24 Nisan 2011 Pazar

Ben Ruhi Bey




Nasıl olacaksınız Ruhi Bey
Bugün de erkencisiniz Ruhi Bey
Şarapla bira mı içiyorsunuz Ruhi Bey
Böyle sabah sabah Ruhi Bey
Akşam akşam Ruhi Bey
Akşam sabah Ruhi Bey
Cıgara alır mıydınız Ruhi Bey
Yakalım Ruhi Bey, yakalım
Böyle üşümüyor musunuz Ruhi Bey
Benim de ayakkabılarım su alıyor Ruhi Bey
Ne olur ne olmaz
Önümüz kış Ruhi Bey
Ee, daha nasılsınız Ruhi Bey
- İyiyim, iyiyim.


53 yorum:

deep dedi ki...

heeey o tepedeki ne. uzaktan iyi gözükmüyor. kartal mı yoksa. ama bu oyun eski, bugünlerde tekrar mı oynanıyordu yoksam. yoksa, döndükten sonra hemen oyuna mı gittin zeki shey. duymamıştım. yoksa, şiiri sevdiğini mi sölüyorsun. yoksam, sevdiğim için mi. yoksam, otele git, kışın, üşüme mi diyon sen. vaay vaaay fran. bu meydan okuma çok iyiydi. kısa yine ama vurucu. altın vuruş gibi. :)

francesca mckennitt dedi ki...

Yok, gitmedim bir yere. Fotoğrafları kurcalıyordum, bunu buldum, Gelibolu'da çekmişim, tam Çanakkale boğazına bakan uçurumun altından; ne olduğunu ben de bilmiyordum. Aklıma hemen bu şiir geldi, paylaşayım dedim :) Oyun olarak izlemedim, oynandığı zamanlarda ben ilkokula gidiyormuşum hihi :)

deep dedi ki...

yani o kuşumsu şeyi havada gördün ve aklına ruhi bey şiiri mi geldi. yani o kuş, bir ruhi bey. çok hoş bir çağrışım bu. çok ama çok sevdim.

francesca mckennitt dedi ki...

Evet, kuşumsu şey=ruhi bey benim için şimdi. Baksana onun, benim onu çektiğimden bile haberi yok. Kimbilir kafasından neler geçiyordu. Ama şimdi bir bloga yazı oldu :))

deep dedi ki...

senin kafandan geçenler o kuşun kafasından geçenlerden daha ilginç olmalı. :)

o kuş büyük olasılıkla ne yaptığını bilmeden uçuyordu orada. veya nasıl incem aşağıya çok uzak, aç kalayım biraz daha, üşeniyorum, akşama yiyecek bişi bulurum, diyordu.

belki de ruhiyeyi arıyordu hi hi.

francesca mckennitt dedi ki...

Hihi:)
O değil de, martı Jonathan Livingston'u hatırlasana. O da sadece bir martıydı ama neler neler düşünüyordu, kendini geliştirmiş martı olmaya çalışıyordu :))

deep dedi ki...

:) ama bak bir de gregor samsa var. kafka. hamam böceği.

francesca mckennitt dedi ki...

Ama ama ben okumadım onu :(

deep dedi ki...

oku o zaman. yetiş bana :)
dur dur yazcaz sosyo-politik. aşk maşk. hepsinden. sen iyice kısalttın. ben yazıp göndercem sana.

ama ama uykudan önce şarkıyı da unutma.
ama ama sen var ya.

Sylvie ribeL_ dedi ki...

cahilliğime doymamayayım :/

francesca mckennitt dedi ki...

deep sana yetişmem imkansız ki :) Ben evet niye kısalttım böyle, anlamadım. İçimden geliyor ama işte.

Ama ama ben diyorum ki R.E.M-Imitation of love

francesca mckennitt dedi ki...

Sylvie neden öyle dedin ki şimdi, anlamadım :/

Sylvie ribeL_ dedi ki...

ay nebiliyim yazdığın şiir, deep'le olan yorumlarınızda bahsettikleriniz, eski bi oyun varmış bunun gibi falan, yada kitaplar, fransızdım okuyunca ondan öle yazdım tatlım :D

deep dedi ki...

yetişirsin. gelir yine motivasyon. birlikte yazınca gelir veya.

hımm.
imitation of love.
peki.
bayan anlamlı fran.

francesca mckennitt dedi ki...

