23 Şubat 2011 Çarşamba

Çikita Muz

Yazma konusunda ne kadar yavaşım. Diğer konularda da pek hızlı olduğumu söyleyemesem de, bu konuda ultra yavaşım. Elimle yazarken çok hızlı yazarım da, bilgisayar başında kilitleniyorum valla. Neyse, vakti zamanında İnanırsak ve Herbirenk, güzel insanlar bana gülümseyen yüzler ödülü vermişti. Ben yazana kadar ödül de fotoğrafları da kalkmış, ve sanırım başkaları da vermişti bu ödülü bana, nasıl oldu da not almayı unuttum bilmiyorum. Artık yazamasam da buradan tekrar teşekkür ediyor, özür diliyor ve öpüyorum kendilerini. 




Sonra da sevgili deepMedanşeri ve Vişne Çürüğü de "okuması en keyifli blog ödülü"nü vermiş. İkinci kez teşekkür ediyor ve holywitch'in yolladığı mime geçiyorum.



  • Gün içerisinde eğer gerçekleşirse şok olacağın şey:
Birisi gelse de, "Artık ömrünün sonuna kadar yetecek kadar paran var." dese de, sırf keyif için çalışıp kitaplarımla, müziklerimle, yazılarımla, seyahatlerimle ömrümü geçirsem, sonra da bu paradan haberi olmayan bir insan bana aşık olsa, ben de ona aşık olsam, mutlu mesut ölsek mesela. Gerçi bir ömrü kapsadı bu hayal ama olsun.

  • Gördüğün zaman eğer almazsan uyuyamam dediğin şey:
Sanırım öyle bir şey yok, çünkü uyuma vakti gelene kadar ben çoktan başka bir şeye kafayı takmış ve hatta ondan da vazgeçmiş olurum. Alışveriş konusunda takıntılarım yok gibi.

  • Uğruna diyetini bir kalemde bozduğun şey:
Ben diyete diyet demem içinde bitter çikolata ve muz olmadıktan sonra :)

  • Uğurun var mı:
Uğur denemez herhalde ama takmadan içimin rahat etmediği bazı yüzüklerim var. En az biri parmağımda olmalı. Bir de bir kolye var, teyzem lise mezuniyetinde hediye etmişti; o da şans getiriyor diyelim şans getirsin.


  • Kendine en çok yakıştırdığın renk:
Mor, mavi, siyah.

  • En sevdiğin takın:

O yukarıda bahsettiğim yüzükler, bir de annemin yaptığı her takımı severim ben.

  • Takıntın:

Takıntılarım takılarımdan daha çok sanırım. Say say bitmez. Kitap defterleri boylarına göre sıralamam gibi, kütüphanede aynı yazarların kitaplarını yanyana koymam gibi, yanımda mutlaka kolonya bulunması gerektiği gibi, başkasının üzerinde gördüğüm kıyafetlerimi vermek ya da çöpe atmak gibi, yazı yazarken ruh halime uyan renklerdeki kalemlerle yazmak gibi, ne bileyim uzar gider bu liste.

  • Ben bu şarkıyı duyunca şakırım:
Edith Piaf-Non, je ne regrette rien 
Nouvelle Vague-Dance with me
Tori Amos-Silent all these years
Paloma Faith-New York

  • Solunda ne var:
Üst üste National Geographic'in şubat sayısı, açıköğretim iktisada giriş, hukuka giriş, genel işletme kitapları, "Hitler Almanyasının gizli tarihi",  ders notları, 4 adet kalem ve cep telefonum var.

Bu mim de Mr.ESadece UmutMiamineÇılgın Mevdoş'a gitsin mi. Gitsin.

22 yorum:

Modafobik dedi ki...

Yoğunluktan uğrayamadım epeydir, özlemişim buraları yahu :)

francesca mckennitt dedi ki...

Buralar da seni özledi ama gelmiyorsunuz beyefendi :) Başını kaşıdıktan sonra ilk işin buraya uğramak olsun :))

Mr.E dedi ki...

Bayadır mim yapmamıştım, itinayla mim yapılır efendim :)

francesca mckennitt dedi ki...

Hadi bakalım parmaklarına kuvvet:)

Mr.E dedi ki...

Görev tamam merkez :)

francesca mckennitt dedi ki...

Hihi :))

Profösör dedi ki...

1. akp yi ve kaddafiyi bir kenara bırak. bence sana gelecek olan çiçeğe bak... (Bana "sen haklıymışsın" diyie itiraf edilen söz beni şaşırtır.)
2. Bir ağız mızıkası..
3. Çikolata
4. "16" (Aslında bu bir şifredir.
5. Mor
6. Takım yok ama anahtarlığım var. mevlana figürlü bir şilt..
7. Takıntım düzen intizam.
8. Biz her gece mehtaba çıkardık..
9. solumda annem var, sağımda eşim..


