24 Şubat 2011 Perşembe

Manastır Çarşısı

Burayı Manastır'ın minyatür İstiklal Caddesi gibi düşünün. Hemen hemen her mağaza burada var, hem iş hem eğlence merkezi. Ülkenin sayılı fabrikaları da burada, en güzel barları da. "Elveda Rumeli" diye bir dizi vardı, oradaki  rehberimizin deyimiyle "Terzi Asan"ın dükkanı falan hep buradaymış. 


Pazar olduğu için her yer boştu yine, bizimkiler doldurdu her yeri.


Sokakta insan gören dilenciler, turist olduğumuzu anlamışlardı. Amma velakin, döviz büroları da kapalı olduğundan bizim de paramız yoktu. Hani devrim olur da, paralar bir işe yaramaz ya; euronun bir işe yaramadığı bir bölgedeyken o hissiyatı çok iyi anladım. Cebinde bir tomar para var ama kullanamıyorsun!




Pazar olmadığı bir zaman gelsem bu dükkanı talan ederdim. Gezinin başından beri bundan yakınıyorum farkındaysanız. 24 saat içinde 3 farklı ülkede bulunmak çok fantastik oldu benim açımdan. Evet, kaç yazı oldu ve hala pazar günündeyiz!




Despina'nın böyle minicik bir yerde çıkması garip geldi:



Böyle küçük bir kentin bunca imkana sahip olması şaşırtıcı. Osmanlı zamanında da en önemli merkezlerden biriymiş. Mesela bu bina Sovyetler zamanında yapılan devasa kültür merkezlerinden biri:



Burada konsoloslukların bir arada bulunması gibi bir durum var. Bizim metrelerce yükseklikte duvarlarla kapanmış, askerlerin nöbet tuttuğu konsolosluklarımızdan sonra, bu dükkan gibi yerler ilginç geldi:


Bir yeri iyi tanımak için vitrindeki yerlerini değil, ara sokaklarını görmek lazım. O yüzden ben de boşluktan yararlanıp daldım bir ara sokağa. Bir taşra kenti gibi, minicik ve sevimli binalar. Kızlar bakın bizim kocaman accessorizelarımızla karşılaştırabilecek misiniz:


Makedonya'da birkaç farklı milletten insan olduğu için, yerleşim yerlerinin sahipleri değiştikçe ibadet yerleri şekil değiştirmiş. Burada bol bol cami görünümlü kilise, sinagog görünümlü cami vs. görmek mümkün. İçiçe olmalarına rağmen böyle düşmanlık beslemeleri çok garip. Maksimum 3 milyon nüfusa sahip bir ülkenin daha da bölündüğünü düşünemiyorum. Irk savaşları, iç sorunlar, çatışmalar; dışarıdan ne kadar gereksiz görünüyor değil mi? 

43 yorum:

Mia Wallace dedi ki...

francescaa!
Biliyorsun bu postlarını çok seviyorum ama dikkatimi çeken bir şey ve kalbimin atmasını sağlayan:)

Accessorizee :) her yerde var ah ne güzel! :)

francesca mckennitt dedi ki...

:))
Ama buradaki miniminnacık, bizimkiler gibi değil hiç. Gerçi içine girmedim ama, orası bijuteri ve kozmetik yönünden kıttı biraz :)

mergiz dedi ki...

mükemmel fotolar beybi!

Sadece Umut dedi ki...

Fotolar super =)) 300dolar lazim alabilmem icin of.

francesca mckennitt dedi ki...

mergiz; Senin kadar değil bebek :))

Sadece Umut; 300 dolar fotoğraf makinesi için falan mı? Anlayamadım :)

Sadece Umut dedi ki...

Frances, ozur :) daginim bu aralar.
Foto makinesi icin evet *_* =D alabilsem ancak yaza :(

francesca mckennitt dedi ki...

:) Olur öyle. Sınava az kaldı, kardeşim de senin gibi, tahmin edebiliyorum nasıl olduğunu. Umarım alırsın. Belki LYS hediyesi olur, belli mi olur :)))

Mr.E dedi ki...

