6 Aralık 2010 Pazartesi

6 ay sonra Sonisphere'i yorumlamak

Geçen gün bloga göz attım ve neyi fark ettim? Ben aylarca yolunu gözlediğim Sonisphere için tek bir yazı yazmamışım! Festivalden çıkıp koşa koşa yazlığa gittiğimizden arada kaynadı sanırım. İşte size 6 ay sonra gelen festival yorumu.


Biz 25 Haziran 2010 sabahı heyecanla yola çıktığımızda bilemezdik ki İnönü Stadı'nda böyle bir kuyruk olsun. Daha Taksim'den itibaren etrafta Rammstein olsun, Metallica olsun  bilimum "konulu" t-shirtlü amcalar vardı. Biz yürüye yürüye gitmeyi tercih ettik, kapıda da birkaç saat bekleme sonucunda içeri girdiğimde hüsrana uğradım. Manzara şöyle idi:


Ne yani benim yolunu gözlediğim festival bu kel amca manzaralı, sahneden 500 metre uzaklıktaki bu yerden etrafı izlemekten mi ibaretti? Yok efendim, öyle değilmiş; ilerleyen saatlerde anladım. Ancak kendimi nasıl kaptırdıysam o ilerleyen saatlerde hiç fotoğraf çekmemişim. Rammstein'ın o performansı karşısında dut yemiş bülbül gibi kalmışım. Zira adamlar o kadar çok show hazırlamış ki, "Şimdi hangi şarkı çalacak?" yerine "Şimdi ne yapacaklar?" diye düşünmeye başlamıştık, küçük bir örnek:


video



İnsanlar su yerine bira içtiği için dönüş yolunda tramvay bira kokuyordu. Benim gibi "su yerine su" içmek isteyenler açıkta kaldı, stadda su bulmak hiç kolay bir iş değildi arkadaşlar. O yüzden 2. gün kendi suyumu kendim getirmiştim ama çöpe gitti zavallı pet şişem. Ek olarak da tuvalet olayı rezaletti söyleyeyim. Kaç bin kişiye 1-yazıyla bir- bayan tuvaleti yapmışlar.. Sırada beklerken Slayer'ı kaçırdım diyeyim, siz anlayın. 

Bu da 2. günden en sevdiğim; Pentagram-Lions in a Cage:


video



3. ve muhteşem güne girdiğimizde festivalden önce bir arkadaşımızla buluşmuştuk. Kızcağızın haberi bile yoktu:

-Hay Allah, ben de Taksim'de neden gündüz gündüz bu kadar çok siyah t-shirtlü var diyordum!

Bu brifingden sonra yerimize yollandık. Bir sürü önemli grup çıktı tabii ki ama herkesin heyecanla beklediği Metallica'ydı. Bu süre zarfında o kadar çok alkol tüketilmişti ki gözümün önünde kaç kişi birasını bir alt tribüne düşürdü, kaç kişi sızdı kaldı sayısı belli değil! Şekil 1.A.



Akşama doğru insanlar karınca kafası kıvamına gelmeye başladı gözümde; Beleştepe bile tamamen dolmuştu.



 Metallica çıktığında etraftan duyulan cümleler:

-Ağlamak istiyorum!
-Gözlerim doldu, kendimi tutamayacağım galiba!
-Fotoğraf çekin lan lan çeksenize çekin!



Çoğu kişi benim gibi "Gerçek mi bu yahu" falan diye düşünüyordu, eminim. Çünkü öyle bir ortam vardı ki, o ses sistemlerine rağmen seyircinin sesi Metallica'yı bastırıyordu. İnsan bir hüzünleniyor, duygulanıyor ayol. Tamam; duygusal konseptimizi bozmadan bu şarkıyı sevip de kavuşamayanlara yollayayım:


video

28 yorum:

Telekinesis dedi ki...

Hayatımda 2 kere MetallicA konserini canlı canlı izleme fırsatım oldu. Bu Sonisphere 3. olacaktı ama olmadı. Seni acayip kıskandım ne diyeyim hell yeah

francesca mckennitt dedi ki...

Ben de o -2007'ydi sanırsam- konserini çok kıskanmıştım, ödeştik bak şimdi :p

Telekinesis dedi ki...

