzere serbest gezimize başladık. Bu sefer bize rehberlik edecek biri yoktu, bu da yine karmaşık Boşnak sisteminde alt üst olacağımız anlamına geliyordu... 


Durum tam da tahmin ettiğimiz gibi oldu, trenle aktarma yapacağımız yeri son dakikada bulabildik, ardından aynı yolu bir daha gittik, ardından yolun ortasında tren durdu ve yolun bundan sonrasının bozuk olduğunu söylediler... Ne yapacağız derken, Mostar'a giden otobüsleri bulduk. Yaklaşık 1 saat daha, tam olarak nereye gittiğimizden emin olamadan yolculuk ettikten sonra Mostar'a varabildik. Karşımıza şu görmüş olduğunuz köy çıktı! Kafamızdaki "Köprüye nasıl gideceğiz?" sorularının dışında, bir de açlıktan ölme problemi vardı. Minnacık yerde yine İngilizce bilen insan yoktu, yine derdimizi anlatamadık. Derken "Können Sie Deutsch sprechen?" cümlesiyle gözlerimiz faltaşı gibi açıldı. Hemen çat pat kahvaltı istediğimizi söyledik ve nihayet midemize bir şeyler girebildi. Tarzanca kıvamındaki Almancamız yine bizi kurtarmıştı! 



Gördüğünüz gibi binalar hala hasar içinde. Savaş bombalarından hasar almayan tek ev şu konakmış. Artık turistik bir otel haline gelmiş ve ziyaretçilere açık. Ne tarzı yansıttığını, sadece banyosuna bakarak anlayabiliriz sanırım:


Konak dışında "Koski Mehmet Paşa Camii" var görebileceğiniz nehir kıyısında. İstanbul'da bol bol rastlayabileceğiniz bir mimariye sahip olduğundan fotoğraflamadım. Şimdi gelelim, Mostar'ın assolisti Mostar Köprüsü'ne. Her ne kadar bombardımandan sonra yeniden yapılmış olsa da, o nehir, o köprünün görüntüsü öyle masalsı ki, 15 senelik bir köprü olduğunu düşünmüyorsunuz bile.




Eskiden bu köydekiler, bir kızı gerçekten sevdiğini ispatlamak için Mostar Köprüsü'nden atlarlarmış. Köprünün yüksekliği ve nehrin sığlığını düşününce deli işi. Aah ah, şimdi nerede böyle erkekler!



Köprünün ayakları altında, taş binalarda yemek yiyebiliyor, bir şeyler içebiliyorsunuz. O kuş cıvıltılarıyla ve su sesleriyle, yüzyıllık efsaneleri dinlemek öyle keyifli ki...

16 yorum:

Mia Wallace dedi ki...

ama ne harika görünüyor öyle! binalar hasar içinde olsa da işte çok güzel. manzara harika. köprü şahane ve olsa da tarzanca almancam olsa franım :)

francesca mckennitt dedi ki...

Evet çok güzel Miam, huzur içinde bir yer orası.. Öyle bir yere nasıl bombalar yağdırılır bir de onu aklım almıyor. Olur olur, çalışırsın öğrenirsin :)

simgee dedi ki...

Bosna-Hersek'i çok merak ediyorum.Paylaştığın bilgiler,fotoğraflarda çok güzel.
umarım bu yaz gidebilirim oralara. :)

francesca mckennitt dedi ki...

simgee; umarım gidersin, gerçekten çok güzel bir yer. teşekkür ederim :)

Mr.E dedi ki...

Yeni yıl öncesi gezi yazısı yazmak bir işaret mi yoksa? :O

Bütün yıl gezeceğinin habercisi olmasın bu post?

want more fashion dedi ki...

kareler muhtesemm ben de gitsem oralara...

Dijital Günlük dedi ki...

Geziler macerasız, olaysız olmuyor genelde :) Bende çok istiyorum Bosna Hersek'i görmeyi, özellikle de Monstar Köprüsü'nü.İnşallah bir gün giderim :)

Mutlu YıllaR!

francesca mckennitt dedi ki...

Mr.E; ağzından bal damlıyor yaa, umarım onun işaretidir bu, hiç duramasam keşke :))

francesca mckennitt dedi ki...

want more fashion; umarım gidersin bir gün sen de, teşekkür ederim :)

francesca mckennitt dedi ki...

Dijital Günlük; gitmeni tavsiye ederim, sadece turistik açıdan değil, o savaş izlerini görmek insanı gerçekten düşündürüyor ve değiştiriyor. Mutlu yıllaar :)

inanirsakolurbence dedi ki...

Bu resimlerden sonra Mostar'ın kesinlikle görülmesi gereken bir yer olduğuna karar verdim:)

Bildiğim kadarıyla eskiden kızlar beğendikleri erkeklerle anlaşıp köprüye yürüyüşe gelirlermiş , yürürken bakışırlarmış:)

Mutlu yıllar dilerim Francım:)

Nida ersin dedi ki...

Mostar köprüsünden her yıl yüksek atlama yarışları alışkanlığı devam ediyor:)
Mostar'ı Bosna-Hersek te gezilmesi görülmesi gerekli yörelerinden diye düşünüyorum,, Hırvat'lar tarafından bombalanarak yıkılan köprünün Alman'ların finansmanıyle yapıldığı malum, yakın köyleri; (Blagaj ve Pocitel Köyü.) Bu köyler de Saraybosna'dan Mostar' a geçiş yolunda beşer kilometre arayla camileri Osmanlı ve medrese mimarisinin en güzel örneklerini görselleme imkanı var.

Mostar'a tur gezileri tertipleyen Tur Opr. başında Balkan-Tur geliyor ziyaret için gerekli bilgiler edinlebilir:))

http://balkanturu.blogspot.com/2009/09/tarihin-sahidi-mostarblagaj-ve-pocitel.html

K.C.S. dedi ki...

Biliyor musun ben boşnak asıllıyım. Göçmeniz. Orada yaşananları büyükler anlatıyor bazen. Dehşet verici. Bir gün bende gideceğim oralara...

francesca mckennitt dedi ki...

inanırsak; ah evet, ortam öyle güzel ki :) tarihi hissetmek dedikleri bu tam olarak sanırım :) evet öyle bir şey de varmış, duymuştum :) hepimize mutlu yıllar canım :)

francesca mckennitt dedi ki...

nida ersin; üstteki yorumların sahiplerine ulaşır bu bilgiler sanırım, teşekkürler :) bence de, görülmesi gerekir, oralara geldikten sonra. zaten en önemli yerlerden biri Bosna'da :)

francesca mckennitt dedi ki...

K.C.S.;bence de gitmelisin, hele ki oradan geldiyseniz. biz bile dinlerken çok üzüldük, gerçekten dehşet verici..