26 Şubat 2010 Cuma

Negatif enerjinin gücü adına!

İstanbul'dasınız... Evinizden hevesle dışarı çıkıyorsunuz, ilk başta kocaman bir cadde karşılıyor sizi. Kaldırımlarda rahat rahat yürümeye çalışırken her geçenin şöyle bir bakıp kafasını çevirdiğini fark ediyorsunuz. Aldırmadan otobüs/minibüs/metrobüs kullandığınız araca biniyorsunuz. Ah pardon, sıkışıyorsunuz demeliydim zira 200 kişilik metrobüslere 600 kişi biniliyor... Eğer bu süreç içinde kalp krizi geçirmezseniz, ter kokusundan kusmazsanız, havasızlıktan baygınlık geçirmezseniz hedefe varıyorsunuz. İndiğinizde yine bir sürü insana çarpıyorsunuz, yine bir sürü asık suratla karşılaşıyorsunuz...





Tanrım biraz gülümsemek bu kadar mı zor?

 Bugün Almanca kursu için Halk Eğitim Merkezi'ne gittim, bir danışma var ki yere düşün oraya düşmeyin yani. İnsan konuşurken karşısındakinin yüzüne bakar değil mi? Yok bunlar dünyanın merkezi ya, önemsemiyorlar böyle şeyleri. Sinir oldum sinir.




Hiç yorum yok: