15 Nisan 2010 Perşembe

İclal Aydın tadında bir yazı


Havalar biraz da olsa düzeldi ya.. Benim her yere gidesim var. Ama "vize haftası" dediğimiz bu günler sebebiyle, tamamen boş olduğum bir günde bile evde oturmak zorundayım.



Böyle çiçek açmış ağaçları gördükçe resmen içim gidiyor. Şu güzelim havalarda oturup ders çalışmak reva mı bize?


Bir de kitap sorunsalı. Artık eskisi kadar okuyamıyorum, aslında zaman yok diyemem ama nedense bilgisayarın başında boş boş vakit öldürmekten ileriye gidemiyorum bu aralar. Başımın ve gözlerimin mahvolmasından başka bir işe yaramıyor o ayrı. Şu güzel manzarayı çekerken, elimde makineyle oradan çekilmesini beklediğim halde inadına orada durarak sinirlerimi bozan bu ablayı da, photoshopla yok etmek yerine aynen yayınlıyorum. İnsanların görgü kurallarını öğrenmeye ihtiyacı var.



Cuma-cumartesi Bursa'da olacağım. Bursa'da böyle güzel evler bulup fotoğraflamak istiyorum. Orada da beton yığınlarıyla karşılaşırsam çok üzülürüm. Çin mahallesi gibi inşa edilen sokaklardan, iğrenç apartmanlardan ve süper bir icat zannettikleri yapay yeşil sitelerden çok sıkıldım. 

4 yorum:

Scartissue dedi ki...

han kahvesi harika en güzel mevsimini yaşıyor o akasyalarla.

francesca mckennitt dedi ki...

İlk defa gittiğim için en güzeli mi bilmiyorum ama cidden çok güzel bir yer. Orada küçücük bir atölye de buldum, harika şeyler vardı :)

Scartissue dedi ki...

o atölye masalsı bi yer gibi ya, 2 tane ışık var içerde ahşaplar falan. Çok karışık görünüyor ama büyülü bir havası var çok merak ediyorum içini. Her seferinde geçerken bakarım.

francesca mckennitt dedi ki...

o karışık ortamda bir şeyleri kırıp dökmeyecek kadar sakar olmayan bir insansan gir derim ben.