Ödeştik yeahaha :D (2008)
Tamam sakinim

Şaka bir yana o anı yaşayabildiğin için memnun oldum. Çünkü hayatta nadir gelecek fısatlardan biridir. Artık bu saaten sonra da gelmez.

ilnevyA dedi ki...

4. kategorideymişsin sen de anladığım kadarıyla. Ben de uzunca bir yazı yerine sadece iki fotoğraf koymuştum festival sonrasında. Ölmeden canlı canlı bi fade to black dinledim ya. Başından sonuna eşlik ettim ya o şarkıya.

http://caytostayran.blogspot.com/2010/06/siyahl-olan-benim.html

Bellavista! dedi ki...

ya gitmeyi çok istemiştim ama hem çalışıyodum hem de kazı üstüydü sanırım. ama senden dinlemek de beni mutlu etti nasıl olsa hislerimiz hep aynı =) bir sonraki sefere bundan daha çok bahsetmeliyizz

francesca mckennitt dedi ki...

Telekinesis; sakin sakin, tamam bilememişim :p Ya evet ben de sırf o yüzden finallerimi riske atıp aldım bileti. Çok istiodum, okulu uzatmayı dahi göze almıştım yani :D Gelir gelir merak etme sen. İyi alıştı onlar gelmeye :p

ilnevyA; evet, cüzdanım daha ileri gitmeye elvermedi :)) Ama yine de memnundum, orada bile o kadar yorulduysam sahaiçinde bayılanlardan biri de ben olurdum herhalde. Fade to black; kim sevmez ki :)

Bellavista!; hehe evet muhtemelen sen de aynı şeyleri yaşayacaktın :p Şu sınav bitse de atsak kendimizi bir yerlere. Sabaha yaklaştıkça geriliyorum :p

Modafobik dedi ki...

Ahahah işte budur yaaa! :)

Zat-ı Hatun dedi ki...

ama kıskandım ben ya.. bende çok gitmek istedim gidemedim.. :((

francesca mckennitt dedi ki...

Modafobik; hangisini sevdin bu kadar, çok genel bir yorum olmuş :p

Zat-ı Hatun; kıskanma ama ya.. Bir daha toplaşacaklar, inanıyorum ben :)

ilnevyA dedi ki...

Ben ilk iki günde beleştepeteydim. Kombineye de yetmemişti cüzdan, daha doğrusu cüzdanın içindeki kredi kartının limiti :D

Bu sene saha içine girebilmek lazım, yoksa yine beleştepeye. 4. kategori ne lan?! Beleştepeden bi farkı yoktu nerdeyse.

francesca mckennitt dedi ki...

E tabi, tek farkı sahnenin tam karşısında olmasıydı herhalde. Gündüz ben görebiliyordum aslında sahnede olup biteni ama gece işler biraz zorlaştı:p Ben sahaiçine cesaret edemem ya, bütün gün oturmak bile yorucuydu. Sahaiçinde olsam ayakta durmaktan ölür giderdim. Ki bir de sıkıştırılma faktörü var, öndekiler püre olmuştur artık :))

burkan dedi ki...

güzelmiş be:D

mine dedi ki...

gerçekten nefismiş harika geç olsun da nefis olsun durumuyla bilgilenmek de iyiydi doğrusu : )

francesca mckennitt dedi ki...

burkan; sana gel dedim ama dinlemedin :p

mine; heheh evet geç de olsa yazmazsam olmazdı :)

guzellikolsun dedi ki...

ayyy tüylerim dikendiken oldu.. çok güzeldi ya. saha içindeydim ben, önlerdeydim 3 gün de, şu çekim yapılan kulubecik gibi yerler vardı ya iki yane, onların on tarafında. rammstein'da ve metallica'da ağlayacaktım nerdeyse. aah aah.. bu sene kimler gelecek acaba, beklemesi bile çok heyecanlı.

deepblueeagle dedi ki...

heey süper olmuş bu yazı ve fotolar.

metallica'yı amerikada izlemiştim. babaları.

iLhan dedi ki...

