24 Haziran 2011 Cuma

Tayfur

Bazen doğayla bütünleşmek lazım.






38 yorum:

inanirsakolurbence dedi ki...

doğa iyi geliyor insana değil mi frantoş:)

francesca mckennitt dedi ki...

Çoook :) Ben oradayken çok mutluyum da eve gelince kaşıntı tutuyor :))

inanirsakolurbence dedi ki...

bu aralar o kaşıntı beni de tutuyor ev iyice basmaya başladıı:D vee istanbulun yarısı gözümün önünde tatile gitti bugün ben sadece izledim:D

francesca mckennitt dedi ki...

:)) Yok yani beni gerçek anlamda kaşıntı tutuyor. Bu böcekler bilmemneler içinden bir şey alerji yapıyor sanırımm ama çözemedim. İstanbul'un yarısı derken?

inanirsakolurbence dedi ki...

hahaa ben tebi yoldan geldim kafam bulanık kaşıntıyı mecaz olarak anlamışım:D
yani diyorum ki bavulunu alan hava alanına doğru yol alıyor istanbulda.bugün o kadar çok insan gördüm ki tatile giden özendim yaniii:D

francesca mckennitt dedi ki...

Hadi ya. İyi ki görmemişim ben o insanları :p Neyse ki fabrikada çok eğleniciim bütün yaz staj yaparak :p

inanirsakolurbence dedi ki...

ben de hastanelerde eğleniciim:D

francesca mckennitt dedi ki...

Vallahi yarışıyoruz eğlenme konusunda di mi:D

inanirsakolurbence dedi ki...

feci halde:D ama ben yine de staja razı olurdum:)

francesca mckennitt dedi ki...

Sanırım ben de olurdum ama senin de hastane durumun hafifledi artık :)

inanirsakolurbence dedi ki...

evet vala iyi oldu böyle:) kan sonuçlarında da olumlu etkiyi gördük rahatladık:D

crazywomanrosemary dedi ki...

ilk foto sanki masal kahramanları gibi
sarmaş dolaş olmuş gibi,kelebekli olanı çok güzel yakalamışsın..3. fotoda ağacın dokusunuda güzel yakalamışsın..

çilek değil ama o kirazları rahatlıkla yerim işte..renkler ne kadar iştah açıcı..:))

francesca mckennitt dedi ki...

inanırsak; demedik mii demedik mii :) Hep beraber totem yaptık hihi :)

francesca mckennitt dedi ki...

rosemary; teşekkür ederiim :) hadi koş git kiraz ye biraz :))

K.C.S. dedi ki...

Bazen değil sık sık doğayla bütünleşmek lazım (:

Nida ersin dedi ki...

sizin günü birlik tatil yaptığınız yer şarköy-eriklice köyü olabilir mi?
böçek, sivrisinek, natur biyolojik doku, ve doğa ile bütünleşme... hahha diyecem, çektiğin acıya, kaşıyarak kabarttığın tenine, bi o kadar yara bereye "bir dalda iki kiraz" türküsü merhem olabilir mi?
pınmıyorsun dimi latife ediyorum..işte budur gerçek hayat, bu değişik argumanlar, hatıralarda yıllarca tazeliğini koruyacak, eriklice macerası olarak beleğinde yer edecektir.:))

francesca mckennitt dedi ki...

K.C.S; Fırsat oldukça lazım, anca zaman oluyor :(

francesca mckennitt dedi ki...

Nida Ersin; yok yok Keşan-Erikli benim dediğim yer, sahilde bir yazlık yer. Ama bu fotoğrafların ilk üçü Gelibolu'da, Tayfur Köyü diye bir köy var göletin kenarında, orada yaklaşık 300 yıllık bir çınar ağacı var, ona ait. Sonuncu kiraz da, yine Gelibolu'da Kömür Limanı diye bir yer var, Şeytanköy de derler, inanılmaz bir manzarası var ve denizi dalışa çok müsait, çok güzel. İşte o yoldaki bir ağaç. Ayy amma da anlattım :) Hihi evet, olamaz mı olabilir :)

Nida ersin dedi ki...