10. Teşekkür ederim. Dayanamadım..

Hayalin Derinlikleri dedi ki...

Yazarken çok mu yavaşsın... Emin ol senden yavaşları vardır Francesca :)

Ödülleri hak ettiğini düşünüyorum sonuna kadar hemide.
Takıntılarından tekine değinemden edemiycem. Elbiseni başkasında görünce, çöpe atmak mı..? :))
Garip gerçekten ya. Ama yinede iyi. Düşünsene kendini aynada görünce , kendini çöpe attığını. O daha kötü olurdu :))

Neyse kaçtım güzel isnan, sevgilierimle...

francesca mckennitt dedi ki...

Profesör; Keşke sizi de mimleseydim, ah utandım şimdi. Cevaplayacağınızı düşünseydim, yollardım cidden. Mevlana figürlü bir anahtarlık demek, ne hoş. Benimki de yıllar önce turizm fuarlarından birinden aldığım, el yapımı deri bir maske. Böyleleri daha anlamlı oluyor sanki değil mi :)

Çikolata hepimizi baştan çıkartıyor mu ne.

deep dedi ki...

bir yeni mimin var bende.
:)
hihohaaaaa.

francesca mckennitt dedi ki...

Güzel insan, teşekkür ederim :)

Benim bazı şeylere karşı sahiplenme huyum var. Özel eşyalarıma, kitaplarıma, kıyafetlerime falan dokunulmasını hiç sevmem. Eskiden misafir geleceği zaman odamı kilitleyip öyle giderdim, kimse bir şeyleri karıştıramasın diye. Telefonum falan karıştırılırsa çıldırırım, fotoğraf makinemi gösterebiliyorum neyse ki artık, bu blog sayesinde aştım bişeyleri :) Dolayısıyla dolabımdaki bir kıyafetin aynısını bir başkasında görürsem giyemem bir daha da. O bana aidiyetini kaybetmiş gibime geliyor.

Sevgiler Hayal :)

francesca mckennitt dedi ki...

deep yavaş ol yavaşşş. Bir de elim ağır diyorsun, elin hızlı olsa ne yapacaktın acaba :))

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

edith piaf cok severim, para cıksın, hergun aynı seyı soyluyorum. remzı kıtapevının bır subesını acıcam, yanında cafesi, orada yasayacagım, ve paraya ıhtıyacım olmadan kıtap satacagım ve okuyacagım tgabıı

deep dedi ki...

ha ha ha ha

şok olacağın şeyle diyet en sevimlileri :))))))

francesca mckennitt dedi ki...

Zeynep Özmen Ünlü; Hihi, benzer hayaller :) Edith Piaf sevilmez mi.. Ben de çok severim. Kitaplarımı da pek tabii. Ah şu çıkmayan lotonun gözü kör olsun :))

francesca mckennitt dedi ki...

Deep; En sevimli şok olur ama ya ne güzel. Miras da kalamaz, dedeler öleli çok oldu; kimya mühendisliğine devam :))

Sadece Umut dedi ki...

Yasakladır francesim bana blogu ! ne yapcam ben ? :) gerçi haklı da bizimki bi taraftan sınava az kaldı ve radyasyondan nefret etmek için haklı sebeplerimiz falan filan , yapıyorum mim'i deep'e ve diğer mimleyicilere haber salayım :)

francesca mckennitt dedi ki...

Blogu yasakladılar mı? Nasıl yani, sadece blogu mu toptan bilgisayarı mı? Dur dur ben saldım haber :)) Sen onu boşver bana cevap ver :)

Sadece Umut dedi ki...

mim'i yaptım Frances ama bilgisayarı yasaklasalar telefondan giriyordum blogları hatta post yollayabiliyordum ama gel gör ki yasaklandı ,
ama benim ergen anarşisi psikolojime karşı gelemezler :)

francesca mckennitt dedi ki...

:))
Eğer bilgisayarda oturma süreni abartmıyorsan bence yaptıkları doğru değil. Senin de kafanı rahatlatmaya ihtiyacın var, test test bir yere kadar. Ama hem tv hem bilgisayar olmaz :) İkisinden birini seçmen lazım. Dur bakıyorum şimdi.

Profösör dedi ki...

önemli olan empati ve sempati.. Ben sizi zevkle takip ediyorum..

francesca mckennitt dedi ki...

Ah çok teşekkür ederim, biliyorsunuz ki bu duygularımız karşılıklı :)