27 Nisan 2010 Salı

Kızıl Vezir


Bu resmi ne çok severim ben... Anıların varoluş direnci. Neden mi severim? Bir şeylere yetişmeye çalışmaktan sıkıldığımı bana hatırlatıyor sürekli. Ne kadar koşarsa koşsun hep geri kaldığını fark eden Kızıl Vezir gibi, bazen ne kadar boşa çabaladığımı düşünüyorum. Sürekli bir koşuşturmaca hayatta. Eninde sonunda hiçbir şey bilmeden ölenler de insan, biz de insanız. Bir yandan da böyle olmasaydım hayatım ne kadar anlamsız olurdu diye avutuyorum kendimi, zira birkaç günü boş geçirsem sinirim bozuluyor, öyle işlemiş içime bu yaşıma kadar. Kaldı ki yaşım daha çok küçük... Önümdeki 50-60 senenin de böyle olacağını düşününce... Offf, 60 sene mi? Ne kadar uzun geliyor beyninde yanılsaması. Halbuki farkına bile varamadan bitecek, biliyorum.

Bense öğrendiğim ve öğreneceğim bunca şeyle toprağa gireceğim, öyle mi?


4 yorum:

Rabbit dedi ki...

feci bir resimdir bu.. ilk gördüğümde nasıl etkilenmiştim sonra üstüne yazılarım vardı..hayat çaba ve bu çabalar doğrultusunda koşturmaca. pekde önemimiz yok bir gün gömülüp gideceğiz ve adımız kalmayacak, öğrendiklerimizde..

francesca mckennitt dedi ki...

Sıfıra doğru koşmak çok üzücü ama... Zaman geçsin diye beklerken bir yandan zamanının azaldığını fark etmek çok kötü.

Adsız dedi ki...

I see dead horses.

francesca mckennitt dedi ki...

Sometimes I feel like I'm beating a dead horse.