Fotolar çok güzel, yazı pek akıcı da kafama imkansızlık takıldı :D

Paranla rezil olmak bu demek ki...:P

francesca mckennitt dedi ki...

:))
Evet ya, tam olarak oydu. Türk Lirasını kabul etmeseler anlarım da, euroyu niye kabul etmiyorlar anlamadım. Sonuçta coğrafi olarak Avrupadaydık!

mine dedi ki...

nerdeee hep birlikte mutlulukla yaşanan günler ...

8ex-en8 dedi ki...

o diziyi az bişi izlemiştim, bilmem etmem de sanki benim evimin önünü paylaşmıssın gibi heyecanlandım ...

francesca mckennitt dedi ki...

mine; Öyle deme :) Göreceğiz bir gün elbette.

francesca mckennitt dedi ki...

8ex-en8; Benim de annem çok seviyordu, oradan biliyorum az çok. Konuşmaları aynı oradaki gibi, "Geldın mı" falan diye :))

holywitch dedi ki...

mckennitt

sana gezengir mckennitt dicem artık :)

francesca mckennitt dedi ki...

:))
Ay ne çok hoşuma gider valla :)

Nessuno dedi ki...

O güzel barların, güzel yüksek taburelerinde oturdun mu diye sorasım geldi de sormadım :) pazar günüymüş, paranız yokmuş, kiril alfabesi dikkatimi çekti yıllarca kiril kiril dolaşmış bir adem olarak, park, restoran, bitola gibi, teşekkürler, götürdün beni :)

francesca mckennitt dedi ki...

O gün oturamadım işte maalesef :) Kiril kiril ne çok severim kiril alfabesini. Ortaokulda Rusça öğrenmeye kalkmıştım ama sadece alfabesini öğrenebilmiştim :)) Sonra işte hep kullanıyordum kendi kendime yazarken unutmayayım diye. Orası benim için cennet gibi oldu okumam bayağı hızlandı kiril alfabesini. Sonra Yunanistan'da da hırs yapıp Grek alfabesini öğrendim. İyi oldu bu gezi :)))

haYaL@ dedi ki...

ufalsam bir çakmak boyutuna gelsem,francesca beni çantasına koysa yanıda gezdirse olmamı yani ;)

francesca mckennitt dedi ki...

hayal@; Olar, sıkıştır kendini atla gel. Sonra Cem Garipoğlu muamelesi görmeyeyim ama :p

Rory dedi ki...

Ya francesca! koyma böyle fotolar:)
Orda olmak istiyorum-.-

francesca mckennitt dedi ki...

Rory; Sana yakın yerler daha güzel nasıl olsa, sen de koy sizin oraları ben de orada olmak isteyeyim nasıl fikir :))

Profösör dedi ki...

Savaşlar bir insanlık trajedisi yaşatıyor. Her yerde olduğu gibi.

francesca mckennitt dedi ki...

Kesinlikle. Ve aslında hepsi ne kadar anlamsız. Toprak ve para kavgaları sadece.

girlythings dedi ki...

ben Terzi Asan'ı çok severdim çok temiz adamdı :)
fotoğraflar sanki çooook eski zamanlara aitmiş gibi ben bakarken böyle hisssettim,
kimbilir sen gezerken neler hissettin!?

francesca mckennitt dedi ki...

Ben de öyle dalıp dalıp gittim :)) Bak, onlardan çok daha yaşlı ve güzel binalarımız var. Ama küçük bir devlet olmasına rağmen çok iyi sahip çıkmışlar, bizde o bakım yok. Eminönü, Mahmutpaşa, Beyoğlu. Hep içine edilen tarihi binalarla dolu :/

Hayalin Derinlikleri dedi ki...

Yine insanın canını çektiren bir post :)
Cebinde tomarla Euro olduğu halde harcıyamamak ha. Vaktinde de bir arkadaşım "Kardeş kışın içe işleyen soğuğunda, battaniye altında titreyerek digitürk seyretmek nasıl bir şeydir bilemezsin. Fakirlik zor iş vesselam" demişti bana. Çok çağrıştım valla... :)

Mekan çok cezbetti ruhumu yine...

francesca mckennitt dedi ki...

