1 Şubat 2010 Pazartesi

Pisagor cemaati (2)

Biraz gecikmeli de olsa Mairam Akayeva'nın dilinden Pisagor'un hayatını anlatmaya devam.



Gençler bütün hayatlarını sağduyuya adamalıdırlar

Efsaneye göre bilgenin vatanı, Ege adalarından biri olan Samos'tur. Babası Mnesarchus, yetenekli bir ressam ve usta bir heykeltıraştı. Anlaşıldığına göre Pisagor'un babası soylu bir ailedendi ancak zamanla fakirleşmiş ve geçinmek için zanaatla uğraşmış. Annesi Parthenis, bazı kaynaklara göre Akka soyunun kızı, yani Samos'un kurucularının neslinden geliyordu.



Genç çift ilk çocuğunu beklerken, kehanet için Delphi kahinine başvurur. O da "Şöhreti yüzyıllara yayılacak, Apollon gibi güzel, Pythias gibi akıllı" bir çocuğun kehanetinde bulunur. Çocuk doğduğunda mutlu baba onu tapınağa götürmüş ve Apollon'a emanet etmiş; eski geleneklere göre Parthenis, Pythialı Apollon onuruna Pythiada ismini kabul ederken, yani Pythias'ın kehanetindeki gibi oğluna Pisagor adını vermişler.




Çocuk yakışıklıydı ve kendi olağanüstü yeteneklerini erkenden gösterdi. Babası kehanetlerin doğru çıkması için bu yetenekli çocuğa gerekli bütün şartları hazırladı. Tapınak küçük Pisagor için ilk okul, rahip ise ilk akıl hocası oldu. Sonra küçük çocuğun eğitimini Hermodamas eline aldı. Efsaneye göre Hermodamas, evinde gücünü yitiren, memleket memleket gezen Homer'ı kabul etmiş  ve gelecek nesiller için onun şiirlerini saklamıştır. Çocuğun hafızasını güçlendirmek için çocuğa İlyada ve Oddisey'den şiirler ezberletiyordu. Bu ilk öğretmen Pisagor'a müzik ve sanatın temelini vermiş, doğaya sevgi ve onun sırlarını çözme ihtirasını aşılamıştır.


Genç yeteneğin eğitimine şair ve filozof Pherecydes de katıldı. Onu, Pisagor'ın merak dolu zihni büyülüyordu. Bir gün gence şunları söyledi:

-Seyahate çık. Böylece bilime olan susuzluğunu tatmin edeceksin. Seyahatler ve hafıza, insanı yükselten ve önünde bilgelik kapılarını açan yollardır.




Bu yıllarda Samos'un hükümdarının Polycrates olduğunu hatırlatmak gerekir. Onun hükümdarlık yıllarında adada, vatandaşlar sanat ve mesleklere kilitleniyordu. Bu yıllarda seçkin inşaatçı mühendis Eupalin'in yönetimi altında kayaların içine muazzam bir tünel inşa edildiğini ve bu tünelden şehre dağdaki gölden su akıtıldığını söylemek yeterli olur. Samos tüneli dünyanın harikalarından biri olarak adlandırılmıştır.


Tabii yetenekli insan, insan filozof olsun, ister zanaatçı, eğitimli bir hükümdarın yanında yer bulabilirdi. Ancak özgür bir ruh önünde uçacak bir alana ihtiyacı vardır.

Hiç yorum yok: