14 Mart 2010 Pazar

Odysseia'yı Manfred Wöhlcke'den okumak

Lafa başlamadan; bu ne ilk ne de son tema değişimi :p Değişken bir insan olduğum için bazen her şeyi baştan yapasım geliyor. Her neyse, dün hayatımda yalnızca 2 kere gördüğüm bir "kuzenimin" nişanına katılmak zorunda olduğum için hiçbir şey yazamadım ve hatta onun yüzünden geç yattığımdan mide bulantısıyla kalktım yine ve HATTA Almanca dersini bile yarım bırakıp çıktım bulantıdan. Tek bir güzel şeye sebep oldu bu; Sonisphere 2010 biletimi aldım:D Sahneye en uzak yerden seyretmek istemediğim fakat parasına yetişemediğim için... Öhm, bero duy sesimi:D




Manfred Wöhlcke var ya harika bir adam. Okurken kafamın karıştıran antik pasajlarda bile araya girip açıklayan, beğenmediği kısımlarla dalga geçip bir şekilde 21. yüzyıla bağlayan ve üstüne üstlük baya da ileri yaşlı bir yazar. O yaşta bir insanın bu kadar neşeli olmasını beklemiyordum açıkçası.



En kısa zamanda Troya Savaşı'nı da onun elinden okumak istiyorum. Aslında deneme kitapları falan olsa onları bile okurum ya, neden başka Türkçe'ye çevrilmiş eseri yok ki?




2 yorum:

fashionist dedi ki...

en sewdiğim kitaplar tarihi olanlar kesinlkle en kısa zmnda başlıcm bunada

francesca mckennitt dedi ki...

benim de öyle ama odysseia'yı okuyacaksan özellikle Manfred Wöhlcke'den okumanı tavsiye ederim. Eğlenceli yazdığı için olay örgüsünü unutmuyorsun.
Oysa yakın bir tarihte İlyada'yı okudum ve inan aklımda hiçbir şey kalmadı :(