17 Mart 2010 Çarşamba

Histeri



Laura Lippman'ın adını ilk defa duymuştum. Kitabın kapağını ve adını göz önünde bulundurunca polisiye romanı falan zannediyor insan. Oysa Lippman, daha çok polisiyecilerin kullandığı merakı kamçılama/yanıltma yöntemleriyle -bana kalırsa- fazlasıyla duygusal bir roman yazmış. Ama okucuyu yanıltmaya çalışırken kendi kafası da biraz karışmış, zira fazlasıyla mantık hatası yakaladım :)

Hiç yorum yok: