29 Aralık 2010 Çarşamba

Efes Pilsen

Kitaptı, filmdi, festivaldi derken... Bugün farklı bir konuyla karşınızdayım öhm öhm. Geçen gün, Kimya Mühendisleri Odası Öğrenci Komisyonu olarak 2010'un son teknik gezisini yaptık. Bu seferki teknik gezi, pek çok kişinin üstüne atlayacağı bir fabrikayaydı: Efes Pilsen!


Biliyorum, fabrika lafını duyunca hepiniz bir anda toz oldunuz! Toz olmayanlara sesleniyorum, fotoğraftan görüldüğü üzere çok cici bir fabrika burası.

Bütün çalışanlar bizim için seferber olup, her şeyi anlattıktan sonra; "Gençleer size yemek yedireceğiz şimdi!" dediler. Açlıktan midesi kazınan francesca -ve kalan grup tabii ki- umutla peşlerinden gitti.



Ne oldu? Geziden sonra toplantı yapmayı planlayan komisyon, bedava biraları görünce coştu. Pastörize edilmemiş biraların etkisiyle herkeste bir mayışıklık, hele bir de yağmurla birleşince... Yalan oldu o toplantı tabii ki. Bize de reaktörlere baka baka eve dönmek düştü:





70 yorum:

Moda Çıkmazı dedi ki...

Efes Pilsen basketbol takımının ismini değiştirmeyi planlayan baştaki zihniyet en sonunda 'Pilsen' kısmını atmaya karar vermiş. Böyle başarılara imza atarken Efes Pilsen haberine bunu yazmadan geçemedim canım.

Modafobik dedi ki...

Ahah müthiş bir gezi olmuş ya! :)

machu picchu kaymakamı dedi ki...

hahaha bira fabrikasında ciddi işler,olmaz olamaaz !ki olamamışta :)
ne eğlenceli.

ry dedi ki...

efes benim bro'nun üniversite mezuniyet törenine sponsor oluyor. en azından eski rektörde oluyordu. düzen bozulmazsa bu sene biranın su gibi aktığı bir törene katılacağız.

mon clementier dedi ki...

Francesca,

Sen her kimya muhendisligi ileilgili bir post koydugunda universite yillarim aklima geliyor Ne kadar zorlandigimi hatirliyorum Buradada bir ara kizlarim kucukken geri dondum kimyaya ama devam edemedim
Sana bol sans diliyorum bu yolda

mon clementier dedi ki...

Bu arada bir onceki postuna yorum atmistim cikmamis

Swotpisces dedi ki...

fazla içmeseydiniz ya.. :)))

Mr.E dedi ki...

Şimdi bunun üzerine de sunum hazırlanmıyor değil mi? :)
Keyifli konularla ilgili sunacak bir şey çıkmıyor demeni şimdi anladım :D

francesca mckennitt dedi ki...

Heheh, bu odaya ait olduğu için hazırlanmıyor ama eğer okul yapsaydı hazırlardık mecburen :D Bak benim hislerimi ancak şu reaktörler anlatır, hayatımız onlardan ibaret :p

ry dedi ki...

benim yorumlar spama mı düşüyor nedir? :))

Mr.E dedi ki...

"Hayat dediğin malt suyudur" diyorsun yani...hıııı peki :)

Nevzat Orkun Çeviker dedi ki...

sen bide orda staj yaptığını düşünsene :) hergün sabahtan akşama kadar kafa bir milyon oluyo :)

hemera-nyks dedi ki...

bunuda görmüş olduk :)
-
hemera

francesca mckennitt dedi ki...

Mr.E; hayat dediğin malt suyudur, boyadır, seramiktir, polimerdir, kozmetiktir, ilaçtır..:)) Hepsi bizimle ilgili, şimdi artık beni anlıyorsun bak :p

Nevzat Orkun Çeliker; yoksa sen de..? :) Bir arkadaşım yapmıştı ya, lab.da o kadar çok miktarda kullanmadıkları için sorun olmuyormuş da cidden fabrikanın içi buram buram bira kokuyor öğk.

hemera; bu sefer de farklı bir şey anlatayım dedim :))

Mia Wallace dedi ki...

ahh ben de orda olsaydım o mayışık insanlardan olurdum! :)

Lethe dedi ki...

bizim okulda kavaklıdere ve dolucanın fabriklarına gezi düzenlemişti ama biz afişi 2 gün sonra görmüştük,şimdi yazını okuyunca o geldi aklıma :D

Nevzat Orkun Çeviker dedi ki...

