7 Haziran 2011 Salı

Ortaya Karışık Mim

ribelleeedeepMr.EMia tarafından piyasadaki bütün mimler(o da ne demekse) yollanmış ve de ben tembelliğimden biriktirmiş olduğumdan hepsini teker teker yapıciim.


*Yalan ile ilgili ne düşünüyorsunuz?


"Hiç yalan söylemedim." diyen birisi kesinlikle yalan söylemiştir diye düşünüyorum. Yaşam koşulları gereği, maalesef ki hepimiz birer maskeyle dolaşmak zorunda kalabiliyoruz. Bu maskeyi gerçek anlamda maske olarak kullanıp kullanmamak bizim elimizde. Bazıları var ki tamamen o sahte suratıyla bütünleşip gerçek özünü kaybedebiliyor. Açıkçası ben zorunlu durumlar haricinde yalan söylenilmesine karşıyım zira yalanın boyutu büyüdükçe gerçekler bizden uzaklaşıyor. Her şeyi olduğu gibi anlatmak ve şeffaf olmak, her zaman hafiflik ve huzurluk getirir bana göre.


*Sabah hangi şarkıyla uyanmak istersiniz ve "asla bıkmam" dersiniz?


Vallahi düşündüm de o kadar çok şarkı var ki sevdiğim, seçim yapamadım. Ama manevi anlam yönünden -annemle bizim şarkımız- hiç bıkmayacağım; Farid Farjad- Violin Song olabilir.


* Nelere gıcık olursunuz?


Takıntılı bir insan olmam dolayısıyla bir sürü gıcık olunan şey sıralayabilirim. Şöyle ki:


-Çantamdaki eşyaların büyüklük sırasına göre durmuyor oluşu.
-Yüksek sesle konuşan insanlar. 
-Övünmeyi çok seven insanlar.
-Kararsız oluşum.
-Biraz fazla duygusal oluşum.
-İnsanların bilmediği konularda atıp tutması, bir de entelektüeliteyle dalga geçmeleri.
-Bir şeyleri unutmaya başladığımı fark etmek.
-Yükseklik korkumu bile bile arkamdan ittiriyormuş gibi yapıp kahkaha atmaları. Komik mi?


Şimdilik bu kadar hatırlayabildim. 

36 yorum:

Mia Wallace dedi ki...

tatlı fran.

ikidir blogun hata veriyor sayfanda sorun çıkıyor kapatıp açıyorum :S
temayla mı alakalı acaba :(

sonra mimleri çok güzel yapmışsın valla haklısın bu aralar bir mimdir gidiyor :)

annenle ikinizin şarkısı olmasına özendim harika bir şey bu!

ve ben de o yükseklik korkusuyla ilgili addeye katılıyorum. komik değil çok da fena off o düşme hissii..

:)

Sylvie ribeL_ dedi ki...

yaa buara hep kitap yazan bloggerlara raslıyorum, ama ben hep senin bir yazar olabileceğini düşünürdüm hep, halada düşünüyorum .. ama sebebi yok hissiyat sadece.. mimleri yaptığına sevindim, o yalanların gerçekle bütünleşmesini bazen yaşıyorum ben, dediğim gibi çocukluğum aileme çok yakın geçmediği için ylan sölemek zorunda kalırdım, şimdi bazn ozamanlarda bi anı düşününce ulan bu yalanmıydı gerçekmi diye düşünüyorum bazen :D:D

francesca mckennitt dedi ki...

Mia'cık!
Demek ki blogda sorun var ya, diyorum neden yazılarımı kimse okumamaya başladı, yorumlar gelmiyor :)

Nasıl düzeltebiliriz ki ben de bilmiyorum:S

Evet ya hiç sevmiyorum. Elli kere aynı şaka da yapılmaz yani!

Severiz annemle:)

francesca mckennitt dedi ki...

ribelle; aslında onu ben de hep düşünürüm:) Zaman neler gösterir bilmiyoruz ki. O nereden çıktı şimdi?

Hihi di mi ne kötü. Yalanla gerçek karışmış. Ama bu aslında seninle alakalı değil, toplumsal baskı ile alakalı. Mecbur kalmışsın belli ki.

particle dedi ki...

Ehehe çantandaki eşyaları büyüklük sırasına göre nasıl diziyosun merak ettim, karışmıyo mu:)zor olsa gerek=)
Yüksek sesle konuşan insanlar ve övünmeyi seven insanlara aynı hissiyatı beslemekteyim. sinir bozucu!
İnsanların korkularıyla ya da zaaflarıyla dalga geçip üstüne gitmek ise en fenası. Evet, komik değil ama çok eğleniyolar nedense.

francesca mckennitt dedi ki...

Mesela çantada kitap ya da defter varsa o en arkada durur. Birden çoksa en büyük olan en arkada, diğerleri boya göre sıralanacak şekilde. Kalan eşyalar da en önde durur. En arkada hiçbir zaman küçük bir nesne kalamaz:))

Bana da çok itici geliyor. Ayrıca korkuyorum ne yapayım elimde değil:/

inanirsakolurbence dedi ki...

Sana çanta düzenleyici lazım Francım eşyaları boyuna göre dizersin:)

francesca mckennitt dedi ki...

O neymiş öyle:)

inanirsakolurbence dedi ki...

