8 Kasım 2011 Salı

Bir Maraton Hikayesi

Her sene avrasya maratonu olur da çoğu İstanbullu gitmeye heveslenir. Kimisi vazgeçer, kimisi üşenir, kimisi kafasına koyup gider. Kimisi gider de yarım bırakır. 


Bazılarının sebebi sadece koşmak, sonunu görmeden. Bir rekabet olsun yeter. Bazısı da der ki, "Boğaziçi Köprüsü'nden yürüyerek geçsem yeter."


Hayat da bir maraton değil mi? Kimimiz yaşamaktan vazgeçiyoruz, kimimiz yaşamaya üşeniyoruz, kimimiz kafamıza koyup da didiniyoruz pek çok şey için. İşte, karakter de bu noktada devreye giriyor. Bazılarımız sırf o rekabet için yaşıyor, bazılarımız tadını çıkarıyor. Bazılarımızsa sadece "yaşadım" demek için yaşıyor.


Herkesin maratonu farklı. Önemli olan dönüp de arkamıza baktığımızda pişman olmamak. "Ben; çevremle kendimin toplamıyım" diye bir söz var ya, kendi yapımız, etrafımızda gelişen olaylar, hepsi bir şekilde şekillendiriyor bizleri. Başka bir dünyanın cennetini ya da cehennemini kendi ellerimizle yaratıyoruz. Aslolansa kendi yazdığımız satırlarda boğulmamak.

22 yorum:

Kısaca Fd dedi ki...

gözümüzü kapatsak herşey kayboluyor mu? Hayır herşeyin aynı yerinde olduğunu biliyoruz. herşeyin devam ettiğini de. o halde gördüklerimiz değil hayat. zihnimizde yarattıklarımız. kapatınca gözlerini kaybolmayandır.

inanirsakolurbence dedi ki...

Komik olansa kendi oyunumuzdaki dramlara gülecek olmamız:)

Geçen sene maraton esnasında ben ingilizce kursuna gidiyordum İstanbul'da hey gidi günleer:D

Nida ersin dedi ki...

Yaşam süreci, insanın özünü oluşturan emeğin, kendini,, kanıtlamasını engelleyen baskıcı ve zorlayıcı bir içeriğe sahiptir.
Kapitalist bir toplumda zorunlu bir faliyet olan çalışma, insanın yeteneklerini kısıtlamakta sefalet ve umusuzluğu güçlendirmekte kendi varlığını reddine ve düşünceler içinde boğulumuna sebep olmaktadır.
Biz ne istediğimzi biliyormuyuz? hayatımızın yaşamsal iplerini ellerimizde tutuyormuyuz? yoksa aldığımız karaların sonuçlarını cesaretle karşılayarak, olumsuzluklarla boğuşmak yerine, yabancılaşmayı mı tecih ediyoruz,.
Yaşam kaygıları minval değişimine uğradığında marotonun nihayi km sine ulaşamayı yaşamsal kaygılarımızla örtüştürüyormuyuz ki! kendimizi,, içgüdümüzle sorgulayıp hayat yarışında başarıları yakalayalım :)

francesca mckennitt dedi ki...

Kısaca Fd; bu ne güzel yaklaşım. Gözümüzü kapattığımızda kaybolmayanlar :) Çok hoş.

francesca mckennitt dedi ki...

inanırsak; ben geçen senekinde hastaydım bu sene de işim vardı. Hep bir şeyler çıkıyor :) Sen ne ara ingilizce kursuna gitmişsin yahuu :)

francesca mckennitt dedi ki...

nidaersin; işte yaptığımız tüm eylemler bu amacı bulmaya yönelik. Bence çalışma zorunlu olmalı, ancak şu haliyle değil. İnsanlar çalışmaktan yaşamayı unutuyorlar, insan olduklarını unutuyorlar.

inanirsakolurbence dedi ki...

Ayy hani yükseğe gircektim de kpds için esoşla istanbulda kursa gitmiştik:) bi sene olmuş yaa sen demesen farkında bile değilim:)

francesca mckennitt dedi ki...

Aa evet tamam uyandım şimdi :) Yüksekten vaz mı geçtin tamamen?

inanirsakolurbence dedi ki...

evet şimdilik bıraktım.devam etmeye niyetlenirsem tekrar gireceğim sınavlara , o bölümü sevmediğime eminim:) yakın gelecekte yüksek planım yok.dün yeni bi sınav duydum marka-patent vekilliği için çok az bir zaman var ayın 26'sında sınav ama yine de girmeyi düşünüyorum.birden önüme çıktı çünkü süpliz oldu:)

bunlar dışında kpss var işte asıl olayım o olcak bu yıl.içime ikinci üni okuma dürtüsü geldi devam zorunluluğu olmayan bir bölüm araştıracağım ki bunlar genellikle hukukta var:P ya da çerezlik bişiler seçeceğim sanat tarihi bile var aklımda.çok karışık mevzu daha tam olarak araştıramadım zaten.ikinci üniyi kazanıp dondurabilirim duruma göre bakıcam:D

francesca mckennitt dedi ki...

Bence de, sen yaratıcılığını kamçılayan bir şeyler yapmalısın. Yüksek ya da 2. üni olmasa da hayatında bu olmalı bence :)

inanirsakolurbence dedi ki...

Zaten benim için önemli olan ufkumu genişletmek:) sıradan memurlukla kendimi köreltmeye hiç niyetim yok bunun yanında ekstralarım olmazsa ben sıkıntıdan ölürüm:D

francesca mckennitt dedi ki...

Zaten tek bir iş yapamazsın ki, kesmez seni :D

inanirsakolurbence dedi ki...

evet bak bu doğru tespit:D

francesca mckennitt dedi ki...

Hehehe :)

Sylvie ribeL_ dedi ki...

Hayat okadar zor ki bence her insanın pişmanlıkları vardır, o pişmanlıklar bize bir şeyler öğrettiği düzeyde pişmanlık olmaktan feragat ederler ... çok güzel yazmışsın canım ..

deeptone dedi ki...

ah fran baksana bu yazı derler ya tokat gibi. durdurdu ve düşündürdü.
hele o çevremiz ve kendimizin toplamı. az yazdın ama tam onikiden vurduğun bir yazı bu.

eh boşuna my alltimebest değilsin.

francesca mckennitt dedi ki...

Sylvie; bence de, herkesin pişmanlıkları vardır; yoksa problem vardır zaten :) Önemli olan bunlardan ders almak, teşekkür ederim canım.

francesca mckennitt dedi ki...

deep; mm siz beğendiyseniz güzeldir monsieur, ne de olsa boşuna mostbest değilsin :)) çok teşekkür ederim, mutlu oldum okuyunca :)

deeptone dedi ki...

alla alla sensin mösyö şey madmazel sensin bestmost. çok uçuk kazçıksın ondan özgürlük mavisisin. çok selbestsin ya. ele avuca sığmıyosun ya. bağımsızsın ya. bilok ailesinin özgür ruhlı kızı. hi hi hi. kikir kikir.
:)
ama bu yazın senin en iyi yazılarındandı.

francesca mckennitt dedi ki...

Vay be ben ne uçuk kaçıkmışım da haberim yokmuş :p Demek ki öyle bi izlenim bırakıyorum hımhımm :)

3 dakika sürdü en fazla yazmam, çok dolmuşum galiba :))

deeptone dedi ki...

:))) evet bi de kısalttın yazıları zaten. güzel de oldu. yakında atasözü yazacaksın zaten.
:))))

francesca mckennitt dedi ki...

Hahah atasözünü bilemem de fransözü yazabilirim bak :p (uyku gelince yapılan iğrenç espriler...)