Sabah gidiyorduk, açıyorduk buz gibi biramızı lıkır lıkır içiyorduk. İlk kez orada keşfettim günün her saati bira içilebileceğini. En rahatlatan kısımda çalışanlarında mesai saati içiyor olmalarıydı. :)

francesca mckennitt dedi ki...

Lethe; bizim okulun daha hiç alkollü bir yere götürdüğünü görmedim.. Gezileri kulüp düzenlese de, genellikle ilaç ve boya sektörü üzerine oluyor geziler. Keşke gitseydin :)

Orkun; vay be.. Bu yaz yurtdışı stajı olmazsa benim de orada yapma ihtimalim var. Biradan hiç hazzetmeyen biri olarak bana resmen işkence olacak :) Bira içilebiliyormuş ama bira+sigara olmuyor dediler bize, ne kadar doğru bilmem :))

Mr.E dedi ki...

Pekiii ben de hayat mekandır desem?? :)

burkan dedi ki...

bu sergiyi sevdim:D:D

francesca mckennitt dedi ki...

Olabilir tabii, daha şık olur hatta :)) ( Mimardın değil mi?)

Mr.E dedi ki...

iç mi dış mı sorusu gelecekse ardından hayır değilim :D

Lethe dedi ki...

francesca bizimde kulüp düzenledi yani,yanlış yazmışım :)

francesca mckennitt dedi ki...

Mr.E; anlaşılan bıkmışsın :)) Peki tamam sormayayım, bir gün uzun uzun bir yazında anlatırsın:p

Lethe; O zaman tamam :) hangi okul bu arada? Sen de mi kimya mühendisliğindesin?

deepblueeagle dedi ki...

beklemekten sıkılıp yeni blogumu açtım:)

deepblueeagleforever.blogspot.com
:)

francesca mckennitt dedi ki...

İyi yapmışsın deep, efsane geri döndü:p

ilnevyA dedi ki...

Mezun olmayı başarırsam, orda çalışcam :)

francesca mckennitt dedi ki...

Ne verimli fabrikaymış, baksana herkesin bir bağlantısı çıktı :)) Eh, orda çalışırsan bol bol ziyarete gelirim ilnevyA:))

ilnevyA dedi ki...

Gel tabi, çayımı içersin. Sen de sevmiyormuşsun birayı benim gibi :)

marjinal kız dedi ki...

bende bir mimin var:))

inanirsakolurbence dedi ki...

Deep her yere aynı yorumu bırakmış:) Çalışanların kafa bi dünyadır hakkaten ya:) Bu arada reaktörler ne işe yarıyor biraz teknik bilgi alayım:)

Telekinesis dedi ki...

Müh.odası dediğin böyle olur. Çok ahım şahım bir iş değil bence çünkü ben daha detay isterim ama yapılması gereken birşeymiş.

ister istemez patates bira çekti canım halbükü içkü bilem üçmem

TuTsİ dedi ki...

Yeni yılın eskisin den güzel geçmesini dilerim.
Hayal ettiklerin sevdiklerin ile birlikte mutlu neşe dolu 365 günün olsun.

Lethe dedi ki...

Hacettepe deyim ben yok yok iktisat :)

francesca mckennitt dedi ki...

ilnevyA; sevmiyorum valla, bir içince kendime gelemiyorum 2 gün şişkinlikten :D

Telekinesis; ney ahım şahım değil anlamadım :S Hahayt, sende tam bir alemci tipi var halbuki! Charlie'nin çikolata fabrikası gibi ortam, her şey bira üstünden dönüyor; insanın canı çekiyor ister istemez :)))

TuTsİ; hepimize umarım :) Teşekkürler güzel dileklerin için :)

Lethe; tüh ya çok alakasız çıktı :p Ben de açıköğretimden işletme okuyorum oradan tutturabiliriz frekansları belki hihi :))

Ayrı Yazılan De dedi ki...

hahah şahane ya :D sen git gezi diye, sarhoş ol gel :D

Nevzat Orkun Çeviker dedi ki...