Bak buldum bi tane:) http://www.pasaj.com/canta-duzenleyici-kirmizi/179954

francesca mckennitt dedi ki...

Hımm mantık güzel de, bunun kendisi de çanta gibiymiş zaten :)) Daha küçük boylarda bir şeyler olsa mesela, güzel bir fikir. İşe yarar:)

inanirsakolurbence dedi ki...

evet senin gibi insanlara lazım:D derli toplu olsun her şeyin:P bana verseler kullanmam bunu o çanta illa çöplük gibi olcak:D

Buket dedi ki...

aaa evet yukarıda varmış ama ben de çıkmıyor.niye böyle sorunlar var blogta , bilen var mı??

francesca mckennitt dedi ki...

inanırsak; yaa aslında ben o kadar dağınık bir insanım ki:) ama işte bazı takıntılarım var. Çanta dağınık oluyor hep gıcık oluyorum. Onun dışında bilgisayarım düzenlidir, blogum düzenlidir, notlarım düzenlidir falan. Odam darmadağınık misal. Ne bileyim dengesiz:)

francesca mckennitt dedi ki...

Buket; bilmiyorum ki, Mia da bloga 2 gündür giremediğini söyledi. Zaten birkaç gündür ziyaretçi sayısında bayağı azalma var farkındayım. Neden olduğunu ben de anlamadım:(

inanirsakolurbence dedi ki...

Benim de odam darmadağınık ama sorun bende değil odada:D Malzemem çok sığamıyorum odaya napayım:) Ben de gıcık oluyorum dağınık olmasına ama bu şartlarda toplu kalamıyor:) Bi ara atölyeye çevirme planım var belki işe yarar:)
Senin bloğun çok düzenli çok beğeniyorum gerçekten ben o detaylardan anlasam toparlayacağım ama bilmiyorum:D

francesca mckennitt dedi ki...

Hihihi ay aynı annemsin ya:) O da bir odayı tamamen işgal etti malzemeleriyle, öyle ki, atölye haline bile gelemeyecek durumda :))

Detaydan anlayacak bir şey yok ki, sadece her şeyi düzgün etiketliyorum yazılar derli toplu oluyor. Bir de işte sırayla yazıyorum, arka arkaya aynı konulardan yazmıyorum falan:)

Mr.E dedi ki...

sen bana gıcık oluyorsun :O

francesca mckennitt dedi ki...

:))
Onu yazmayı unutmuşum!

inanirsakolurbence dedi ki...

Evet annenle çok benziyoruz:) Odamda iki üç tane kumaş çuvalı var yatağın altındaki çekmeceleri saymıyorum:)
Blogunun sağında solunda resimler okuğun kitaplar filan var ya o düzenlemeleri çok beğeniyorum:)

Mr.E dedi ki...

Yok bunu yazdıklarından çıkarttım zaten ^.^

francesca mckennitt dedi ki...

inanırsak; bizde 5 kapılı gardrob var; içi tamamen boncuk dolu. Onun dışında da bir kütüphane var yine aynı şekilde:)

Onu gadgetlardan yapabilirsin, tasarım kısmında var. Sen de takılarını kitaplarını kedilerini falan koyarsın :)

francesca mckennitt dedi ki...

Mr.E; hadi ya bak ben seni görmeden bile anlamışım huyunu suyunu :p

Mr.E dedi ki...

Bu gerçeği değiştirmiyor tabi, sen bana gıcık oluyorsun :O

francesca mckennitt dedi ki...

Bak sana gıcık oluşumun en büyük sebebi, Fransızca biliyor olman ve benim bilmiyor olmam :))

inanirsakolurbence dedi ki...

aa tamam kurcalarım bi ara umarım mafetmem biloomu:D

Mr.E dedi ki...

Haftaya o Fransızcayı da kullanacağım, madem gıcık oluyorsun o zaman hakkını vereyim :D

francesca mckennitt dedi ki...

inanırsak; yok canım ne olacak. en kötü ihtimalle "kaydetme" dersin:)) Ben hep "resim" ve "liste" gadgetlarını kullanıyorum başka da bir şey yok zaten. Çok kompleks olsa ben de beceremezdim:))

francesca mckennitt dedi ki...

Mr.E; vay be, "hadi gel azıcık yardımcı olayım" deme de git daha da gıcık et. qu'est-ce que c'est ya, insanlık ölmüş!

inanirsakolurbence dedi ki...

hmm temam denerim:)

francesca mckennitt dedi ki...

dene bakalım:)

Mr.E dedi ki...

İlk dersle başlayalım o zaman

Dans le jardin'de gezerken je suis tombé sırtüstü ^.^

francesca mckennitt dedi ki...

:))
ben de şarkı isimlerini sıralarım anca ardarda:p

Mr.E dedi ki...

Başlangıç için hiç fena değil :)

francesca mckennitt dedi ki...

Böö malumatfuruş :)

mefisto dedi ki...

bir şeyleri unutmaya başladığını hissetmek gerçekten gıcık ama ya. hem de böyle dank! diye anlıyorsun unutkanlığını, fena koyuyor o zaman.

francesca mckennitt dedi ki...

Değil mi. Bir de ben eskiden unutmazdım hiç, şimdi unutmaya başladığımı fark ediyorum, nasıl koyuyor anlatamam:/