Sylvie; biz de ales'te takır takır soru çözemiyoruz :)) En azından ben çözmedim. Deep'i bilemem. Onun ne yapacağı belli olmaz.
:)

francesca mckennitt dedi ki...

deep; yok yok, daha çok gergin fran şuanda :) Bosna'ya gideceğim diyordum ya, rotayı ve vize almam gerektiğini vs henüz öğrendim ve ctesi yola çıkacağız. Yarın ve salı da staj işiyle uğraşacağım. Ne hoş değil mi:)

Mr.E dedi ki...

-Allah iyilik versin :)

deep dedi ki...

vizeyi hemen alırsın sanırım.
bu hafta yoğunsun o zaman.
iki gün de staj işi.
gerilme.
halledilecek işler olarak gör.
yani hepsi olumlu şeyler.
seviniyorum.
ne güzel.
unutma. telepati ve olumlu enerji.

francesca mckennitt dedi ki...

Mr.E; güldürdün beni E. bey :) Artık twitter sayesinde iyice deşifre oldun bana farkında mısın :))

francesca mckennitt dedi ki...

deep; ben evrakları vereğim agenta halledecek de, evrak meselesi korkutuyor beni. Devletin ve devlet üniversitelerinin hantallığı malum :)

Unutmuyorum. Olumlu enerji :)

Yatıyorum şimdi de. İyi geceler, uyursan:)

R.E.M-Drive

:)

huyumkurusun dedi ki...

Ruhi bey iyiymiş sen nasılsın frans:)Fotoğrafta güzel bu arada.:)

Nida ersin dedi ki...

Kalbimizin ritmiyle buluşmasıydı.
Şiir, suya yazılan hayalleri okumaya çalışmaktı. Öyleyse şiir bir sevda düşlemesinin başkahramanıydı:S

"Gelsem gelsem bir solgunluktan gelirim"
E.Cansever

nil dedi ki...

uğur polat'ın bu oyundaki muhteşem oyunculuğunu, o dur durak bilmez büyüleyici performansını izlemediğine üzüldüm francesca, ama pek de küçükmüşsün o zamanlar :)))

francesca mckennitt dedi ki...

huyumkurusun; teşekkür ederim, ben de iyiyim, sen nasılsın görmeyeli? :) Koptun sanki bloglardan bu ara.

francesca mckennitt dedi ki...

Nida Ersin; bu nasıl bir birikim, ne yazsam neler çıkarıyorsun dağarcığından böyle :)) Bir Cansever hayranı daha buldum sanki.

francesca mckennitt dedi ki...

nil; ah evet miniminiciktim, ne yapayım :)) Belki yeniden sahnelenir, belli mi olur.

Nida ersin dedi ki...

sanki mi?, hayranıyım.. her duygulu şiir yazan için 'hayranlık' kavramı yetersiz bence. Mesela; B.Aydın'nın bu güzel şiirine hayran kalmamak mümkün mü?:)

Azad ettim seni içimden benimle ölmeden,
İlkbaharlara bıraktım
Dalda tomurcuk ol,Yaprak ol çiçek ol diye..
Biliyorum birgün
Sende azad edeceksin
Beni içinden,
Eylül sarısına,
Dalların ucunda
Sallanan son yapraklara,
Yas tutmadan..
Güneşle örtün üstümü
Bari ölen yanımdan
Arda kalan, Işıkla buluşsun...

francesca mckennitt dedi ki...

:)
Bazen diyorsun ki "neden bu dizeleri ben yazmadım, yazamadım" öyle bir şey :) Dediğin gibi, hayranlıktan öte.

deep dedi ki...

yolunda mı vize evrak vb. :) hoşgeldin evine :)

deep dedi ki...

sen bana yorum yaparken ben de sana hoşgeldin diyodum. bak bak yine tepetali :)

francesca mckennitt dedi ki...

Tepetali mi:) Ben de sandım ki, yazdığım yorumu görünce hoşgeldin dedin :)

Bugün evrakları toparladım, bıraktım. Bakalım, ctesiye kadar çıkmasını umuyoruz. Toplu başvurduk, halimize acırlar belki:))

deep dedi ki...

anlamadım ne demek istediğini ?
blogunu açtığını gördüm. birinin sana yaptığı yorumu yayınladın. ben de hemen sana yazdım. hoşgeldin diye. sonra döndüm bloguma. son yazıma yaptığın yorumu gördüm. ne demek istedin ki?

francesca mckennitt dedi ki...