Heey tomar, yani normal tomar, insanın yanında olması gereken kadar tomar :) Hiç öyle zengin-fakir mevzularına girmeyelim şimdi, param yetmeyip de ders kitaplarımı netten indirip yazmak zorunda olduğum bir dönemde :))

Orası hep çok güzel :) Sakin, huzurlu bir yaşamları var. Üsküp hariç.

Lou Salome dedi ki...

İzninle bir başkadır benim memleketim demek istiyorum :P İçim bi garip oldu fotoğrafları görünce ya :)

francesca mckennitt dedi ki...

Aaa neredensin :) Ay ne güzel ya :)

huyumkurusun dedi ki...

Ne güzel ya koy koy bitmiyor fotoğraflar.Demekki çok gezilmiş çok eğlenilmiş çok beğenilmiş.İmreniyorum:)

hemera-nyks dedi ki...

çok seviyorum böyle postlarını :) oturduğu yerden geziyor insan :D
-
hemera

Vişne Çürüğü.. dedi ki...

Sevgili Francesca Ödülün var bende :))

francesca mckennitt dedi ki...

huyum; Bak Yunanistan'a pek ısınamasam da Makedonya'ya bayıldım. Para biriktirip ordan ev almayı düşünüyorum ama artık 30 sene falan sürer herhalde :)))

francesca mckennitt dedi ki...

hemera; Ben de bu yazıların öncesini seviyorum işte, gezmeyi yani :))

francesca mckennitt dedi ki...

Vişne Çürüğü; Teşekkür ederim :) Bu ödülü alıp yazmıştım ama ekleyeyim senin adını da, bkz. bir alttaki yazı :)

Kırmızı Çizmeli Kedi dedi ki...

kadın senin bu sayfa chrome'da donuyor yorum yapılmıyor. explorer'da açabiliyorum ancak. orda açınca da yorum yapabiliyorum ama bilgisayar donuyor yorumu yazdıktan sonra:))) nasıl olacak bu iş amma zahmetliymişsin ha:))) beni blogunun en azimli okuyucusu olarak ayrı bir yere koymanı talep ediyorum bu çabalarım sonucunda:)

francesca mckennitt dedi ki...

Yaapmaa, zor kadındıım gel unuttuum geeel. Hihi. Ya cidden, benim babamın yavaşlıkta rakip tanımayan bilgisayarında bile açılıyorken sende neden açılmıyor, şaşkınım hala. Bir de kaç saat yazı sildim biliyor musun girebil diye :)) Şımardım bak şimdi, azim konusunda gerçekten duygulandırdın beni :*

Kırmızı Çizmeli Kedi dedi ki...

zor hatunum benim:) valla bilemiycem bi tek senin blogda oluyor bu ama yöntemini buldum. gün sonunda bilgisayarla tüm işlerim bittikten sonra yorum yapıcam yazılarına:) yapıp kapatıcam zaten bilgisayarı sorun çıkmayacak:)ağlama tamam sil göz yaşların:)

francesca mckennitt dedi ki...

:)) Ah bir de taktik geliştirmiş ya kıyamam. Hadi bakalım, bu sefer olur umarım. Yorum gelmezse anlarım ki olmamış :p Blogspotu esefle kınıyorum buradan!

Kırmızı Çizmeli Kedi dedi ki...

selamınaleyküm bacım:) ben sorunu kendi imkanlarım dahilinde çözdüm sanırım. yine donma oluyor ve fakat sonrasında geçiyor:) bunu da böyle belirtip kınamana katılıyorum:)

francesca mckennitt dedi ki...

Günaydıın :)
Hihi, tamam sevindim. Bak şimdi yeni yazı yazacağım, bakalım yazabilecek misin :))

Kırmızı Çizmeli Kedi dedi ki...

bir kiii ses deneme s s ttt ss aha valla oluyo len:)

francesca mckennitt dedi ki...

Halkımıza bir hizmet daha. Addictive Istanbul'dan online yorum hizmeti! (online yorum da neyse artık?!) Sabah sabah Libya aktarmalarını da reklam ettiklerini görünce kendimi bir an RTE gibi hissettim, pardon :))