16 Nisan 2011 Cumartesi

Siyah Kehribar

Tarık Buğra, her kitabını bir tanıdığına ithaf edermiş. Siyah Kehribar da, bu geleneğin başladığı ilk kitap.




Zannediyorum ki, ilk kitap olmasından kaynaklı bazı hatalar var. Türkiye'den kalkıp, İtalya'ya doktora yapmak üzere gelen bir insanın başına gelen olaylar anlatılıyor; aşk, cinayet, intikam temelli. Ancak tüm bunlar olurken her şey sadece tek bir yönden ele alınıyor. Buna rağmen dili oldukça akıcı ve insanı sürüklüyor. Okuması gayet keyifli. Çok güzel bölümler vardı, not almıştım burada paylaşmak için ancak kütüphaneden aldığımdan ve teslim tarihi dolduğundan mecburen okuyun ve görün diyebiliyorum.


8 yorum:

Profösör dedi ki...

Biz de mersii diyoruz..

francesca mckennitt dedi ki...

:))
Rica ederim.

crazywomenrosemary dedi ki...

Siyah Kehribar' ı okumadım ama Küçük Ağa en sevdiğim eseridir..İnsanı kendine getiren,düşündüren,dönüştüren..

**nasıl dinlenebildin mi biraz az buz yorgunluk sorumluluk değildi yani.?.:))

francesca mckennitt dedi ki...

Evet, küçük ağa da çok güzeldi gerçekten. Tarık Buğra'nın dilini seviyorum ben zaten.
Daha dün vizelerim bitti, bugün de abimler Türkiye'ye geldi, bizde kalacaklar bebek falan da var, bilmiyorum vallahi sonum ne olacak rosemary :))

Modafobik dedi ki...

Sen tavsiye edersin de okumaz mıyız? :)"

francesca mckennitt dedi ki...

:))
Okuyun bakalım, yorumlayın sonra da:)

crazywomenrosemary dedi ki...

abinler döndü mü? :) merak işte...:) ;)

francesca mckennitt dedi ki...

Yok daha buradalar :) Hep beraber Gelibolu'ya geldik, buradan İstanbul'a dönüp oradan Bakü'ye geçerler :)