Aha bunlar da benim Sonisphere maceralarım:

http://ilhanbilaloglu.blogspot.com/2010/06/sonisphere-1-oncesi-yasananlarayrca.html

http://ilhanbilaloglu.blogspot.com/2010/07/sonisphere-2-konser.html

http://ilhanbilaloglu.blogspot.com/2010/07/sonisphere-3-sonras-dert-babas-meksika.html

http://ilhanbilaloglu.blogspot.com/2010/07/sonisphere-2010-istanbul-konser.html

francesca mckennitt dedi ki...

guzellikolsun; ben de videolara baktıkça içim bir hoş oluyor valla :) Ben bu sene gidemeyebilirim, staj var çünkü ama gitsem harika olur!

deepblueeagle; tabi AMARIKA görmüş insanın hali başka oluyor:p biz anca yurtiçi takılıyoruz cancağızım.

iLhan; herkesin sonisphere maceraları canlanmış birden :)) Senin fotoğraflar çok güzel ya, kendin mi çektin netten mi buldun?

iLhan dedi ki...

Fotoğrafları çoğunlukla kardeşim çekti. Hatta bazılarını fotoğraf makinasının önüne dürbün koymak gibi yaratıcı bir girişimle çekti. Tebrikleri ona yolluyoruz :)

francesca mckennitt dedi ki...

Çok zekice:) Ben dürbünümü kaybettiğimi 1 gün önce anladım ve içime oturdu. Ama olsun yine de güzeldi :)

Saadet Topçu dedi ki...

Bende o kadar bekledim bekledim, yurtdışına gitmem gerektiğinden konserleri kaçırdım. Ama benim gibi kaçıranlar için bir tavsiyem var canlı izlemenin yerini tutmaz ama Festivalin DVD seti önümüzdeki hafta ülkemizdede yayınlanacak. Ama Sofia'da yapılan konserin kaydı olacak :)
Seneye Bon Jovi gelecekmiş diğer isimlerde belli olmaya başladı ama kesin olan Bon Jovi.

francesca mckennitt dedi ki...

Umarım gitmemiş olanlar bu yorumunu okumuş ve sevinmiştir :) Teşekkürler paylaştığın için :) Umarım bir aksilik çıkmaz da bu sene de giderim :)

MeL' jones dedi ki...

Allam yereppim yea!
Şimdi bu yazıya boyle dandırık yorum bırakan bı ben olurdum sölim.
Seni çözemedim kızım ben,bi sanat tarihi okuyo havan var,bi kimyacı tipin var bide gotik girl gibisin.
Ay hiç bilmediğim bişeler bunlar benim.Senin bloguna girdiğimde kendimi pazarda kaybedilmiş çocuk gibi hissediyorum.Herşey bi garip,bi yabancı.
Metalika(!) filan duydum tabide,
çok acaip yea.
acaipsin vesselam.

francesca mckennitt dedi ki...

Dandirik mi aşkolsun, çok güldüm mel bu yoruma ya :)) Şöyle ki; ben sanat tarihi-edebiyat-felsefe-psikoloji-sosyoloji alanlarından herhangi birini okumayı çok isterdim. Ama aynı zamanda matematik, kimya, biyolojiyi de çok severdim. Dolayısıyla kimya mühendisliğiyle profesyonel, sanatla amatör ilgileniyorum :p Metal dinlemiyorum artık ağırlıkça, daha çok senfonik metal, operalar, caz, klasik müzik, alternatif rock.. Kaliteli olsun da hepsi benim alanıma girer :) Böyle işte bir oradan bir oradan, çözersin zamanla kaybolmazsın hehe :)

Özlem dedi ki...

bu yazıyı nasıl kaçırdım=)) tekrardan yaşamak istediğim günlerden biri*

francesca mckennitt dedi ki...

Evet ya, nasıl kaçırdın :)) Bence tekrar yaşamayalım, hep öyle güzel, dağınık savruk, fakir kalsın hihi. Geçen gün o "patlamış mısır" videosunu izledim. Hani diyorum ya:

-Bugün 27.06.2010, İnönü Stadı. Metallica'nın çıkmasına saatler kala, son paramızla patlamış mısır aldık, bununla karnımızı doyurmaya çalışıyoruz..

:))))

Özlem dedi ki...

ahahha evet ya,benim aklıma kurumuş köfteler geldi şuan=D

francesca mckennitt dedi ki...

Iyk 7.5 tl'ye böcekli köfte. Son gün işte inat ettik almadık, zaten ne enerjimiz ne paramız kalmıştı :)) Hihi ay mutlu oldum akşam akşam.