23 Ocak 2011 Pazar

Enerji

Ben haftasonları Almanca kursuna gidiyorum ya. Evlilik, aşkla ilgili bir konu geçti. Herkes kendi halinden dert yanıyor. Hoca da en sonunda isyan etti:

-Ohoo gençler sizin hiçbir şeyden ümidiniz kalmamış!

Diyemedim ki umut etmek için bile sebeplere ihtiyaç var.

Geçen aylarda İstanbul Üniversitesi'nde "Enerji Konferansları" vardı. Oraya dışarıdan girmek meşakkatli bir iş olduğundan başkasının kimliğiyle girdim kaçak göçek. Ancak konu sürekli başka yerlere kayıyor, konuşmacılar ısrarla iktidar yanlısı konuşmalar yapıyor. Salondakilerin %99'u da muhalefetten olduğundan konuşmacı KOSGEB'i övüyor mesela, gençlerden biri başvurup siyasi sebeplerle reddedilen projesini anlatıyor. TÜBİTAK desteklerinden bahsediyor, evrime bile nasıl karşı çıktıklarını anlatıyor izleyiciler vs. Bir yandan da korkuyorum, zaten kaçak girmişim; bir olay çıkacak kalacağım ortada diye.



Sonra dünya aydınlanma haritasını gösteriyorlar. Uzaydan çekilen bir fotoğraf var ekranda. Amerika'nın belli bölgeleri, Rusya, Avrupa'da bazı yerler hariç her yer orta halli. Japonya uçmuş, tamamen aydınlık gözüküyor. Türkiye ise tamamen karanlık. Bir anda düşüncelerim enerjiden ziyade başka yerlere kayıyor: Türkiye karanlık.






-Japonya'ya bak ışıl ışıl!

-...

-Şşşt Francesca! 

-Hı?

-Japonya diyorum! Baksana ne kadar aydınlık!

Gülüyorum.


47 yorum:

Bir İnce Ses dedi ki...

Olur mu ya.. Türkiye nasıl karanlık olsun kocaman ampül var ! ;)

francesca mckennitt dedi ki...

:))
Blogunun yeni temasını çok sevdim. Böyle daha iyi. Siyah temalar gözümü çok yoruyor ve içimi karartıyor :)

Bir İnce Ses dedi ki...

Okurken gözümüz kör olacak, gözümü bozamam okumuyorum artık gibi eleştirilerden sonra değiştirme kararı aldım :) Düzenlemesi biraz zor oldu ama napalım artık her şey sizin için :p :)

francesca mckennitt dedi ki...

:)) Doğru demişler. Tam olarak kafamdaki şeyi söylemişler :))
Tüketici hakları!

Budeliçocuk dedi ki...

Francesca,
Aydılık...
Kafalarımızı,Yüreklerimizi ışığa açtıkmı ki..?
Dünyanın en dindar insanları japonlar değil mi..?
Bu işin dinle diyanetle hiç alakası yok bilesin..
Sen dinin asıl kaynağına bak..
Yoksa Yeryüzünde Allah adına iş görenlere sakın takılma..
Hem Allah kendine ait yetkileri hiç kimseyle bölüşmeddi bilesin..
Bak Sevgili Francesca!
Biz çalışmak zorundayız,
üretmek zorundayız,
aklımızı kullanmak zorundayız..
Akıllıların(!) bizi kullanmasına asla müsade etmemeliyiz..
Birde hiçbir ayrım yapmadan sevmeliyiz insanı..
ama hiçbir ayrım yapmadan..
Herkes için Can emniyeti istemeliyiz..
Herkes için Akıl emniyeti(Yani düşünce özgürlüğü) istemeliyiz..
Herkes için Din emniyeti istemeliyiz..(Çünkü herkesin dini kutsal,ateistin bile..)
Herkes için Namus emniyeti istemeliyiz..
Hrkes için Mal emniyeti istemeliyiz..

Sevgili francesca bunları gerçekleştiren bir toplum yeryüzü cennetini yaşamaz mı ve yeryüzü cennet olmaz mı..?
Önce kafalar ve yürekler aydınlanacak..
Mekanlar..
Mekanları aydınlatan insan değil mi..?
İnsan Aydınlık olursa bütün karanlıklar yok olmaz mı.?
O zaman kendimizden başlamalıyız..
Önce zihnimizi ve yüreğimizi aydınlatmaya..
Evet francesca ''Japonya aydınlık..''
Hem de ''ışıl ışıl..''
sevgimle..:)))

francesca mckennitt dedi ki...

:)
Ben de sizin gibi düşünüyorum. Koyduğum linklerdeki olaylar zaten bu durumunu anlatıyor. Dindarların da ateistlerin de eşit muamele gördüğü bir toplum isterdim ben. Kadının kadın olduğu için dövüldüğü, öldürüldüğü bir ülke değil de; dini sömürme aracı olarak kullananların iktidar olduğu bir ülke değil de; bir yandan İslam'ı savunurken bir yandan yolsuzluğun kol gezdiği bir ülke değil de; biliçsizlerin bilinçlilere fark attığı bir ülke değil de..

Her konuda eşit haklara sahip olursak. Ancak o zaman camilerin yanında kiliseleri, kiliselerin yanında budistleri, budistlerin yanında ateistleri görürüz belki. Ne dersiniz, gidişat bu yönde mi? :) Bence hiç değil. O yüzden Türkiye karanlık. Ve ne yazık ki, biz gençler, ucundan da olsa aydınlığı görebilmekten aciziz. Üzücü.

Bir İnce Ses dedi ki...

Türkiye'de neler oluyor, nereye gidiyor sorusunun cevabı budur !

francesca mckennitt dedi ki...

Cevap çok daha derin be BİS. Çok şey var. İşte aklıma gelen 3-5 şey buydu :)

Bir İnce Ses dedi ki...

Balık baştan kokar francesca :) Derinlere inmeye gerek yok.. Bunlar bile yeterli bence :)

francesca mckennitt dedi ki...

Di mi. Bence de :)

burkan dedi ki...

bunlar gitmeden de aydınlanacak gibi durmuyor neyse haziranda bi umut var hadi hayırlısı bakalım:D

francesca mckennitt dedi ki...

Burkan sen cidden sonucun değişeceğini düşünüyor musun :) Daha geçen seçimlerde çöplerde bulunan oy çuvallarının davaları bitmedi..

burkan dedi ki...

ona rağmen %42 kayıpları var umutsuz olmamak istiyorum:D

francesca mckennitt dedi ki...

Canım pollyannam benim :))

Budeliçocuk dedi ki...

Sevgili francesca;
Bu saydıklarını gerçekleştirmenin bir tek yolu var..
Özgürlük,
Özgürlük olmadan bunların hiç biri olmaz..
Önce bireysl özgürlük ve birlikte de toplumsal özgürlük..
Çünkü özgürlüğün olmadığı yerde Ahlak da olmaz adalet de..

Aydınlık yarınlar için.:)))

francesca mckennitt dedi ki...

Umuyorum, hepimizin dileği bu :)

Zincirlerini kırmış zihinler için savaşıyoruz hepimiz :)

Burada söylediklerin de, blogunda yazdıkların da o kadar güzel şeyler ki. Mutlu oluyorum sizin gibileri gördükçe :)

Aydınlık yarınlar için :))

deepblueeagle dedi ki...

çok iyiydi bu yazı be.
alkış.
duyarlı francala
:)

francesca mckennitt dedi ki...

Sizden alkış alabilmek ne büyük mutluluk monsieur!

Gezgin deep :)

Kiyiya Vuranlar dedi ki...

Yazin cok guzel, Turkiye'nin karanliklarin karanligina gun gectikce donusmesi ise bir o kadar dusundurucu. Karanlik... Dibi gorunmeyen kuyu gibi..Urkutucu...
Galiba bu ulke icin gun gectikce umudumu yitiriyorum!

girlythings dedi ki...

benden de alkış!
durumu çook güzel ifade etmişsin

Mr.E dedi ki...

Olaylara karışma :)

http://www.youtube.com/watch?v=O9hCRZIo_Wo

mergiz dedi ki...

bazen "çok da umutsuz olmamak gerek yeaa" diye düşünüyorum ama sonra "saçmalama" diyorum.. :/

francesca mckennitt dedi ki...

Kıyıya vuranlar; Dibi gözükmeyen bir kuyu gibi evet. İşin tuhaf tarafı, bu cümleleri en son sarf etmesi ereken grup bizleriz gençler olarak ancak durum o kadar vahim ki, realist olmak daha az hayalkırıklığı yaratır gibi.

girly; Vuhuu senden de aldım alkışı, hadi bakalım bugün iyiyim demek ki; bugün teraziden çok yayım o zaman :p

francesca mckennitt dedi ki...

Mr.E; Nereden hatırladın bunu yaa, çok eski film :) Hihi çok güldüm, videoyu izleyemedim hurda pc'de olduğum için ama hatırlıyor gibiyim. Asıl sen karışma olaylara Mardin'lerde!

mergiz; Ben de bazen "çiçek böcek güneş bulut" şeklinde düşünüyorum, sonra haberleri izliyorum ve eski halime geri dönüyorum :/

Mr.E dedi ki...

