7 Mart 2011 Pazartesi

Mut-suz-lu-luk

2010 yılı verilerine göre Türk insanının %61.2'si mutluymuş. En mutlu olanlar gençlermiş, bir sonraki sırada da kadınlar var. Üstüne üstlük, seçimler yaklaştıkça da umutlar artıyormuş...


Sakın gülmeyin. Tabii ki en mutlu kesim biz olacağız!


Bu ülkede;


ipe sapa gelmez bir sebepten ölüp, bir de üstüne suçlu bulunmadıysan mutlu olmalısın.


töre cinayetine kurban gitmediysen mutlu olmalısın.


insanlar senelerce işsiz kalırken, sen iş bulabildiysen mutlu olmalısın.


onlarca sınavdan geçip, yine de istediğin mesleği yapamıyorsan mutlu olmalısın.


meslek sahibi bile olamadıysan mutlu olmalısın.


açlık sınırında yaşayan, soğuktan donarak ölen insanların arasında mutlu olmalısın.


eylem yaptığın için dövülen değil de, gül verilen taraftaysan mutlu olmalısın.


Arayınca sebepten bol ne var... Ne gülüyorsunuz hala?

44 yorum:

Blush dedi ki...

hmm. Çok inandırıcı bir araştırma
:)
açlık sınırında akdenizli mutlu insanlarız.
güzel senaryo.

ry dedi ki...

ufff!!! acayip mutluymuşum. ne obama, ne gates ne de adult film sektöründekiler benim kadar mutlu olamaz.

http://www.youtube.com/watch?v=xsdzt5aDZ54

deep dedi ki...

:)
ya bak üstte okuyunca ben de şaşırdım valla. gençlerin mutlu olması olanaksız. eğitim iş dediğin diğer nedenler. gençler tümden deprsyonda sanki, hatta okulu bitirmek istemeyenler bile var. kadınlar nasıl mutlu olabilir.

uçuk bir anket.
kimi kandırıyorlar.

hımmm çocuklar yaşlılar ve erkekler mutlu demek ki. komik.

türkiye nüfusunun zaten yüzde yetmişi sanırım 30 yaş altı, yüzde elli de galiba 25 yaş altı idi.

oh ne ala, mutlu bir ülkede yaşıyoruz :)

Şirvan dedi ki...

Ayaklar baş olmuşsa ve köpeklerden emir alıyorsan insanlar yerine mutlu olmalısın.

İçinden küfretmek gelse de dişini sıkıp sabredebiliyorsan mutlu olmalısın .

Eğer kendinden ödün verebilecek bir şeylerin kaldıysa hala mutlu olmalısın...

francesca mckennitt dedi ki...

Blush. Değil mi. Fakir ama gururlu, hah bir de mutlu akdenizlilermişiz :)

Bir İnce Ses dedi ki...

Ben mutsuz olduğuma göre genç değilim. Herkese yaşlandım diyorum bi de kimse inanmıyo :)

francesca mckennitt dedi ki...

ry :)) Biz de bottoma gidiyoruz işte, ne yapalım. Tamamını izleyemedim gerçi. Donup duruyor youtube. Sonra benim blog sayfası, videonun olması gereken yerde çıkıyor :))

francesca mckennitt dedi ki...

deep çok uzakta aramasana mutsuz gençleri :) Okulu bitirmek istemeyenleri daha doğrusu.

Birkaç arkadaşım var, iş bulamadıkları için yüksek lisans yapıyorlar. Cv'ye birkaç cila daha. Ama patronları pek etkilemiyor sanırım.

Ya çocuklar ne yapsın. 80 kişilik sınıflarda okuma yazma öğrenmeye çalışıyorlar. Yaşlılar zaten, zamanında birikim yapmadılarsa sürünüyorlar. Çok fena çok. Herhalde sadece bu anketi yapanlar mutlular :))

francesca mckennitt dedi ki...

Şirvan, sanıyorum ki kimsenin ödün verebilecek hali kalmadı. Zaten yavaş yavaş tepki gösterenler mimleniyor, baksana birkaç milyon kişi Silivri'ye yerleşeceğiz bu gidişle.. :)

ry dedi ki...

senin temada sağ clicki engelleyen kodlar var. aslında temanın komple bir gözden geçmesi gerekiyor. görselliği ön plana çıkartıyor ama hiç kullanışlı değil.

francesca mckennitt dedi ki...

Yok o temadan değil, ben ekledim sonradan. Ne bakımdan kullanışlı değil? Yavaşlık olarak mı?

ry dedi ki...

yavaş. sayfada aşağıya inmek için mauseun scrollunu kullanmak gerekiyor. kenarlarda çok fazla resim var okurken dikkat dağıtıyor. banner gözün görüş açısına uygun değil, en azından sayfada ortalanabilir. bir de başlıklarda canlı bir renk kullanılabilir.

francesca mckennitt dedi ki...

Evet mousela hareket ettirmeyi ben de sevmiyorum ama kopyala-yapıştır şeysini de sevmiyorum. Gerçi çalacak olan her türlü çalıyor da. Anladım. Değiştireceğim zaman göz önünde bulundururum bunları.

içsel konuşmanın dışa vurumu dedi ki...

Biz yanlış biliyomuşuz görüyo musun :)
istatistikler bir çok şeyi gösterirler fakat asıl şeyi göstermezler :)

francesca mckennitt dedi ki...

:))
Nesnel olunca gösterirler de, arada parmaklar var :)

içsel konuşmanın dışa vurumu dedi ki...

Bu daha gerçekçi bi açıklama evet :)

francesca mckennitt dedi ki...

Hihi :) İçsel konuşmamı dışa vurdum. Daha önce kaç kişi söyledi bunu acaba :))

içsel konuşmanın dışa vurumu dedi ki...

çok fazla değil:)
heralde herkes çok söylenmiştir diye çekiniyo :D

francesca mckennitt dedi ki...

Evet sanırım öyle, ben de öyle düşünmüştüm :)

içsel konuşmanın dışa vurumu dedi ki...

olsun senin söylemende bi başka her zaman dışa vurabilirsin :D

francesca mckennitt dedi ki...

Peki o zaman, yine de tadında bırakmak lazım :)

içsel konuşmanın dışa vurumu dedi ki...

:)

francesca mckennitt dedi ki...

İyi geceler :)

içsel konuşmanın dışa vurumu dedi ki...

iyi geceler :)

mefisto dedi ki...

kendimden utandım yemin ederim, meğer ne kaprisli kadınmışım; yazıklar olsun bana!

Kırmızı Çizmeli Kedi dedi ki...

bu şartlar altında mutsuz olursak nankörlük etmiş oluruz zaten. ne var mutlu olmayacak yav(!) hatta dur ben de ekleyeyim, yolda yürürken belediyenin kapatmayı unuttuğu kanalizasyon kuyusuna düşmüyorsan, eşinle sevgilinle yaptığın konuşmalar dinlenmiyorsa, tüm özel hayatın senin istediğin dışında gözler önüne serilmediyse, bir eve hapsedilip günlerce tecavüze uğramadıysan, töre diye öldürülmediysen, iki damla yağmur yağdı diye saatlerce trafikte kalmadıysan mutlu olmalısın yav. nedir bu insanlardaki nankörlük dimi...

francesca mckennitt dedi ki...

mefisto al benden de o kadar :) Utanmamız lazım 70 milyon olarak.

francesca mckennitt dedi ki...

Kedi, bir araştırma vardı ya, bir hastanede mutluluk araştırması yapıyorlar; en mutlular hastane personelleri, en mutsuzlar cerrahlar. Konum yükseldikçe mutsuzluk katsayısı artıyor. Buradan yola çıkarak diyebilir miyiz, Türk halkı mutlu; demek ki en alt seviyede hayatlar yaşıyoruz :)

K.C.S. dedi ki...

Nasıl bir araştırmaymış bu böyle. Göz bebeklerimde büyüme meydana geldi bir anda.
Ben bu mutlu sınıfa giremedim tüh!

francesca mckennitt dedi ki...

Azınlıkta kalmışız ne yapalım :)

Kırmızı Çizmeli Kedi dedi ki...

evet hatun, hastane araştırmasını biliyorum. daha bi çok araştırma var bu tezi destekleyen. nedeni de şu, konum yükseldikçe, hayat standartları yükseldikçe beklenti de yükseliyor. dolayısıyla ufak şeylerden mutlu olmamaya başlıyorsun. bir de olayın 'elde etme' ve 'tatminkarlık' boyutları var. sahip olduğun ne kadar çok şey varsa tatmin olma sınırın da o kadar yükseliyor. dolayısıyla diyebiliriz ki bu kadar mutlu olmamızın nedeni düşük konumumuz, hayat standartlarımızın yerlerde sürünüyor olması, bi dikili ağacımımızın olmaması:))))

francesca mckennitt dedi ki...

Hihi tam olarak hislerime tercüman oldun işte :) Bu araştırmayı yapanlara da yazıp göndersek mi bu cümleleri :)) Gerçi sonuçların sebebi onlar değil, eminim.

burkan dedi ki...

hahahahahhaha:D günlerce gülebilirim buna mutluyum çünkü dinleniyorumu da ekleyebilirsin selena buna mutlu olmamız için o kadar çok sebep var ki:D:D

crazywomenrosemary dedi ki...

