20 Nisan 2010 Salı

Murphy yasaları & Ben

"Ey okuyucu!" diye bir giriş yapmak isterdim ama yapmayacağım :) Şimdi eğer bu yazıyı okuyorsan düşün ve sabret, benimle birlikte bir gün geçirseydin nasıl olurdu?





* İlk başta Murphy yasalarının 24 saat boyunca üzerinde doğruluğunu kanıtlayacağını bilmelisin. Her türlü saçma olaya hazırlıklı ol.

* Eğer okul varsa sabahın köründe kalkmak zorundasın çünkü yaklaşık 1.5 saatlik bir yola gideceksin. Okul yoksa da iki seçeneğin var; birincisi yapmayı kafama koyduğum etkinliklere gitmek, ikincisi evde bunalıma girmek.




Birinci koşul gerçek olursa kalabalık İstanbul portresinden pek uzaklaşamayacaksın ta ki istediğim yere ulaşana kadar. Ama güzel bir gün geçireceğine garanti verebilirim. Asıl problem ikinci koşulda gerçekleşiyor:

Evde oturursak önce benim şu karanlık odamda ilk başta için kararacak ama bir süre sonra alışırsın. Ben muhtemelen bilgisayara oturacağım ve görev bildiğim anlamsız şeylerle uğraşacağım. Bunları yaparken ne kadar sıkıldığımı göreceksin. Muhtemelen bilgisayar başında oturmak bana birilerini anımsatacak ve esas çöküntü orada başlayacak. Asfalt Dünya şarkılarıyla geçmiş şeyleri kurcalayıp kurcalayıp ağlayacağım, sen de ne yapacağını bilemez halde bakıp duracaksın. Çözümü olmayan şeylere ne söylesen boş çünkü. Kördüğüm halinde, durdukları yerde beni bekliyorlar her zaman.



Akşam saatleri yaklaştıkça babam hangi yemekleri yaptığını, nasıl yaptığını, nereden aldığını vs. her türlü detayı anlatacak ve sen de överek onaylamak durumundasın. Yemekten sonra da çay, meyve, kuruyemiş servisi sırasında aynı yıkama-yağmala işlemini sürdürmen gerek; yoksa bütün ilgisi sıfırlanır :)

Benim odamda olmak senin için kolay bir şey, burada hiçbir anın yok. Baktığın her nokta seni geriye götürüyorsa işte o zaman yandın demektir. Benim gibi her dakika evden uzak olmak, dışarı kaçmak istersin ama yapamazsın. Yapamadığın için de maskeni takmaya mecbursun.

Şimdiden vazgeçtin değil mi? :)
                          
                                              Haklısın.

4 yorum:

Leah dedi ki...

Benim de annem dırdır konuşur, bugün bunu aldım, buraya gittim, fatura yatırdım, şunu gördüm, bunu pişirdim, bunla konuştum...
Hele memleketten yanıma geldiği zaman evi talan edip gidişi var ya beni deli ediyor. Yaptığı her şeyi gösterme çabasında. Buzdolabının içini doldurmuş: "Bak kızım bu yumurta, bu domates, bu biber" böyle anlatıyo buzdolabının içindekileri. Gören de beni gerizekalı sancak hahahah :D

francesca mckennitt dedi ki...

İşte aynı benim babam :D Mesela elinden tutar zorla wc'ye götürür, "Burada bir değişiklik var mı sence?" der. Deli gibi değişiklik ararsın. Halbuki babam muslukları ovmuştur, parlaklığına dikkat çekmeye çalışıyordur...

The Lizard Queen dedi ki...

o murphy kanunlari herkesin uzerinde etkili degil mi zaten? hayatin anlami o kanunlarda sakli.

francesca mckennitt dedi ki...

etkilenmeyenler de var :) hatta tersine işleyenler.