10 Haziran 2011 Cuma

Metrobüs çilesi

Büyük ihtimalle haberlerde gördünüz, geçenlerde metrobüslerden biri arıza yapınca trafik felç oldu. Ben de o felcin içindeydim ve sınavım vardı. Metrobüse binemeyince babamı çağırdım son dakikada yetişebildik okula falan filan. Pek çok insan da yaşadı bunu. Dün yine ufak çaplı bir arıza vardı metrobüslerde. Yine benzer bir manzara.


Peki biz bunu neden her konuda yaşıyoruz diye sorduk mu? Metrobüsler yapılırken birçok uzman itiraz etti, tek şeritli bir yol çözüm değil; bir aksilikte her şey kilitlenir diye. Gerçekten de öyle oluyor; zira günde yaklaşık 1 milyon insan metrobüslerle seyahat ediyor. Bunu görmek için illa ki canlı canlı kaza atlatmaya gerek yok, tahmin edilebilir. Bizde neden fizibilite sorunu bu kadar yüksek mesela bir düşünelim.

Birincisi sebep "hele bir gelsin o gün de bakarız." anlayışı. Bunu belki özel hayatınızda uygulayabilirsiniz ama bir devleti bu şekilde yönetemezsiniz. Hele ki 20 milyonluk devasa bir şehri, hiç yönetemezsiniz.

İkinci sebep de tepki eksikliği. Bunca insan kilometrelerce yol yürüdü, işine okuluna gidemedi, hani nerede kimseden çıt çıkmıyor? Aynı ulaşım araçları, devletin malı olduğu halde AKP mitingleri için kullanıldı; hani nerede yine çıt yok? Hadi halkın sesini çıkarmamasına da alıştık da, siyasilerde ne bu sessizlik anlayabilmiş değilim. İnsanlar tepkilerini dile getirse bu kadar umursamaz olamayacaklar belki. Ama maalesef ki onlar zırhlı araçlarıyla gezerken metrobüste sürünen vatandaş onları pohpohlamaya devam ediyor.

Üçüncü sebep yeteri kadar önemsememe. Metrobüsler ilk çalışmaya başladığında, hatırlarsınız ki yine seçim öncesiydi. Seçime kadar yetiştirmek için aceleyle duraklar yapılmış, metrobüsler seferlere başlamıştı. Amma velakin bunlar olurken, ne şoförlerin ne görevlilerin sistemden haberi yoktu. Durakların üzerinde ne bir durak adı vardı, ne tam olarak nereye gidebileceğini bilen insan ne de sorabileceğin bir insan vardı.  Ne vardı derseniz, E5'in üzerinde bir oraya bir buraya giden metrobüsler. Otobüsten farksız, kendi manyetik özelliği kullanılmayan; normalin 4 katı para ödenmiş, üstüne üstlük Türkiye koşullarına uyum sağlayamayan metrobüsler. Şimdi bu araçlar sürekli sorun çıkarmakta ve ciddi bir masraf yaratmakta. Üstelik hala neden bu kadar para ödendiği ve neden tercih edildiği de muallakta (!)




24 yorum:

ry dedi ki...

istanbul 'da metrobüs yerine helikopter seferleri başlasın. insanları kargo helikopterlerine bindirsinler, duraklara gelince paraşütle atsınlar insanları.

francesca mckennitt dedi ki...

:))
3-4 katlı yol lazım ama en az cidden.

deep dedi ki...

:) ama bazıları uyumuş metrobüste açılmasını beklerken :)

nedenlerde haklısın. kaderciyiz ya. bir de kendimizi önemsemeyiz :)

hallederiz deriz. evet tepkisizler ordusuyuz.
:)

francesca mckennitt dedi ki...