Hah tamam ben de onu diyordum işte. Ben sandım ki, sen böyle yazarken, tesadüfen, bloguna baktığında benim de o anda sana yorum yaptığımı gördün :)

deep dedi ki...

öle oldu evet. ben yazdıktan sonra dönünce gördüm. aynı anda yazdığımız belli oldu. bana hoşbişi olarak gelmişti. keyfin yerinde mi senin.

francesca mckennitt dedi ki...

Hoş bişi :) Ama ben sandım ki tesadüfen. Ayy :) Tamam sustum. Yerinde yerinde, ekonomi çalışırken nasıl olursa :)) Sen nasılsın?

deep dedi ki...

allah allah yine anlamadım.
tamamen tesadüfen oldu zaten.

aynı anda tesadüfen yazdık.
anlamıyorum yine ne demek istediğini.

iyiyim iyiyim.

francesca mckennitt dedi ki...

Yaa nolmuş bugün bize, halbuki konuşmadan bile anlaşırdık :)

Önümüz kış Deep Bey :)

deep dedi ki...

akşamüstü blogu açmıştım.
yazı koydum.
sen yorum yayınlayınca, blogunu açtığını anladım. hemen yazdım. vize ne oldu diye merak etmiştim. vb. sen de o anda yazıyormuşsun.

tam bir rastlantı.
ama sen olmadığını sölüyorsun.
neyse. bir anlaşmazlık oldu galiba.
:)

deep dedi ki...

:)
ben biliyorum ne olduğunu.
ama aşıcaz.
:)

francesca mckennitt dedi ki...

:))
Neyse. Bir kere de anlaşmayalım ne olur ki.

Moby-its raining again

francesca mckennitt dedi ki...

Nasıl yani? Ne olmuş, ben bilmiyorum :)

deep dedi ki...

moby. tamam.
bak bu hafta yoğunsun. bosnaya c.tesi gidiyosun. ne kadar kalacaktın.

peki. sen bilmiyorsun.:)
çok kısaca, hassaslaştık, diyeyim.
ama aşıcaz. olumlu anlamda demek istiyorum. ay neyse, konuşuruz zamanla.

francesca mckennitt dedi ki...

Hmhmhm ne desem ki. Ben bilmiyorum, farkında değilim eğer bir şey yapıyorsam. Kasıtlı değil. Yani kısalttın falan filan diyorsun ya. Ne bileyim işte.

Biz eğer vizelerimiz çıkarsa ctesi çıkıp öbür pazar döneceğiz gibi. Ama daha belirsiz. Prosedürler zorluyor yine :(

inanirsakolurbence dedi ki...

fran deep'te ne göz varmış kuşu bile görmüş ben de ekranıma toz yapışmış diye bakıyorum kuşmuş:D

francesca mckennitt dedi ki...

Deep bu, görür :)) Fark etmemen daha iyi, o kadar büyük bir nesnenin yanında belli olmayan; yazının ana konusu. Daha gizemli ve hoş değil mi:)

GEZİ/YORUM... dedi ki...

Ruhi bey fazla ilgiden sıkılmış gibi.. :)

crazywomenrosemary dedi ki...

" Benim de ayakkabılarım su alıyor Ruhi Bey"

işte francesca..ne denir ki..:)

francesca mckennitt dedi ki...

GEZİ/YORUM; Bilmem, Edip Bey'e sormak lazım :)) Ben de gezi-yorum:))

francesca mckennitt dedi ki...

rosemary; İşte Edip Cansever :) Ah ah keşke ben de bu kadar iyi yazabilseydim.

crazywomenrosemary dedi ki...

Cansever ve diğerleri ne çok değerimiz var sevilesi,okunası...:)

francesca mckennitt dedi ki...

Yaramı deşme rosemary, ne çok çok var okunası! Ah ah, hep eksik hissediyorum kendimi :))

zelda dedi ki...

Ben Ruhi Bey, nasıl olan Ruhi Bey. Nasılım? =)
Edip Cansever' in sanırım en sevidiğim şiiri =)

francesca mckennitt dedi ki...

Tahmin edebiliyorum, görmüştüm bir kere profilinde de :) Hoşgeldin bu arada, blogspotun senin şiirlerine ihtiyacı var Lili :)