Senin yazılarını nasıl nasıl okuyorum..reader de bir kaçını paylaştım..yazamadığım yazılarını düşüncelerime paralel gördüğümden..izninle yayınlıyorum..senin adınla tabii ki
Dünya Kadınlar( anma ) gününü kutluyorum...:))

francesca mckennitt dedi ki...

Burkan kim dinleniyormuş ya :)) Daha yeni geldim eve, ne dinlenmesi. Mutlu olmalıyız bak tek diplomayla iş bulamıyoruz, iş bulsak da maaş alamıyoruz, maaş alsak da sigortasız çalışıyoruz.. Ah ah.

francesca mckennitt dedi ki...

rosemary elbette paylaşabilirsin. Çok teşekkür ederim, çok mutlu oldum :) Google reader çok karışık geldi bana, ben kullanamıyorum ama blogspotun kumanda paneli de çok kötü. Neyse artık düzelecek bir gün umarım :) Hepimizin kutlu olsun rosemary :)

Profösör dedi ki...

İkin insan birbirini birbirini seviyorsa, samanlık seyran oluyor. Seviyorum. Seviliyorum. Mutluyum. Onun dışındaki bütün olumsuzluklar bizi bıçak gibi biliyor.

francesca mckennitt dedi ki...

Günaydın :)

Ben genel olarak olumsuzluklardan bahsetmiştim; ülke bazında. Yoksa öyle düşününce hepimizin mutlu olması gereken şeyler var elbette. Eşiniz hakkında bu kadar olumlu konuşmanız ne hoş, kimileri bunu külfet gibi görür sanki :)

Profösör dedi ki...

Bu postu biraz önce yazmıştım. Demekki pişti olmuşuz.. Beni sizin ne demek istediğini anladım. Malesef her yerin binbir türlü sıkıntıları ve zulmü mevcud.. sayfanda yeni bir yazı gördüğümde heyecanlanıyoruz doğrusu. Seksenlik anneme bile okuyorum sayfanı..

Bir Reklam Ajansına İş Başvurusu..
Reklam ajansına bir kutu yolladı hayatı değişti..

başlıklı sayfamdaki yazıyı bir okusanız.. bence burkadının mücadelesine hayran kalacaksınız..

francesca mckennitt dedi ki...

Evet, onu okumuştum. Yorum yazmamış mıyım altına? Kusura bakmayın, şu aralar dalgınım biraz. Kafamdan geçenleri yazmışım gibi geliyor :) Gerçekten, hem yaratıcı hem de o işi istediğini o kadar net anlatmış ki. Bir de yolun başında olmaması da ilginç, hani onca şey yaşamış; farklı işlerde çalışmış, çocuğu olmuş vs. Zaten ondan sonra herkes reklam ajanslarına kutu yollamaya başlamış ama şimdi bir orjinalliği kalmadı tabii :)

Aaa demek okuyorsunuz :) Bu yorumunuzu okuyunca çok mutlu oldum gerçekten. İnanın, insan böyle şeyler duyunca daha çok yazmak istiyor. Annenize de, eşinize de selamlarımı sevgilerimi iletin lütfen :)

Profösör dedi ki...

Biz bir aileyiz biliyorsunuz. Bu bloglar kapanınca moralimiz çok bozulmuştu. Sanki Sibirya'ya sürgün yemişiz gibi yalnızlık çektik. En sonunda dns ayarları imdadımıza yetişti de kavuştuk bilogçu dostlarımıza.

francesca mckennitt dedi ki...

Evet, gerçekten. Hatta, "Blog yazmadan önce ne yapıyormuşum ben?" diye düşündüm :) Bir an internete giresim kalmamıştı, o kadar alışmışım ki. Neyse ki artık girebiliyoruz, yine de kaybolan çok kişi var.

lady shave dedi ki...

bu araştırmaları kimler üzerinde yapıyorlar çok merak ediyorum..
hiçbir inandırıcı tarafı yok.. hani rüyalarında görüyorlarsa belki o doğru olabilir.. şöyle araştırmalar bizim gibilere yapılsa o zaman bu ülkedekiler alacaklar ağızlarının payını da neyse..

francesca mckennitt dedi ki...

Değil mi. Bence de. Seçim anketleri, huzur anketleri, hiçbirine inanmıyorum açıkçası.

Gerçekten bizi dinleseler zaten o koltuklarda oturmaya yüzleri olmaz. Ya da olur mu? Bilmem.