Al işte uyumuşlar peh:)

Benim sınavım vardı 11'de, Göztepe'de. 9:45te hala Edirnekapı'daydım düşün. Bir de finali olan ders de, geçen dönem kaldığım; diğer derslerimi bağlayan ders. Geçemezsem yine alamayacağım başka bir ders. Böyle sinir stres sabah sabah üf :)

phoebe dedi ki...

iskan ulaşım sorununu da beraberinde getiriyor.bütün metropollerde benzer sorunlar yaşanıyor ama en belirgin örneği istanbul sanırım.kesinlikle 20 milyonluk bir şehirin ulaşım sorunu çözülemez.hala iktidarın konunun aksi çalışmalar yapması da çok şaşırtıcı!ben de sana katılıyorum koca bir tepkisizler ordusuyuz evet.

francesca mckennitt dedi ki...

Elbette ancak diyorum ya, en başta metrobüs 2 katlı yapılabilirdi mesela, ya da onun yerine normal otobüsler yerinde kalırdı yollar 2 katlı olabilirdi. Bunlar da kalıcı çözümler değil ama yine de bir kaza olduğunda böyle milyonlarca insan ortada kalmazdı.

Ah ah hala "ne olacak bu memleket" diyoruz:)

Özlem dedi ki...

Çok güzel yazmışsın canım,bide en kötüsü gelene kadar kimse kılını bile oynatmaz yerinde,şuan hükümetin başındakilerden dahi bahsetmiyorum yani onları seçen zihniyet bunlara elbet boyun eğecektir.

francesca mckennitt dedi ki...

En kötüsü, onlar daha kötüsünü yapana kadar bu :) Başkaldırı kültürü yok maalesef, biata alışmışız.

nidaersin dedi ki...

TİVİ LERDE KONUŞAN İKTİDARIN KURU VAADÇİLERİNİN BU OLUMSUZLUKLARDAN RAHATSIZ OLMAMALARINA ŞAŞIYORUM..GIKLARI ÇIKMIYOR...

METROBÜS ŞAŞKINLIĞI İST İDARİ.YÖNETİMİNİN KENDİ VATANDAŞINA ÇEKTİRDİĞİ BARİZ İŞKENCELERDEN SADECE BİR TANESİ, AMA 12 HAZİRAN SEÇİMLERİNDE BU MAĞDURLARIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU YAŞANILAN EZİYETİ UNUTACAK, OYLARIYLE YİNE, MUHAFAZAKAR KLİŞELİ İSTANBUL'UN İKTİDAR YANLISI YAMEVLACI VEKİL ADYALARINI ÖDÜNLENDİRECEKLERDİR.
SOLDA METROBÜS ÇİLESİ, SAĞDA ARABA KUYRUGU.."DURMAK YOK, YOLA DEVAM."

DEMOGOJİ USLUBUYLA, KOMUOYU İLE DALGASINI GEÇEN BİR İKTİDAR. VE TAKDİR NİTESİNİ KAYBETMİŞ, RAHMETLİ AZİZ NESİN'İN TARİF ETTİĞİ MİLLET:))

Cyberduck dedi ki...

Öncelikle bu sorunsala, metropolitan yaşantının dezavantajı denilebilir...

Tabii bu yaklaşım, radikal bir çözümü destekleyici olmaz!

Buna binaen de,

bütün yatırımlar ve yaptırımlar, metropolit halkın refahı için yapılıyor olsa da,

optimizasyonu ve stabilizasyonu henüz netlik kazanmamış rekreasyon ve modernizasyon projeleri gayri ihtiyari de olsa sekteye uğrayabiliyor.

''Peki, bu noktada ne / neler yapılabilir ?'' sorgusuna gelirsek,


1- Bu projeler halkın kabullenebileceği düzeyde stabil hale gelene kadar,

sistematik işleyen eski usül ortadan kaldırılmamalıdır.

nitekim bahsetmiş olduğunuz gibi, söz konusu olan 20 milyonluk net bir nüfustur.

2- Halkın, yöneticilere olan itibarını sarsmamak adına beta aşamasındaki projeler, işleyiş haline geçirilmeden sıkı bir denetime sokulmalıdır. - Bu bağlamda da halkın ''Ne projeymiş yahu! bitmedi gitti! bu mu teknoloji bu mu vaad!'' diye hayıflanması, serzenişlen(diril)mesi kaçınılmazdır :P -

3- Her bireyi 4-4'lük memnun / tatmin edemeyeceğini kanıksamış yönetim personelinin, sistematik işleyiş halinde olan yapıları modernize etmemesi mentalitesine deyinilebilir. - Bu bağlamda da halk ''Avrupai yaşantıyı ve yapılanmayı hedef göstererek, ilgili mercilere sitemkar tavır takınacaktır ki, bu da kaçınılmazlardandır :P -

4- Tek şeritli yolun çift şerit olacak şekilde ıslahı....


