30 Mart 2010 Salı

Sıkıcıyım sıkıcısın sıkıcı

Sanırım bulunduğum ruh halinin tarifi yok. Mide bulantısı, uykusuzluk&uykuculuk, bir anda dikkatin toplanması&dağılması, durup durup ağlama halleri.


Ne bu şimdi? Mevsim değişimi falansa bana bak ilkbahar cidden sıkıldım bu işlerden. Dengesiz olmayı sevmiyorum. Saçmasapan düşünceler kafama takılıp yumak oluyorlar.


Ben gitmek istiyorum ya. Didim'e gidip 17 saat uyumayı özledim.

8 yorum:

C3Moi dedi ki...

evt evt bende. didimde saat 16.40 - 17.00 arasında o masum rüzgarın perdeleri üzerime üzerime getirmesiyle hipnotize edip beni uyutmasını, sadece 1 saat sonra kapı çarpılması ile uyanmak istiorum.

francesca mckennitt dedi ki...

evet beni uyandıran şeyin "görev" olmamasını mesela. en azından uyandığımda "hadi lan biraz daha yatayım" diyebilmeyi.

Kısaca Fd dedi ki...

saatini işe gideceğin saaten biraz daha önceye kur ve uyandığında ben biraz daha uyuyayım de.Espri değil.Gerçekten iyi geliyo.

francesca mckennitt dedi ki...

hımmm olabilir, denerim bakalım işe yarayacak mı..

Tuna 'n Irmak dedi ki...

Malum rot balans ayarlarıyla oynamak gerekiyor (:

Ama bahar geldi yahu!
Her şeye rağmen akşam eve gelince bahar güneşinin son demlerine yetişebilmenin mutluluğuna paha biçilemez!

(:

francesca mckennitt dedi ki...

tabii, alışma döneminden sonrası güzel :)

gerçi bahar demek 1. vizeler demek, 2. vizeler demek, finaller demek ve maalesef ders çalışmak demek.. ama sonu güzel :p

pelininstyle dedi ki...

Ne cok severim Didim'i...

francesca mckennitt dedi ki...

bu yazıdan sonra anladım, Didim'i seven baya çok insan varmış :)