Yurtdışı staj (Y) kıskandım şimdi :D

francesca mckennitt dedi ki...

Kıskanma, benim de kesin değil çünkü :)

Nevzat Orkun Çeviker dedi ki...

İnşallah olur o zaman :)

francesca mckennitt dedi ki...

İnşallah Orkun :) francesca Avrupa'da diye seri yaparım artık bloga :))

Nevzat Orkun Çeviker dedi ki...

Ayşegül'ü anımsattı bu bana şimdi :) Ayşegül piknikte, ayşegül mutfakta vs vs :D

Telekinesis dedi ki...

daa güzel bir yere götürebilirlerdi demek istedim.
eski kahvatımları bira ile başlardı ayıpsın yahu :D

francesca mckennitt dedi ki...

Orkun; ee var mı bir farkım :p Ayşegül'den neyim eksik!

Telekinesis; e tabii ama bizimki biraz acele oldu bilio musun. Sene başında karar almıştık 2010 bitmeden teknik gezi yapılacak diye. Aralığın 2. haftası oldu hala bulamadık bir yer. En sonunda, en kolay bağlayabileceğimiz yer burası olduğu için buraya geldik biz de:D Yaa, bak ben biliyorum işte :))

francesca mckennitt dedi ki...

Moda Çıkmazı; iyi ki yazmışsın haberim yoktu bu son gelişmelerden.. Ne diyeyim, onlara yapacak yorum bulamıyorum artık..

francesca mckennitt dedi ki...

Modafobik; öyle oldu valla :)

francesca mckennitt dedi ki...

machu picchu kaymakamı; yok ya onlar gayet ciddiydiler :)) Bir de artık alışmışlar, öyle 5-6 bira sökmüyordur adamlara :D

francesca mckennitt dedi ki...

ry; senim bro ytü'de mi? Eğer öyleyse biranın su gibi aktığı ytü şenliklerinden, içeri bira sokmanın yasak olduğu ytü şenliklerine geçiş yaptığımızı hatırlatmak isterim!

francesca mckennitt dedi ki...

mon clementier; o halde beni en iyi siz anlarsınız :)) Umarım bu yazılar sizi üzmüyordur. Ancak mutlu günlerinizi hatırlıyorsanız sevinirim :)

francesca mckennitt dedi ki...

mon clementier; sabahtan beri iletilmeyen yorumlarla uğraşıyorum, mail kutuma gelmemiş hiçbiri, 93 tane yorum birikmiş; çok özür dilerim :(

francesca mckennitt dedi ki...

Swotpisces; ben içmedim fazla, zaten biradan nefret ederim ki :)

ry dedi ki...

yok. çok şükür ytü' de değil. ama ytü' lü arkadaşlardan duydum onu çok üzüldüm. bir kalemizi daha kaybettik.

francesca mckennitt dedi ki...

ry; gmaile düşmanım şu sıralar; zira o kadar çok yorum düşmemiş ki mail kutuma, başıma bela oldular. Özür dilerim :/

francesca mckennitt dedi ki...

Mia'm; benim yerime sen gitseydin keşke, biradan nefret ederim :))

francesca mckennitt dedi ki...

burkan; seversin tabi, fırsatçı seni!

francesca mckennitt dedi ki...

marjinal kız; çok teşekkür ederim, mimleri daha sonra yazacağım :))

francesca mckennitt dedi ki...

inanırsakolurbence; ama ne yapsın hangi birimize yazsın :)) Reaktörler fabrikaların can damarlardır; kimyasal tepkimeler, karıştırma işlemleri vs. kimyasal fabrikalardaki her işlem reaktörlerde olur. Dışarıdan hepsi birbirine benzer ama çok farklı hesapları var; rüzgar, korozyon, basınç dayanıklılığı vs. Bizim işimiz de onları tasarlamak :)

francesca mckennitt dedi ki...

Ayrı Yazılan De; ne münasebet ben gayet ayıktım :D Bedava birayı görünce sapıtanlar utansın :))

francesca mckennitt dedi ki...

Aynen, ben de üzüldüm. İfade özgürlüğünün kısıtlandığı bir yer daha oldu elimizde. Şuan bizim de kulüplerimiz elimizden alınmaya çalışılıyor, yıllar önce çimlerinde oturulup bira içilen okulumuzda. Silah=alkol hatta alkol>silah mantığı var artık.

ry dedi ki...

kulüplerin nesi var ki?

francesca mckennitt dedi ki...

Başına "Türk" eklemeyince, ülkücü eylem yapmadığımızdan potansiyel "gomünüs" sayılıyoruz. Şuan mesela 8 tane ayrı mühendislik kulübü birleştirilip tek bir "mühendislik fakültesi kulübü" yapılmaya çalışılıyor. Hatta bu 8 odanın 6 tanesini elimizden alıp, 2 tanesinde toplanmamızı falan istediler. Bir odada 4 kulüp toplanacak, peh!

ry dedi ki...

satanizmden korkmam komünizmden korktuğum kadar diyorlar ha!?

francesca mckennitt dedi ki...

Aynen öyle diyorlar da, saçmasapan fikirleri yüzünden okulun gelişmesini de engelliyorlar. Sürekli bir şeyler yapmak için çabalıyoruz ve bu kadar emek onların paranoyası yüzünden boşa gidiyor!

ry dedi ki...

okulla birlikte yapmayın siz de. bir aktivite yapılacaksa okuldan kişileri toplayın okul dışında yapın.

francesca mckennitt dedi ki...

O zaman da kulübün bir anlamı kalmıyor ama :) Bir de şunu düşün, fabrikayı arayıp "biz bir grubuz fabrikanıza gelmek istiyoruz" diyemeyiz veya bir konferans düzenlerken "biz sizin gelmenizi istiyoruz" dediklerinde "hangi sıfatla" derler direk:) Zaten öbür türlü konferans salonlarını falan rezerve edemiyoruz kulüp adı olmadan :)

ry dedi ki...

bunlar sıkıcı aktiviteler. ben aktivite deyince toplu içmeye gitmeyi, sinema günleri sandım.

francesca mckennitt dedi ki...

Sinema günleri de yapıyoruz, mesela her cuma film gösterimi yapıyoruz ama yine okulun konferans salonunda gerçekleştiğinden..:) Toplu içme falan tabii onlarda zaten gerek kalmıyor, o konuda haklısın :) Sıkıcı diyorsun da onları da bizim yapmamız gerekiyor :)

ry dedi ki...

şu üç günlük dünyada kariyer peşinde biri daha :))

francesca mckennitt dedi ki...

Eh ne yapayım ry, evde oturup örgü mü öreyim :) Bilmiyorum beni tanıyor musun blogdan birazcık. Ben lab.dan çıkıp sergiye, sergiden çıkıp toplantıya, toplantıdan çıkıp gezmeye giden bir insanım. Oradan oraya oradan oraya durumu biraz:) İnsan hayatta her şeyi yapmalı bence. Ne kendini eve kapatmalı ders çalışmak için, ne kariyer için bir taraflarını yırtmalı, ne de tamamen odasında oturup meditasyon yapmalı. Her şeyin bir dengesi var, şimdilik bu dengeyi kurduğumu düşünüyorum :))

ry dedi ki...

tam zamanlı çalışmaya başladığında ne yapmayı düşünüyorsun? yüksek pozisyon veya fazla para için çok çalışmak gerekir. yine de gittiğin seminerlerden zevk alıyorsan senin bileceğin iş.

anlattıklarına kendileri bile inanmayan adamları dinlemek sıkıcı.

francesca mckennitt dedi ki...

Seminerine göre değişiyor. Girişimcilik seminerlerinden nefret ediyorum mesela. Hep aynı hikayeler, bilmemkin bilmemne yapmış da çok meşhur olmuş da. 999 tane başarılı olamayan insanın içinde 1 tane insanı seçip anlatmak komik :)

Tam zamanlı çalışmaya başladığımda tüm bu işleri h.sonuna kaydırmam gerekir; tabii h.sonu vakit-nakit-enerji olursa :) O zaman bir şey yapamazsam diye, şimdi bol bol yapıyorum işte :))