28 Ocak 2010 Perşembe

Pisagor cemaati

Mairam Akayeva'nın "Bilimin yıldızları" kitabını okuyorum. Kendisi Kırgızistan first lady'si imiş:)  First lady deyince hemen geri çekilmeyin, kendisi bizim first lady'lerimiz gibi eli maşalı paçozlardan değil, makine mühendisliği profesörüymüş. Bakın da örnek alın hanımefendilerr :))


Kitapta bilinen bilimadamlarının bilinmeyen yönleri ele alınıyor. Bana sorarsanız da en güzeli Pisagor. Bütün öğrenciler pisagor teoremini bilir ama onun kim olduğunu bilmez.. İşte burada da benim blogum devreye girecek hehe:))







İki şey insanı dahileştirir:
Topluma ve adalete adanmış bir hayat


Pisagor büyük bir filozof, din ve ahlak reformcusu ve seçkin bir siyasetçiydi. Ne yazık ki Pisagor'un hiçbir eseri bugüne gelememiştir. Fikirleri ve öngörüleri bize izleyicileri tarafından ulaşmıştır; onlar bu büyük Yunanlı hakkında M.Ö. 3. yüzyılda yazmaya başlamışlardır.


Pisagor ismi etrafında, ölümünden birkaç asır sonra bile sıcak tartışmalar sürüyordu. Onun bu popülerliğine, ölümünden 50 yıl sonra Abdera şehrinde üzerinde resmi bulunan madeni para tanıklık ediyor. Bu şehrin, düşünürün özgeçmişi ile hiçbir ilgisi yoktu ve böyle bir onura o zamanlarda sadece hükümdarlar ve büyük komutanlar layık olabiliyorlardı. Ayrıca Pisagor, insanlık tarihinde kendisine bir kitap adanmış olan ilk bilgin olarak biliniyor.





Şöhret, Pisagor'un ismini efsanelere bulaştırmakta gecikmedi ve böylece o antik zamanlardaki olaylar hakkında olgulara ulaşma imkanını bulduk. Büyük şöhreti, tarihçilere bu büyük adamın hakiki biyografisini araştırma fırsatını tanıdı.




Kısaltarak yazmama rağmen kitapta Pisagor baya uzun bir bölümde yer alıyor. O yüzden bunu diziler halinde yayınlayacağım. Vuhuuu köşe yazarı gibi oldum, devamı yarın:))

Hiç yorum yok: