19 Kasım 2011 Cumartesi

12. İstanbul Bienali

Sonunda vizelerim bitti ve kafam rahatladı da geri gelebildim bloguma. Bienali yazmak için neredeyse 1 aydır bekliyorum, özellikle bitmesini bekledim ki gitmek isteyenler için sürprizi kaçmasın.






Bienal'in anlamı "her bir diğer yıl" imiş. Yani bu kapsamda düzenlenen etkinlikler 2 yılda bir oluyor. Ancak bildiğim kadarıyla farklı kurumlar tarafından olduğu için, biz her sene bienallere gidebiliyoruz İstanbul'da. İstanbul Modern Sanatlar Müzesi de, gerçekten çok beğendiğim ve etkinlikleriyle göz kamaştıran bir müze. Ayrıca bienalin üniversite öğrencilerine ücretsiz olması da güzel bir jestti. 



Bu çalışma benim en sevdiğim çalışmaydı. Sonuçta biz tarihi bize aktarıldığı şekliyle biliyoruz, gerçek olan hakkında bir fikrimiz yok. O halde tarih bir hikayeden ibaret, burası da olmayan tarihin kütüphanesi.




Tam da pantisokratlarla ilgili bir kitabı bitirmişken, onların bölümüne uğramam pek hoş oldu.


(Birbirinden ayırt edilemeyen bir örnek askerler)






20 yorum:

Mr.E dedi ki...

Bak ben de gidip yazmamıştım bienal'i
bu sefer ortak gezmişiz bir yeri ama yazıya dökmek sana kısmetmiş, eline sağlık :)

francesca mckennitt dedi ki...

Aynı anda aynı yapıta doğru "adam yapmış yaa" demişizdir, olamaz mı olabilir :))

Mr.E dedi ki...

Ben ülkelerin alfabetik sıralamasını beğenmiştim mesela :)

francesca mckennitt dedi ki...

Benim en çok beğenip de önünde durduğum o no history idi işte :) Bir de hani bir fotoğraf sergisi vardı gaylerle ilgili, aids bölümünden önce, gördün mü, orada çok güldüm ama tabii +18 olduğundan çekemedim fotoğrafları :)

Mr.E dedi ki...

Gördüm gördüm, iki salonu da gezdim ben :)

Mia Wallace dedi ki...

aa ne kadar güzel. kıskandım seni fran'ım ve yine her zaman ki gibi çok güzel anlatmışsın :)

francesca mckennitt dedi ki...

Mr.E; ben dee :) Biz niye hep aynı yerleri geziyoruz yahu, komik olan da hep tesadüfi olması :D

francesca mckennitt dedi ki...

Miam, hayret sen de gitmişsindir diye düşünmüştüm oysa :) Hihi teşekkür ederim :)

Mr.E dedi ki...

"Great minds think alike" diye sevdiğim bir söz var ^.^

francesca mckennitt dedi ki...

Mm sevdim bu sözü :)

deeptone dedi ki...

bazı arkadaşlar buna binali diyor.
:))))

bu yazı bir fran klasiği bence.

life garage sale.
:)))))

fakat tarih ile ilgili sözlerini en çok sevdim.
:)

JG dedi ki...

gezebilmiş olmayı isterdim. neyse sayende bir kısmını da olsa görmüş oluyoruz, ellerine sağlık:)

francesca mckennitt dedi ki...

Hihihi binali :))

Galiba blogumun temelini bu yazılar oluşturuyor :) Ah o çalışmayı çok beğendim, çok sade ve vurucuydu. Boş bir odada bir raf var, içinde sadece "no history's library" yazan kitaplar var, çok yaratıcı :)

francesca mckennitt dedi ki...

JG; yorumun spam olarak gelmiş, şimdi fark ettim kusura bakma olur mu. Teşekkür ederim, artık görev haline geldi bu işler bende :))

Dışavurum dedi ki...

Atlamışım No History bölümünü, anlamlıymış gerçekten.
Her sene olmuyor ama Bienal, Sponsoru Koç ve 2 yılda bir oluyor. Bir önceki 2009'daydı.
Yada ben kaçırdım geçen sene de bir şey vardıysa :)

crazywomanrosemary dedi ki...

Özlemişim bilgilendiren yazılarını..;) Sınavlarını da geçirmenin rahatlığını ta buradan hissedebiliyorum..

francesca mckennitt dedi ki...

Dışavurum; ben geçen seneye ait bir bienal hatırlıyorum ama Koç'unki değildi tabii ki, üzülmüştüm çünkü gidemeyince :) Evet evet çok güzeldi:)

francesca mckennitt dedi ki...

rosemary; hihi ben de böyle yazmayı özledim:)

wendy dedi ki...

Ah evet bienal gerçekten çok güzeldi. Ve iki dip not düşeceğim, fotoğrafını çektiğimiz/koyduğumuz şeylerin neredeyse hepsi aynı.

İkincisi de kelime anlamı olarak bienal, bi-annual'dan geliyor. Annual yıllık demek bi de bildiğimiz gibi biseksüel bikarbonat gibi. Haliyle iki yılda bir mesela. Heheh bunu da pragda bienalde öğrenmiştim.: )

francesca mckennitt dedi ki...

Bütün detayları öğrendik demek bienal hakkında :))

Demek ki zevklerimiz örtüşüyor :)