Ben karışmıyorum olaylar gelip beni buluyor, bkz. son yazım :)

Modafobik dedi ki...

Off senin bir konuya değinirken bağlantılı olarak ustalıkla başka bir konuya gönderme yapmana bayılıyorum ya! :) Ellerine sağlık, enerji konferansını duymamıştım bile basında hiç yer almadı bile.. Postun sayesinde öğrendim ki karanlık Türkiyeye gönderme yapman, müthişti..

francesca mckennitt dedi ki...

Mr.E; Hemen okuyorum :) Rahat ders çalışabileyim diye laptopu dolaba kilitlemiştim, babamın bilgisayar da o kadar eski ki kendi bloguma bile 2 saatte anca girdi :))

Modafobik; Teşekkürler Tunacım, nasıl okudun sınavlarının arasında upuzun yazıyı :) Basında yer almaz çünkü magazin güzellerinin kıyafetleri ve ilişkileri daha önemli :)

haYaL@ dedi ki...

aydınlatacam derken Türkiye'yi karanlıkta bırakanların yatacak yeri yok,da işte bişe de demeye gelmiyo bu ülkede...bi bakmışsın pamuğu tıkamışlar sen ne oldum demeden ;)

francesca mckennitt dedi ki...

Aaa tam da senin blogundaydım, görüyor musun sen telepatiyi :)

Di mi, doğru söyleyeni 9 dakikada ülkeden kovuyorlar. Ülkeden kovmasalar bile baya bi şehir dışına, mesela Silivri'ye :)

Zennube dedi ki...

ne güzel bir ayrıntı yakalamışsın. gerçekten karanlık bir çağdayız :^(

francesca mckennitt dedi ki...

Tabii, egoist patronlardan beterleri de var di mi! :)

Leah dedi ki...

Şimdi konuyla hiç ama hiç alakası olmayan bir soru geliyor francesca kuşu. Hazır ol bebeğim.

Alix Avien çatlayan ojeleri kaç paraya aldın? :D
Ben Aydın'dan 4'ünü de aldım da kazık mı yedim aceba diye düşünüyorum.
Eğer zırnık Almanca bilseydim Almanca sorardım bu soruyu konsepte uysun diye ama yok malesef :D

francesca mckennitt dedi ki...

Hihih ay çok güldüm :D

Ben tanesini 4.95'e aldım ama her yerde zaten aynı fiyata satılıyor, hiç farklı fiyat görmedim. Eğer daha fazlaya aldıysan:

"Kazık atan atana, nereye gidiyor bu memleket?!"

diye bağlayabiliriz canım :))

Leah dedi ki...

Ben 4 buçuğa aldım hihihi :D

Kız, bayıldım bunlara ben.

Clarie's 44 numeronun üzerine sürdüm ayrı ayrı. Rengarenk oldu tırnaklarım. Siyahla çokoş oldu, pembeyle de öyle. Ay hepsi çokzel! :D

francesca mckennitt dedi ki...

Ay o zaman babam Didim'e giderse, ona da aldırayım. Zavallı adamın bir çatlayan oje aramadığı kalmıştı :D

Bak şimdi lafını ettin canım çekti. Az sonra alix avien 231'in üstüne mavi yapıcam. O 231 ne muhteşem bir ojedir ya, kim formülize ettiyse elinden öpesim var Leah'm öyle bişi, sende yoksa al mutlaka, hem çatlayanlarda hem konad'larda çok işe yarıyor :D

ilnevyA dedi ki...

Hepimizin hayalidir heralde; herkesin, her kesimden insanın iç içe, kavgasız, barış içinde yaşayan bir toplum olabilmemiz. Burada suçlu olanlar iktidar kadar muhalefettekilerdir. Kaç yıl oldu hala anlayamadılar bazı şeyleri. Hala muhalefetin bu şekilde yapılmasının iktidarın faydasına olduğunu anlayamadılar.

Bazen düşünüyorum tüm bunlar danışıklı dövüş mü diye. Evet çok mantıklı geliyor aslında.

francesca mckennitt dedi ki...

Evet ilnevyA; gerçekten ben de bazen o şekilde düşünüyorum. Hiçbir partiye güvenim yok, hepsinin bir yerden yaması var. Tek amaçları ceplerini doldurmak olan siyasetçiler öldürdü bu ülkeyi. Bakıyoruz, siyasi bilimler mezunları çok nadiren işlerini yapabiliyor. Onun dışında; memleketinde çevresi olan, birazcık daha "ağa"lık yapmak isteyen kim varsa meclisin içinde.

Leah dedi ki...

Metalik gri mi o? Bende Sephora'nınki var. Aynı renk sankim. Getirip getirmediğimi bilmiyom buraya. :D

Ben Konad bilmiyom kızıaam. Öğret bana. :(

Neyle yapılıyo onlar ince uçlularla mı?

Bi de çiçek böcek yapıyolar ya onları basıyolar mı patates baskısı gibi napıyolar?

Bi de bu çatlayanların üzerine şeffaf ojeden sürüyon mu 00 olandan?

Bi de ben somon rengi oje alcam. Sende varsa numero ve marka pilis. Az önce aldım geldim She marka ama istediğim renkte değil tam anlamıylan. :D

francesca mckennitt dedi ki...

Metalik gri hı hı. Konad böyle patates baskısı gibi. diskleri falan var, bir de hani damgalar vardı ya biz ilkokuldayken; onun gibi boş bir zemin düşün. Diske ojeyi sürüp, damgayı bir ona bir tırnağına bastırıyorsun izi çıkıyor :D

Çatlayanların üstüne şeffaf oje sürmeyince dökülüyormuş dediler, ben de hep öyle parlatıcıyla gezdim ama denesem mi diyorum gerçekten dökülecek mi acaba. Gerçi zaten parlatıcı sürmeyince de çok donuk gözüküyor, çimento gibi, sevmedim o görüntüyü :)

Somon rengi ben hiç kullanmadım ama pastel 73, essie tarte deco var benim bildiğim. Pastel sanki biraz daha açık gibi. Bir de topshop'ta varmış somon rengi ama fiyatı ne kadardır kimbilir :)

Leah dedi ki...

eee nerelerde satılıyo onlar? yapması meşakkatlidir herhalde hiç bana gelmez. :(

Benimkinde şu an şeffaf yok. Matken de hoşuma gitti. Birazdan süreyim bakayım. :D

Somon rengi bu senenin trendi kız, aklında bulunsun. :p

böyle ulvi bi konuyu da ojelerle bozdum ya, püh bana :D

francesca mckennitt dedi ki...

Ortamın kasvetli havasını dağıttın, boşver :p

Türkiye'de Üsküdar'da bir teyze pazarlıyor diye biliyorum :D Arıyorsun, gidiyorsun alıyorsun falan. Bana Amerika'dan getirmişti bir tanıdık ama bu da orjinal Konad değil, Essence ama mantık aynı. Zor ya, ben 1 saatimi falan ayırıyorum yaparken o yüzden tatil zamanlarında anca :)) Gerçi oje bloggerları bu konuda aşmış olduklarından 15 dk.da falan bitiriyorlarmış! O seviyeye çıkmam için çook çalışmam lazım çoook :(

Benim ellerim ultra beyaz olduğundan, somon rengi sürsem ceset gibi durur; ondan uzak duruyorum :)) Bir de ben baya küçükken -orta 2- somon rengi bir oje sürmüştüm, abim de "Bu ne iğrenç, ucuzluktan falan mı aldın" demişti, bilinçaltıma işlemiş resmen, utanıyorum sürmeye :p

Leah dedi ki...

ben çok sabırsızım ya hiç uğraşamam valla :D

Benim ellerim esmer de değil beyaz da değil çok arada. iddialı bi renk zaten somon rengi. she'yi bi deniyim yakışmazsa almam zaten. trend oldu diye götü başı dağıtcak değiliz :D

francesca mckennitt dedi ki...

Hahah :))
Köstebek trend olmuştu bir ara. Bütün asistanlarımda aynı ojeyi görmekteyim :D Bana da oje delisi yolladı, köstebek diil de sütlü kahve gibi alix avien'in. Onu sürdüm geçen gün. Çok akademik bir havaya büründüm :p

Ben şimdi yemek yiyeyim, sonra yine konuşuruz Leahcanım. Öpüyorum seni :*

Ayrı Yazılan De dedi ki...

cidden her gün daha da azalıyor geleceğe dair ümitlerim

francesca mckennitt dedi ki...

Al benden de o kadar.

Zeugma dedi ki...

Heyyy!!
Takıldığın yer olursa çekinme sor bana Almancadan..Grammatik müthiş zordur çünkü.
İngilizceye çok benzer ama dilbilgisi kafayı yedirir..

francesca mckennitt dedi ki...

Ollley!
Ben şimdi 3 hafta sonra kur bitirme sınavına giricem. Onun için birkaç metin yazıcam. Emin olamazsam sana yollarım, kontrol edersin olur mu? Ay nasıl da hemen atladım.

Evet ya yedirtiyor hakikaten, kıvranıyorum buralarda :))