19 Mayıs 2011 Perşembe

Rengarenk?

Arabayla ilerlerken rengarenk bir konvoy görüyorum, yaklaşıyorum yaklaşıyorum, renkler; sarı, kırmızı, yeşil.

Renkli kalabalığın yanında Sabahat Tuncel'in seçim otobüsü var, üzerinde "Özerk İstanbul" yazıyor, artık ne demekse... İnsanlar halay çekerek yolu kapatmışlar, sağa sola kıvrılarak zar zor geçiyorum.

Babam ne diyor biliyor musunuz, "aman dikkat et birine çarpma, vallahi arabayı bile dağıtırlar." Sonuç olarak özerklikten bahseden bir grubun yanından, korkarak geçiyoruz.

Ulusal egemenlik diyorduk değil mi?

14 yorum:

JG dedi ki...

Seçim dönemleri en sevmediğim zamanlardandır ve bu defaki sanırım en kötüsü..

Mr.E dedi ki...

Burası oraya göre çok daha sakin inanır mısın?

francesca mckennitt dedi ki...

JG; en kötüsü henüz gelmedi bence, yakında gelecek.

francesca mckennitt dedi ki...

Mr.E; bir arkadaşım da aynı şeyi söyledi, o da Diyarbakır'daydı. Enteresan, ne diyeyim.

Nida ersin dedi ki...

Ulusal egemenliğin tadını değiştirdiler bölücülere geçerli yasal yaptırımları uygulamadıklarından, pkk ya koşulsuz (açılım) vaadleriyle, ist.semtlerini talan
edilmesine sebep oluyorlar:)

Apo'yu Tr ye getiren paşa sn Engin Alan için, Çanakkale 18 mart anma törenlerinde ayağa kalmamış-mış, BDP ye gönderme yapıyor "hak ettiği yeri buldu" demagojisiyle, gündemi değiştirecek ya yağız SULTAN(!) 12 haziran'ın da renga renkler-den oy almayı hayal ediyor;)

Nessuno dedi ki...

"Bütün renkler kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler" diyesim geldi ve dedim, rengarenk sözcüğünü okur okumaz, yanılmamışım, arkasından renkler geldi, kırmzı, sarı ,yeşil, renkli bir yazıydı okuduğum vesselam, işte sana bir kaç kelam :)

francesca mckennitt dedi ki...

Nida Ersin; bence doğuda bu PKK ve BDP baskısı olduğu sürece, sultanınkiler sadece hayal olarak kalır. BDP'nin silah zoruyla bile oy aldığını gösteren belgeler var. Bakalım göreceğiz artık:)

francesca mckennitt dedi ki...

Nessuno; en en sevdiğim dizelerden biridir o söylediğin:) Keşke rengarenk diye yazarken içimde daha pozitif hisler oluşabilseydi :)

crazywomenrosemary dedi ki...

Ah franceska'm dilerim rengarenk insan ruhunun kazanacağı bir seçim soncu görürüz..akıllı bireylere gereksinimi var yurdumun..:))

ama yönetime aday olanların söylemleri tarihin tekrarı gibi...dejavu yaşatıyorlar

Profösör dedi ki...

Benden babana bir selam lütfen. Zaten İstanbul özerk gibi bir kent.. İstanbul'da yaşamaya herkes dayanabiliyor mudur ki?

francesca mckennitt dedi ki...

rosemary; keşke öyle olsa ancak daha önce de dediğim gibi benim pek umudum yok açıkçası. Her parti birbirinden beter durumda, neden siyaset bu kadar kirli olmak zorunda anlamıyorum..

francesca mckennitt dedi ki...

Profesör; açıkçası ben İstanbul'u seviyorum ancak sürekli eleştiren bir grup yüzünden yaşanmaz hale geldiğini düşünüyorum. Köyden geldikten sonra, İstanbul'u köylerine benzetmeye çalışıp, bir de eleştiren insanlar yüzünden kültür, görgü yoksunu bir şehir haline geldi resmen. Değil mi, bazı ilçeler özerk gerçekten.

deep dedi ki...

sen sosyo-politikacı olmalıymışsın. ya da sivil toplum aktivisti. :) hatta sana yeni sol çok uygun bence. :)

francesca mckennitt dedi ki...

Sivil toplum aktivisti oldum sayılır artık zaten de, politikacı olamam. Çok kötü işler dönüyor, çok kirli işler, sevemiyorum hiç :)