Selen; anlatı zahmetine tşk.ler, saros ta olduğunu anca kavrayabildim, yarım akıllıyım yahu:'( ama, ben anlatamıyorum ki burdaki -yakın çağ- macerlarımı, soran yok:( bende gizlerime tutsak ettim serüvenlerimi. ehh ne yapayım, benimle beraber yaşlansın kazdağında ki bayık anılarım:))

francesca mckennitt dedi ki...

Estağfurullah o ne demek. Anlatın istediğiniz kadar, ben dinlerim :)Bir blog da siz açsanız keşke. Konuşur, yorumlarız :)

Nessuno dedi ki...

Bu fotoğrafları da sen mi çektin; böyle yakın plan doğa çekimleri doğaya yabancılaşan insan için bir tür mesaj aslında, sanki şöyle diyor "gel ve bana dokun" ağaç öyle diyor :)

francesca mckennitt dedi ki...

Hı hı, ben çektim. Di mi, bana da öyle diyor gibi geldi:) O zaten dağın tepesinde, etrafı çok ıssız ve yalnız 300 senedir.

Rory dedi ki...

Agac süper ötesi ya:S:)

Simdi orda olmak vardi v.cv.

deep dedi ki...

eveeet ya ne haklısın.
doğadan ne uzaklaştık ama.
uzaklaştıkça biz de yapaylaşıyruz sanki.

4 temmuz dek kal orda.
:)
sona faprikaya.

francesca mckennitt dedi ki...

Rory; 300 senedir orda olduğuna göre, daha bayağı duracak demektir; buralara geldiğin bir gün belki.. :)

francesca mckennitt dedi ki...

deep; ı-ıh İstanbul'a dönmek zorundayım. Staj belgeleri, bir de geçici olarak başka yerde kalacağım uzak diye. Onlarla uğraşmam gerek. Bugün yine börtü böcekleydim :))

inanirsakolurbence dedi ki...

frannes o zaman bugün yine kaşıntı tuttu:D

francesca mckennitt dedi ki...

Hoşgeldin speedy :) Sorma gitsin, ölüyorum :D

inanirsakolurbence dedi ki...

hoş bulduum:D ben de ölüyorum ama faranjit oldum ondan:) bütün kemiklerim acıyo:)

francesca mckennitt dedi ki...

Aaa geçmiş olsun. Yatıp dinlensene ne işin var burada :)

inanirsakolurbence dedi ki...

yatıyorum işte laptop açık blog borsasını takipteyim:D

francesca mckennitt dedi ki...

Hahah :) O da doğru:D Ya benim kumanda paneli düzgün çalışmıyor sanırım. Çoğu yeni yazı çıkmıyor, hep elimle kontrol etmem gerekiyor. E her blogun adresini bilemeyeceğime göre, bu işler aksıyor :/

inanirsakolurbence dedi ki...

halla halla neden öyle oldukine:/ blog sorunları can sıkıyor yahu

francesca mckennitt dedi ki...

Rvet ya bir türlü düzelemedi. Bilmem ki, o sansür döneminde bozuldu sonra hep böyle :/

inanirsakolurbence dedi ki...

yardım panelinden forumlara ulaşıp bi sorsan belki bir bilen çıkar

francesca mckennitt dedi ki...

Hımm olabilir, sorarım :) Bulunur belki birileri.

Sweet Sunshine dedi ki...

ehe fran çiçeğim :)
çok güzel fotoğraflar, ben de rosemary gibi ilkini çok güzel buldum.ilginç... :))

ah işte ben yine.
evet herkese açıklamak zorunda kalmak biraz utandırıcı "beni takip edin " der gibi... ama napayım haber vermek istedim sizlere.

şey..
ehi.
işte yeni hazal karşınızda.
http://thesmileofsunshine.blogspot.com

francesca mckennitt dedi ki...

Hoşgeldin hazalcık :)
"çiçeğim" kelimesini görür görmez anladım zaten sen olduğunu, aldım bile takibe :)