****

Nihayetinde,

yapılacak / yapılanılacak o kadar çok şey var ki,

Avrupai sistematikliğe ulaşmış olmamız için...

Ciddi manada metropolitan bir şehirde ikamet etmediğim için, şükrediyorum.

Hoş, Bursa'da da bu ve türevi bir çok problemlerle karşılaşıyoruz ya,..

Yine de şükür, en azından 20 milyon kimliğin içerisinde marine edilmiyorum :P.

****

Saygı ve Sevgilerle...

inanirsakolurbence dedi ki...

yurtdışında öğrenci harçlarına zam gelse insanlar olay çıkartıyor kıyamet kopuyor bize ne yapsalar müstehak:) pasif milletiz vesselam:)

francesca mckennitt dedi ki...

nidaersin; haklısın kesinlikle. Şu sıralar yaşadıklarımız o kadar ironik ki. "halkı kucaklıyoruz, hepimiz biriz" diyen başbakan ölen vatandaşı hakkında "biri ölmüş mü ne, kimliğini bilmiyorum" diyebiliyor; yoksulun işçinin hakkını savunduğunu iddia edip emeklilik yaşını yükseltiyor, zamları azaltıyor, grev hakkını elinden alıyor.. Şaka gibi.

francesca mckennitt dedi ki...

Cyberduck; Haklısın ne diyeyim :) Değil mi, Bursa da devasa bir şehir. Ama modern olduğu kadar sevimli de. Hem yeşil hem gri. İlginç. Ben gittiğimde çok sevmiştim Bursa'yı mesela, İstanbul'dan sonra aşırı düzenli gelmişti :)

Sevgiler:)

francesca mckennitt dedi ki...

inanırsak; bu sene Paris'te olanları hatırlasana, neredeyse 2 hafta kentte yaşam durmuştu :) Bizde öyle ya, deep'in dediği gibi kaderci yaklaşımdan kaynaklanıyor biraz herhalde.

inanirsakolurbence dedi ki...

Kaderde varsa olur evet:) Nasıl bir ruh hali bu ya:D

francesca mckennitt dedi ki...

Özel hayatında geçerli olabilir de, devlet yönetiyorsan diyemezsin ki böyle:)

Sylvie ribeL_ dedi ki...

Şuan şu yazını okurken, istanbuldan kaçtığım için mutlu oldum, herkes sever belki istanbulu ama ben sevmiyorum, yaşancak şehir değil, ama gezilcek şehir bunuda biliyorum.. Oyüzden ne orda çok uzun kalabiliyorum, nede çok uzak..

Vişne Çürüğü.. dedi ki...

Geçmiş olsun canım ya, umarım bir daha bu aksiliği yaşamazsın. Gerçekten çok zor bir durum.

francesca mckennitt dedi ki...

Sylvie; evet canım İstanbul'da yaşamak zor. Ama güzel olan her şey zor:)) Ben en çok, istediğim her şeye ulaşabilmenin; bunca kültürel faaliyete katılabilmenin mutluluğunu yaşıyorum. Yoksa gerçekten yorucu.

francesca mckennitt dedi ki...

Vişne; teşekkür ederim vişnecim ama asıl sorun benim aksiliği yaşamam değil de, sürekli böyle aksilikler yaşanması. Dikkatsiz ve umursamaz yönetim.

hemera-nyks dedi ki...

ee burası Türkiye :)
-
hemera

francesca mckennitt dedi ki...

Değişmeli artık bir şeyler :)

crazywomenrosemary dedi ki...

umarsız yönetim..duyarsız seçmenler..;))

francesca mckennitt dedi ki...

aynen öyle:)