19 Mayıs 2010 Çarşamba

Sınır

Şuan bir morgda olabilirdim. Ya da bir hastanenin yoğum bakım servisinde. Ayakta uyuyan bir kamyon şoförü, benim dalgınlığım, tutmayan frenler. Geri giden kamyon... Diğer ihtimalleri düşünmesi zor, birkaç santimetreye duacı. Olasılıklardan sadece bir tanesiydi, son anda kıvırıp kurtulmak. Sevinmek mi gerekir üzülmek mi, orası meçhul. Sanırım ölüm seçeneklerimin arasında bir kamyonun altından paramparça çıkarılmak yoktu.

4 yorum:

Leah dedi ki...

Geçmiş olsun canım ya. Aslında her ihtimali düşünerek bilinçli bi şekilde yaşamalıyız ama 2 gün sonra unutuyoruz o ihtimalleri. En son günümüzmüş gibi doya doya yaşamamız lazım ama olmuyor ne yazık ki. Off off...

francesca mckennitt dedi ki...

Teşekkür ederim canım, aslında evet ama her dakika da ölümü düşünerek nasıl devam edilebilir ki... Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyoruz, yarım kalıyor bazı şeyler.

tozasor dedi ki...

ölmekten bahsetmek ölmekten kolaydır..

francesca mckennitt dedi ki...

belki de tam tersi.