18 Şubat 2011 Cuma

Mirandolina, Nam-ı Diğer : "Otelci Güzeli"

Biliyorum, başlığı okurken "Öff bu ne be" dediniz. İsmi karışık ama içeriği çok da karışık olmayan bir oyun aslında.





"Carlo Goldoni'nin yazmış olduğu oyun 18. yüzyılın ikinci yarsında, İtalya'da geçmektedir..." diyerek söze başlayabilirdik belki ama bütün oyunlar gibi bu oyun da önce bir hayaldir, sonra bir oyun/oyuncak, sonrasında belki bir gerçek belki de bir hayat.

Çocukken hayalleriyle "uyuyup büyüdüğümüz" oyunlar, biz o oyunların içinde şekillenirken birer "gerçek" olurlar mı? Ya da sürekli büyüyen içimizdeki çocuk mudur? Söyle çocuk… "

Diyorlar.

Belli ki oyuncular senelerini tiyatroya vermemiş, öyle pek tecrübeli değiller. Ama gerek bir İtalyan oyununu Türkiye'ye uyarlamak açısından, gerekse güncel espriler açısından oldukça umut vericiler. Oyun ilerledikçe zaten sarıp sarmalıyor ve çok eğleniyorsunuz. 



Umut vericiler.

20 yorum:

deep dedi ki...

seni seniiiii

nasıl yaptın ki bunu.
hem bana hem post.
halla halla.
:)

francesca mckennitt dedi ki...

:))

Hem sana, hem post, hem dizi, hem bitter.

Hihi. Alışkanlık.

deep dedi ki...

pes pes ki pes pes

ben yazarken bitter bile yiyemiyom.
:)

francesca mckennitt dedi ki...

:))
Bitteri at ağzına. O erirken yazıyı yaz. Bir taraftan da müzik dinlersin. Başlangıç için :))

deep dedi ki...

carlo goldoni iyidir be.
o da mı makedonyalıymış.
:):):)
ne güzel demek gezide oyun da izlediniz. e tabii sıcaktır salon. ondan girdiniz bence.
hihi.
:)

francesca mckennitt dedi ki...

Hihi :)

O kadar eskiye gitme, dün akşam izledim oyunu :))

Büyük ihtimalle sen yemek yerken. Gittim geldim hemen. Sonra da yazdım.

Bak oyun çok güzel. Ama oyuncular bir de Turkish yapmış oyunu, onlar da yetenekliydi. Böyle bizim bildiğimiz espriler falan, evlilik programlarına bile değindiler düşün yani :))

Bir İnce Ses dedi ki...

itiraf ediyorum ilk paragrafta oyun yazısını görünce bilgisayar oyunu sandım :)

francesca mckennitt dedi ki...

"Nam-ı diğer otelci güzeli" diye bilgisayar oyunu, hımmm :)) Neyse sonradan anlaşılıyorsa sorun yok :)

Profösör dedi ki...

Allah neşenizi arttırsın sizin.. Benim de tabii.. :))

francesca mckennitt dedi ki...

:))
Hepimizin arttırsın tabi, çok teşekkür ederim :)

MAYA dedi ki...

Türkiye ' de tiyatro gittikçe değerini kaybediyor sanki. Oysa ne kadar eğlencelidir.

girlythings dedi ki...

mirandolina!
tekerleme hatta şekerleme gibi :)

francesca mckennitt dedi ki...

MAYA; Değil mi, özel tiyatroların durumu çok zorda özellikle. Sinema & tiyatro dengede olsa ne hoş olur. Tiyatronun yolunu tutmuyor kimse artık maalesef.

francesca mckennitt dedi ki...

girly girly!

Senin tanzanyalıyla çocuğunuzun adını Mirandolina koyarız belki, ne dersin :))

deep dedi ki...

francescan

45 günde 200 okurum oldu.
:)

şarkı şarkı şarkı hadi ama tembel.
:)

francesca mckennitt dedi ki...

:))

Sen günde 3 yazı yazarsan daha çook okurun olur. Üretken yazar seni.

Ben gece uyku arasında kalkıp sana şarkı yazıp yatmışım ya çok güldüm.

Bugün çok korku filmi yazmanın hatrına:

Therion-To mega therion

:))

deep dedi ki...

:):):)

francesca mckennitt dedi ki...

:))

girlythings dedi ki...

valla erim ne derse o olur!!
şimdi ben kafama göre iş yapmayim.
tanzoşta kabul ederse kızımızın adı marandolina olsun, oğlan olursa da babasının adını koyarız artık

francesca mckennitt dedi ki...

Ay ne güldüm sabah sabah.

Tanzoşa benzemesin ama ya, kara kara. Saçını falan da tarayamayız Mirandolina'nın, kıvır kıvır olur, en iyisi doğar doğmaz Brezilya fönü yaptırmak!