17 Şubat 2010 Çarşamba

Sürgün Ruhun Rüya Defteri

Tüm kitaplarına bayıldığım Literatür yayıncılık beni ilk defa hayal kırıklığına uğrattı. "Sürgün ruhun rüya defteri"ni okudum bugün. Çok çelişkide kaldım, ben düşündüklerimi yazayım, yorumlar sizden. Maddeler halinde açıklamak istiyorum :p


 

  • Kitabın baş karakteri yani Hüseyin-Harun'un anlatımı gereksiz uzunlukta ve inandırıcı olmak adına yapılan binlerce betimlemeyle dolu.

  • Daha 30. sayfada sonunun nasıl olacağını tahmin edebiliyorsunuz ki kitap 288 sayfa. 

  • Kendi içinde çelişkiler var, farklı dinlerin değişik kavramları birbirine geçmiş gibi sanki. Yahudiyken lanetlendiğini anlatıyor ilk başta ama bir taş olarak yeniden dünyaya gelmenin veya Orta Asya'da bir Göktürk olarak dünyaya gelmenin ona tam olarak ne katacağını hissettiremiyor. Sürekli pişmanlığından bahsediyor, tahmin edersiniz ne kadar sıkıcı olduğunu.

  • Kitabı okuyup da şaşıracağınız tek bir nokta vardı diyebilirim, onu da söylemeyeceğim okuyun kendiniz görün :p


Yani okusanız da olur okumasanız da olur türünden bir kitap. Yıktın beni Literatür!

Hiç yorum yok: